Prof. Dr. İ. Hamit Hancı

Prof. Dr. İ. Hamit Hancı

Ankara’nın Çamları Neden Tek Tek Kuruyor? Bir Adli Bilim Uyarısı

Ankara’nın Çamları Neden Tek Tek Kuruyor? Bir Adli Bilim Uyarısı
Prof.Dr. İ. Hamit Hancı, Dr. Alp Aslan

Ankara’da son dönemde park, bahçe, yol kenarı ve çeşitli yeşil alanlarda bazı çam ağaçlarının tek tek kahverengileşerek kuruması dikkat çekiyor. Bu gözlem tek başına bir hastalık teşhisi koymak için yeterli değil tabi. Ancak adli bilimlerin temel ilkelerinden biri de olağandışı bir örüntüyü fark ettiğimizde, kanıtlar ortadan kalkmadan olası nedenleri sistematik biçimde araştırmak.
Bu nedenle bizce Ankara’daki çam kurumaları yalnızca “susuzluk” veya “iklim değişikliği” denilerek geçiştirilmemeli.

Türkiye’de çamlarda hastalık yaptığı bilimsel olarak gösterilmiş etkenlerden biri Neoscytalidium dimidiatum adlı mantar. 2019 yılında Plant Disease dergisinde yayımlanan araştırmada bu etkenin karaçam (Pinus nigra), sarıçam (Pinus sylvestris) ve Afgan çamında (Pinus eldarica) iğne ve sürgün yanıklığı oluşturduğu deneysel olarak doğrulanmış. Hastalıkta iğnelerin uçlarından başlayan sararma ve kahverengileşme, sürgün kurumaları, yaprak kaybı ve bazı dokularda siyah mantar oluşumları görülebilmekte.
Tabi ki bu bilgi, Ankara’da gördüğümüz kurumaların nedeninin kesin olarak bu mantar olduğu anlamına gelmiyor. Ancak burada adli yaklaşım önem kazanmakta: Bir ölüm vakasında nasıl yalnızca dış görünüşten ölüm nedeni belirlenemiyorsa, bir ağacın ölüm nedeni de yalnızca kurumuş tacına bakılarak belirlenemez.

Çam ölümlerinde en az dört olasılık birlikte değerlendirilmelidir: kuraklık ve sıcaklık stresi, fungal/mantar hastalıklar, kabuk böcekleri ve diğer zararlılar ile bunların birbirini güçlendirdiği karma süreçler. Orman Genel Müdürlüğünün çeşitli bölgelerdeki incelemeleri de özellikle kuraklıkla zayıflayan ağaçların mantar ve böcek zararına daha açık hale gelebildiğini göstermekte. Eskişehir'de 2025 yılında incelenen karaçam kurumalarında ekstrem iklim olayları önemli neden olarak değerlendirilmiş; başka bölgelerde ise kuraklığın ardından kabuk böcekleriyle mücadele yürütülmüş.

Bu nedenle mesele bir “bitki otopsisi” gibi ele alınmalıdır
Henüz geniş çaplı budama veya kurumuş ağaçların topluca sökülmesi yapılmadan önce örnek alanlar belirlenmeli; sağlıklı, hastalığın başlangıç aşamasındaki ve tamamen kurumuş ağaçlar ayrı ayrı kayıt altına alınmalı.

Her ağaç için konum, tür, yaklaşık yaş, kurumanın tacın hangi bölümünden başladığı, iğne renk değişimi, gövdede reçine akıntısı, kabuk altında galeri veya böcek giriş deliği bulunup bulunmadığı ve çevresindeki diğer ağaçların durumu belgelenmeli. Ardından iğne, sürgün, kabuk ve gerektiğinde kök örnekleri uygun koşullarda alınarak mikolojik, entomolojik ve mümkünse moleküler incelemeye gönderilmeli.
Adli bilim açısından özellikle önemli olan nokta şu: Ölü ağaç yalnızca kaldırılacak bir atık değil, olayın nedenini taşıyan biyolojik delildir.

Hastalık ihtimali varsa, gelişigüzel budama ve ağaçtan ağaca kullanılan dezenfekte edilmemiş ekipman da ayrıca sorgulanmalı. Çünkü müdahale biçimi bazı bitki patojenlerinin yayılımında rol oynayabilir. Aynı şekilde kuruyan ağaçların nerede ve ne zaman ortaya çıktığının haritalanması, sorunun bulaşıcı bir etken mi, sulama/toprak problemi mi, yoksa sıcaklık ve kuraklıkla ilişkili mekânsal bir örüntü mü gösterdiğinin anlaşılmasına yardım eder.

Ankara için erken uyarı
Şu aşamada Ankara’daki kurumaların Neoscytalidium dimidiatum kaynaklı olduğunu söylemek için yeterli veri bulunmamakta. Fakat Türkiye’de çamlarda hastalık yaptığı kanıtlanmış böyle bir patojenin bulunması ve son yıllarda kuraklıkla ilişkili çam kurumalarının farklı bölgelerde rapor edilmesi, Ankara’daki olağandışı kurumaların sistematik olarak araştırılmasını gerektirecek kadar güçlü bir uyarı.

Yapılması gereken paniğe kapılmak değil; kanıtı kaybetmeden incelemek.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Orman Genel Müdürlüğü, üniversitelerin orman mühendisliği, bitki koruma, biyoloji ve adli bilim birimlerinin birlikte yürüteceği küçük ölçekli bir tarama dahi önemli sonuç verebilir.

Çünkü soru yalnızca “Bu ağaç neden kurudu?” değildir.
Asıl soru şudur:
Aynı neden Ankara’nın başka çamlarında da çalışmaya başladı mı?

Bu sorunun cevabı, kuruyan ağaçlar kesilip ortadan kaldırılmadan önce aranmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.