Ankara'da Tarihi NATO Zirvesi Sona Erdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Stratejik Mesajlar
Ankara'da gerçekleştirilen tarihi liderler zirvesi resmen sona erdi ve tüm dünyanın merakla beklediği 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Sonuç Bildirgesi yayımlandı.
Bildirgede yer alan en radikal ve küresel dengeleri sarsacak karar ise müttefik ülkelerin savunma sanayisinde 50 milyar doları aşan devasa bir yeni tedarik anlaşması üzerinde uzlaşma sağlaması oldu.
KÜRESEL SAVUNMADA YENİ DÖNEM: 50 MİLYAR DOLARLIK ANLAŞMA RESMEN DUYURULDU
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ev sahipliğinde tamamlanan tarihi zirvenin ardından yayımlanan sonuç bildirisinde askeri bütçeler ve tedarik zincirine yönelik çok kritik hamleler yer aldı. NATO müttefikleri, küresel güvenlik risklerine karşı elini güçlendirmek amacıyla 50 milyar doları aşan yeni askeri tedarik anlaşması sağlandığını ortak bir dille tüm dünyaya ilan etti. Bu bütçenin, savunma sanayii projelerinde üretim hatlarını doğrudan hareketlendirmesi bekleniyor.

SAVUNMA DEVLERİYLE YENİ ORTAKLIK: KOLEKTİF ÜRETİM VE İNOVASYON HIZLANDIRILACAK
Ankara Bildirgesi'nin en stratejik başlıklarından biri de üretim kapasitelerinin artırılması üzerine kuruldu. Liderler, orduların modernizasyonu ve teknolojik üstünlüğün korunması amacıyla sanayi sektörüyle çok daha entegre bir şekilde çalışma taahhüdünde bulundu. Bildirgeye göre; müttefik ülkeler hem kolektif üretim kapasitelerini maksimum seviyeye çıkaracak hem de askeri alandaki inovasyon ile teknolojik dönüşüm süreçlerini hızlandırmak için savunma sanayii devleriyle doğrudan ortak stratejiler yürütecek.

Zirve kapsamında ATO Congresium'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda ise müttefik ülkeler arasında stratejik ortaklıklar, teknoloji transferleri ve milyarlarca dolarlık yeni iş birliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN NATO ZİRVESİNDE STRATEJİK MESAJLAR: SAVUNMA HEDEFLERİMİZE 5 YIL ÖNCE ULAŞACAĞIZ
Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayii bütçesi ve küresel krizlere yönelik çözüm iradesini ortaya koyan kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye'nin ittifak içindeki öncü rolüne dikkat çeken Erdoğan, savunma yatırımlarında belirlenen takvimlerin ilerisinde hareket edildiğini vurguladı.

2035 HEDEFLERİNE 5 YIL ERKEN ERİŞİM: SAVUNMADA REKOR BÜTÇE
Konuşmasında Türkiye'nin savunma harcamalarındaki kararlılığını net rakamlarla ortaya koyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçe projeksiyonlarını şu sözlerle paylaştı:
"2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için gerekli tedbirlerin alındı. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’luk bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine, Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz."
Türkiye'nin asıl büyük başarısının savunma sanayiindeki yerlileşme ve üretim hamlesi olduğunu belirten Erdoğan, üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girildiğini aktardı. İttifak tarafından Türkiye'ye tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamının 3 yıl içinde ve taahhüt edilen tarihten önce karşılanacağını müjdeleyen Erdoğan, "İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine Çelik Kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık." dedi.

"MÜTTEFİKLER ARASINDA KISITLAMALAR KALDIRILMALI"
Erdoğan, şöyle devam etti:
“NATO 3.0 hedefine ulaşmak için şu iki hususa dikkat çekmek isterim. Savunma başta olmak üzere müttefikler arasındaki kısıtlama kaldırılmalı. Bu hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından ifade edilmesini memnuniyet ile karşılıyorum.”

"AVRUPA'NIN EN BÜYÜK KARA ORDUSUYUZ, YETENEKLERİMİZİ İTTİFAKIN HİZMETİNE SUNUYORUZ"
Türkiye'nin askeri gücüyle NATO operasyonlarına sağladığı katkıları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız sistemler alanındaki tecrübenin ittifak çatısı altına taşınacağını şu ifadelerle belirtti:
"Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada İttifak’ın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova’da, Karadeniz’de, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda İttifak’ın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA’ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO’ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum."

"NATO 3.0" İÇİN KRİTİK ÇAĞRI: AVRUPA BİRLİĞİ’NE "TEKRARDAN KAÇININ" UYARISI
NATO 3.0 vizyonuna hızlıca ulaşılması için iki temel unsurun altını çizen Erdoğan, müttefikler arasındaki savunma sanayii kısıtlamalarının ve ambargoların kaldırılması gerektiğine işaret etti. İkinci olarak kıta savunmasında sorumluluk üstlenilirken transatlantik bağları zayıflatacak adımlardan kaçınılması gerektiğini söyleyen Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi ülkelere seslendi:
"Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda, ancak ve ancak NATO’yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtli kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği Transatlantik Savunma Sanayii Altyapısına hizmet etmediği de açıktır."

UKRAYNA VE İRAN KRİZLERİNDE DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Bölgesel çatışmalara dair Ankara'nın yürüttüğü çok yönlü diplomasiye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Savaşı konusunda ABD Başkanı Donald Trump’ın barış vizyonunu paylaştıklarını beyan etti. Ukrayna’ya milli envanterden sağlanan askeri desteklerin yanı sıra "Puer El" erişimi kapsamında da katkıların süreceğini belirten Erdoğan, "Ukrayna’yı desteklerken Rusya’yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
İran krizinin çözümünde sabotaj girişimlerine rağmen Trump'ın sergilediği kararlı duruşu takdirle karşıladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı, bölgesel güvenliğe dair kritik bir taahhütte bulundu:
"Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız."

HAVA SAVUNMA DESTEĞİ VEREN MÜTTEFİKLERE TEŞEKKÜR ETTİ
Türkiye'yi hedef alan füze tehditlerine karşı NATO dayanışması kapsamında destek sağlayan ülkelere teşekkür eden Erdoğan, "Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya’ya teşekkürlerimi ifade ediyorum" dedi.
Konuşmasının son bölümünde İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarının zirvedeki varlığına büyük önem verdiklerini belirten Erdoğan, Orta Doğu'da kalıcı istikrarın ancak iki devletli çözümle mümkün olabileceğini hatırlattı. Gazze ve Lübnan’da acil sükunetin tesisi için tüm küresel aktörlere görev düştüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün her türlüsüyle amasız ve fakatsız mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizerek Ankara Zirvesi’nin hayırlara vesile olmasını diledi.
LİDERLER ZİRVE SALONUNDA: ANKARA'DA TARİHİ AİLE FOTOĞRAFI
11:10 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirve alanına gelen devlet ve hükümet başkanlarını resmi törenle karşıladı. Karşılama merasiminin ardından bir araya gelen ittifak liderleri, geleneksel NATO Aile Fotoğrafı için kameraların karşısına geçti. Fotoğraf çekiminin tamamlanmasıyla birlikte liderler, kritik gündem maddelerinin ele alınacağı resmi zirve oturumuna katılmak üzere toplantı salonuna geçiş yaptı.

AHMED ŞARA ANKARA'DA
11:30 Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Ankara'ya ulaştı.

TRUMP VE RUTTE'DEN ORTAK BASIN TOPLANTISI
Ankara’da gerçekleştirilen tarihi NATO Liderler Zirvesi kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte kameraların karşısına geçerek ortak bir basın toplantısı düzenledi.
TRUMP’TAN MÜTTEFİKLERE SERT ELEŞTİRİ: NATO'DAN MEMNUN DEĞİLİM
Basın toplantısında söz alan ABD Başkanı Donald Trump, müttefik ülkelerin yük paylaşımı konusundaki tutumlarını sert bir dille eleştirerek ittifakın işleyişinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Ortadoğu'daki gelişmelere ve Avrupa'nın savunma yüküne değinen Trump, şu ifadeleri kullandı:
"NATO'dan memnun değilim. İran'da bize yardım etmediler ama bizim yardıma ihtiyacımız yok. Ben sadece bize yardım edip etmeyeceklerini test ettim."
"AVRUPA İLE HER ŞEYİMİZİ KESTİK"
Avrupa'nın önde gelen ekonomileriyle yaptığı temaslara değinen Trump, özellikle İspanya ve İtalya'yı hedef alarak bu ülkelerle olan ticari ve diplomatik ilişkileri askıya aldıklarını belirtti:
"Almanya, Fransa, İngiltere ile görüştüm, İspanya ile görüşmedim. Korkunç bir partnerler. Onlarla ziyaretler, ticaret dahil her şeyimizi kestik. İspanya payını da vermiyor, hiçbir şeye katılmıyor. Sürekli onları korumaya devam edemeyiz. Kötü insanlar, onlarla konuşmuyorum bile. İspanya ile hiçbir işimiz kalmadı."
Avrupa'nın savunması için ABD'nin büyük bir mali yük üstlendiğini savunan Trump, coğrafi mesafeye rağmen bu korumayı sağladıklarını ancak karşılık göremediklerini ifade etti:
"Grönland konusunda desteklenmedim. Kısa dönemde bu ülkeleri Rusya'dan korumak için trilyonlarca dolar harcadık. Aslında aramızda Avrupa ile bir okyanus var ama biz onları savunduk. Rutte beni anlıyor, bana hak veriyor. İtalya da çok kötü davrandı."
"NATO KONUSUNDA HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDEYİM"
İngiltere ile yaptıkları görüşmelere ve ittifakın mevcut durumuna dair memnuniyetsizliğini sürdüren ABD Başkanı, Genel Sekreter Rutte'ye olan güvenini ise şu sözlerle dile getirdi:
"Birkaç hafta önce Birleşik Krallık'la görüştüm, savaşın sonrasında bize yardım edebileceklerini söylediler. NATO konusunda hayal kırıklığı içindeyim. Biz onları koruyoruz ama onlar bize destek olmuyor. Avrupalılar Rutte'nin liderliğine sahip oldukları için şanslı."
STRATEJİK BÖLGELER HAKKINDA ÇARPICI ÇIKIŞ: GRÖNLAND VE PANAMA KANALI
Konuşmasında tarihi ve jeopolitik referanslar vererek Grönland ve Panama Kanalı üzerindeki stratejik planlarını aktaran Trump, geçmişte yapılan diplomatik hamleleri eleştirdi:
"Grönland ABD için çok önemli, Danimarka için önemli değil. Biz Grönland'ı II. Dünya Savaşı'ndan sonra Danimarka'ya geri verdik, vermememiz gerekirdi. Hitler Danimarka'yı 1 günde yendi."
Küresel ticaret rotaları üzerindeki hakimiyet mücadelesine de değinen Trump, Çin'in bölgedeki varlığına izin vermeyeceklerini vurguladı:
"Ben Panama Kanalı'nı da geri vermezdim. Orayı şu an Çin almaya çalışıyor, buna izin vermeyeceğim."
"İRAN'LA ATEŞKES BİTTİ"
Toplantının soru-cevap bölümünde bir basın mensubunun İran ile ilgili yönelttiği soruyu yanıtlayan Trump, diplomatik sürecin tıkandığını belirterek, "Bence İran'la ateşkes bitti. Onlar yalancı. İran'ı hasta insanlar yönetiyor, ellerinde nükleer olsaydı kullanırlardı" dedi.
Müzakerenin devam edebileceğini ama bunun umrunda olmadığını, İranlıların yalancı olduğunu söyledi.

"ERDOĞAN'I ÇOK SEVİYORUM, BEN VARIM DİYE İSRAİL'E KARŞI SAVAŞA DAHİL OLMADI"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili de yorum yapan Trump, "Erdoğan'ı çok seviyorum. Netanyahu'yu da çok seviyorum. Türkiye F-35'leri alacaklar. Türkiye'nin çok yeni ve güçlü bir ordusu var. Netanyahu'ya bunu söyledim. Ben olmasam belki karşı tarafta İran Savaşı'na dahil olurdu. Ben varım diye tarafsız kaldığını Netanyahu'ya söyledim" dedi.
TRUMP’TAN NETANYAHU'NUN TÜRKİYE SÖZLERİNE TEPKİ
Ankara’daki liderler zirvesinde bölgesel denklemlere ve liderler arası ilişkilere de değinen ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilime ilişkin çarpıcı bir tespitte bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Ankara’ya yönelik söylemlerini onaylamadığını belirten Trump, "Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili söylediği şeyleri sevmiyorum. Erdoğan Netanyahu’yu sevmiyor, Netanyahu da Erdoğan’ı" ifadelerini kullandı.
"SEVMEMELERİ NORMAL ÇÜNKÜ TÜRKİYE ÇOK BÜYÜK ASKERİ BİR GÜÇ"
İki ülke arasındaki gerilimin temelinde Ankara'nın ulaştığı savunma kapasitesinin yattığına işaret eden ABD Başkanı, "Türkiye’yi sevmemeleri normal çünkü Türkiye çok büyük bir askeri güç. Ve artık F-35’leri de alacaklar" diyerek Türkiye'nin bölgesel askeri üstünlüğünün ve F-35 programına geri dönüşünün stratejik dengeleri değiştirdiğini vurguladı.
GENEL SEKRETER RUTTE: "İRAN KONUSUNDA YANINIZDAYIM"
ABD Başkanı Trump’ın ardından söz alan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, önceliği bölgesel güvenlik risklerine vererek İran’ın nükleer programı konusunda Washington yönetimiyle aynı çizgide olduklarını beyan etti. Rutte, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Ben İran'la ilgili konuşmak istiyorum öncelikle. İran konusunda sizin yanınızdayım. İran'ın nükleersizleştirilmesini destekliyorum. Bu İsrail için de çok önemliydi."
Trump’ın İspanya’ya yönelik sert bütçe eleştirilerine karşı Madrid yönetiminin attığı adımları savunan Genel Sekreter, "İspanya da aslında yüzde 2 oranında savunma harcamasında bulunarak olumlu bir adım attı" değerlendirmesinde bulundu.
Rutte, Trump'ın Grönland konusundaki hassasiyetine ve geçmiş dönemdeki diplomatik temaslara atıfta bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Grönland'la ilgili Davos'ta bir anlaşma yaptınız, bu anlaşmanın uygulanmasını sağlamaya çalışacağım."
TRUMP KÜLLİYE'YE GİDİYOR
10:30: ABD Başkanı Donald Trump, Beştepe'deki 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere konakladığı otelden "Canavar" olarak nitelendirilen aracıyla çıkış yaptı.

CARNEY: "SAVUNMA YÜKÜ AVRUPA VE KANADA'YA KAYIYOR"
Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney, ittifak içindeki savunma sorumluluğunun dağılımına ve küresel güvenlik tehditlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Carney, savunma harcamalarındaki ana yükün kademeli olarak ABD’den Kanada ve Avrupa ülkelerine doğru geçtiğini belirterek, Ottawa yönetiminin bu doğrultuda savunma bütçesini önemli ölçüde artırdığını vurguladı.

"SAVAŞIN DOĞASI VE TEHDİTLER HIZLA DEĞİŞİYOR"
Küresel güvenlik mimarisindeki dönüşüme dikkat çeken Başbakan Carney, zirvenin kritik bir zaman diliminde yapıldığına işaret etti. Savaş konseptlerinin dijitalleştiğini ve çeşitlendiğini ifade eden Carney, şu tespitlerde bulundu:
"Bu zirve; hibrit krizler, hipersonik füze sistemleri ve otonom askeri teknolojiler başta olmak üzere savaşın doğasının hızla dönüştüğü, karşı karşıya kaldığımız tehditlerin ise yapısal olarak çeşitlendiği bir dönemde icra ediliyor."
Konuşmasında Rusya Federasyonu'nun mevcut konumunu da değerlendiren Carney, Rusya'yı ittifak için "doğrudan bir tehdit" olarak nitelendirdi.
SAVUNMA BÜTÇESİNDE REKOR ARTIŞ HEDEFİ: 2 YILDA YÜZDE 4
İttifak içi yük paylaşımında yaşanan değişimin somut adımlarla desteklendiğini belirten Kanada Başbakanı, ülkesinin askeri harcamalarındaki yükseliş trendine vurgu yaptı. Kanada'nın savunma alanındaki mali projeksiyonlarını paylaşan Carney, şunları kaydetti:
"Kanada perspektifinden bakıldığında, askeri harcamalarımızda çok ciddi bir bütçe artışına gidildiği net şekilde görülebilir. Şu an itibarıyla savunmaya gayri safi yurt içi hasılamızın (GSYİH) yüzde 1,5'ini tahsis ediyoruz. Bu oranı önümüzdeki iki yıllık süreçte yüzde 4 seviyesine çıkarmayı planlıyoruz."
"BAŞKAN TRUMP YÜK PAYLAŞIMINDAKİ DEĞİŞİMİ GÖRMEK İSTİYOR"
Ankara'daki zirve öncesinde ikili diplomasi trafiğine de değinen Carney, ABD Başkanı Donald Trump ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı. ABD yönetiminin beklentilerine değinen Kanada Başbakanı, "Sayın Trump, NATO bünyesindeki savunma harcamaları yükünün müttefikler arasında daha dengeli paylaşılmasını arzu ediyor. Bu kapsamda dönüşüm süreci fiilen başlamış ve ivme kazanmıştır" şeklinde konuştu.

ORTA DOĞU'DAKİ GERİLİM VE BÖLGESEL GÜVENLİK
Açıklamalarında Orta Doğu'daki bölgesel istikrarsızlıklara ve tırmanan gerilime de yer veren Mark Carney, İran'ın bölgedeki askeri faaliyetlerini eleştirdi. İran yönetiminin Suudi Arabistan ve Katar'daki bazı stratejik noktaları hedef alan eylemlerini "sorumsuzca" olarak nitelendirirken, Kanada olarak bölgedeki askeri ve siyasi gerilimin bir an önce düşürülmesini ve diplomatik kanalların işletilmesini desteklediklerini ifade etti.
DANİMARKA’DAN TRUMP’IN GRÖNLAND ÇIKIŞINA YANIT: SATILIK DEĞİL
Trump’ın Grönland’ın ABD kontrolünde olması gerektiğine yönelik açıklamalarına Danimarka’dan doğrudan yanıt geldi. Zirve vesilesiyle başkentte bulunan Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bölge Grönland’ın satılık olmadığı mesajını kesin bir dille tekrarladı.

"EGEMENLİĞE SAYGI DUYULMALI"
Zirvenin ikinci gününde müttefikler arasında F-35 ve yük paylaşımı tartışmaları sürerken, ABD Başkanı Trump’ın basın toplantısında Grönland’ı yeniden hedef alması Kuzey hattında tansiyonu yükseltti. Danimarka basınına açıklamalarda bulunan Başbakan Frederiksen, adanın statüsünün tartışmaya kapalı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Grönland elbette satılık değil. Bunu en başından beri açıkça belirttik."
Grönland’ın hiçbir surette ABD’nin bir parçası olmak istemediğinin altını çizen Frederiksen, askeri müttefiklik çatısı altında egemenlik haklarının korunması gerektiğine işaret ederek, "NATO'dan Danimarka'nın egemenliğine saygı duyulmasını bekliyorum" dedi.
GENEL SEKRETER RUTTE’DEN ANKARA’YA TEŞEKKÜR VE "HÜRMÜZ" VURGUSU
Sabah saatlerinde kameraların karşısına geçen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, önemli açıklamalarda bulundu. Sözlerine Türkiye’ye üst düzey ev sahipliği için teşekkür ederek başlayan Rutte, küresel ticaret ve enerji yollarının güvenliğine dikkat çekti.
Genel Sekreter Rutte, Orta Doğu'daki gerilime atıfta bulunarak, "Hürmüz Boğazı tamamen açık olmalı. Bu bizim kırmızı çizgimiz ve olmazsa olmazımızdır. Konuyu bu hassasiyetle ele alıyoruz" dedi.

"SAVUNMA HARCAMALARINDA HEDEF YÜZDE 5"
"Daha güçlü bir NATO, daha güçlü bir birlik demektir" mottosuyla hareket ettiklerini vurgulayan Rutte, Lahey Zirvesi'nde belirlenen savunma bütçesi hedeflerini hatırlattı. Müttefiklerin gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5'ini savunmaya ayırması gerektiğini belirten Genel Sekreter, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yıl itibarıyla yüzde 4 seviyesine ulaşıyoruz. İttifakımız artık çok daha güçlü ancak üye ülkeler belirlenen yüzde 5'lik nihai hedefe mutlaka ulaşmalı."

BEŞTEPE'DE TARİHİ RESEPSİYON VE AİLE FOTOĞRAFI
Zirvenin diplomasi trafiği akşam saatlerinde sosyal ve kültürel etkinliklerle taçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi vesilesiyle Ankara'da bulunan konuk devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görkemli bir resepsiyon verildi.

Liderler ve eşleri arasında samimi anların yaşandığı kabulde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan konuklarıyla yakından ilgilenerek günün anısına geleneksel NATO aile fotoğrafı çektirdi.

İLK GÜNDEN KALANLAR: ANKARA'DA ÜST DÜZEY GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Zirvenin ilk gününde başkent Ankara’da adeta kuş uçurtulmadı. Liderlerin konakladığı bölgeler ve geçiş güzergahları yüksek riskli "kırmızı alan" ilan edildi. Zirve güvenliğinin eksiksiz sağlanması amacıyla sahada adeta bir ordu görev yapıyor:
48 bin 841 emniyet personeli,
7 bin 447 jandarma personeli,
Siber tehditlere karşı 639 siber güvenlik uzmanı,
Toplamda 56 bin 927 personel 24 saat esasıyla görev başında.

CUMHURBAŞKANLIĞI MİLLET KÜTÜPHANESİ ULUSLARARASI MEDYA MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Zirvenin küresel kamuoyuna aktarılması amacıyla Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, yerli ve yabancı yaklaşık 3 bin basın mensubunun görev yapacağı 'Uluslararası Medya Merkezi' olarak tasarlandı. Dünya basını için hazırlanan merkez, kesintisiz yayın ve hızlı haber akışı sağlamak üzere en son teknolojik ve teknik donanımlarla güçlendirilerek hizmet vermeye başladı.

İLK GÜNE DAMGA VURAN GÖRÜŞME: ERDOĞAN VE TRUMP BEŞTEPE'DE BULUŞTU
Ankara'daki tarihi zirvenin ilk gününe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Beştepe'de gerçekleşen baş başa ve heyetler arası görüşmeler damga vurdu. İki ülke ilişkilerinde uzun süredir çözüm bekleyen kritik başlıklarda tarihi adımlar atıldı.

Görüşme öncesi ve sonrasında verilen yapıcı mesajlar doğrultusunda, ABD Başkanı Trump, Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını açıklayarak, F-35 savaş uçakları ve jet motoru satışı sürecine yeşil ışık yaktı.
İki lider; ticari ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra Gazze ve İran'daki son durum, Orta Doğu'daki bölgesel gelişmeler ve Ukrayna-Rusya savaşındaki son durumu tüm boyutlarıyla ele aldı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.