AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Partisinin MYK Gündemine İlişkin Basın Toplantısı Gerçekleştirdi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "İsrail, Kürtleri savaşa çekmek istiyor"
AK Parti Sözcüsü Çelik, "İsrail tarafının belli gruplarla ve belli aktörlerle görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz" dedi. Çelik, "İran’daki Kürt kardeşlerimiz bu süreç başladığından itibaren son derece sağduyulu davranmışlardır.
Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimiz de aynı şekilde sağduyulu bir tutum sergilemiş ve bu savaşın haksız ve hukuksuz zeminde gerçekleştiğini ifade ederek buna taraf olmayacaklarını belirtmişlerdir. Önemli Kürt kanaat önderleri de bu yönde açıklamalar yapmıştır" ifadelerini kullandı.
İşte AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından satır başları:
(Orta Doğu) İyimser denilecek bazı haberler ortaya çıksa da şu anki tablo maalesef son derece kötü bir duruma işaret ediyor. Bölge büyük bir kaosun ve istikrarsızlığın içerisine giderek daha fazla çekiliyor.
Milli Takımımızın Dünya Kupası yolunda elde ettiği başarıyı kutluyoruz. 24 yıl aradan sonra yaşanan bu heyecan hepimiz için kıymetli ve değerli.
Dün şehit savcımız Kiraz’ın şehadetinin yıl dönümüydü. Kendisini bir kez daha rahmetle anıyoruz. Bu memleket, millet, vatan ve devlet için hayatını feda edenlerin, bu ülkede barış ve huzur içinde yaşamamız için fedakârlıkta bulunanların hepsine büyük bir şükran borçluyuz.
İsrail’in yaptığı saldırganlık bütün bölgede Amerika’yla birlikte etkisini gösteriyor. En son İran’da gerçekleşen saldırılardan sonra İsrail aynı zamanda Batı Şeria’ya dönük işgal girişimini sürdürüyor ve Lübnan’a saldırıyor.
Yıllar evvel 2021 yılında Batı medyasının ve Batılı siyasetçilerin dilini analiz ederek yaptığım bir basın toplantısında “Irkçılık ve işgal sözlüğü” diye bir literatür önermiştim. Yani gerçekleri bizden nasıl saklıyorlar ve bu gerçekleri bizden nasıl kaçırıyorlar sorusuna dikkat çekmiştim.
O önerilerim çerçevesinde kullanılan bazı kavramların ne anlama geldiğini 2021 yılında yaptığım bir konuşmada ifade etmiştim. Bugün aynı manipülasyonların, aynı çarpıtmaların ve aynı yalanların tekrar devreye sokulduğunu görüyoruz. Fiziki saldırılar ve soykırımla birlikte bu çarpıtma ve manipülasyon yarışının da aynı şekilde devam ettiğine şahit oluyoruz. O zaman 2021 yılında önerdiğim ırkçılık ve işgal sözlüğü şu maddeleri içeriyordu. Batı medyasında ve Batılı siyasetçilerin söylemlerinde eğer birisi İsrail’in bütün saldırganlığı karşısında 'İsrail’in kendini savunma hakkı var' diyorsa bu İsrail’in istediği zaman istediği zulmü yapabileceği ve herkesin buna bir bahane uydurması gerektiği anlamına geliyor demiştim.
Önerdiğim ırkçılık, işgal ve soykırım sözlüğü karşısında doğruyu anlatmak için doğru bir literatür kullanmamız gerekiyor. Bu kavramların arkasındaki manipülasyonları görmemiz gerekiyor.
"MESCİD-İ AKSA’YA YAPILAN SALDIRININ TÜM İNSANLIĞA YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR"
Mescid-i Aksa’da ibadetin uzun zamandır yasak olduğunu, bayram namazının dahi engellendiğini biliyoruz. Bunu en güçlü şekilde kınadığımızı ve bunun İsrail saldırganlığının bir parçası olduğunu ifade ettik. Bu saldırganlık yalnızca İslam dinine değil, İsrail dışındaki herkese yöneliktir. Bu nedenle Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırının sadece Müslümanlara değil tüm insanlığa yapılmış bir saldırı olduğunu ifade ettik. İran savaşı devam ederken birilerinin dikkatleri Gazze’den ve Batı Şeria’dan uzaklaştırmaya çalıştığını da görüyoruz. Buna kesinlikle müsaade edilmemelidir. Gazze’den sonra aynı durum Batı Şeria’da da yaşanmak isteniyor. İsrail saldırganlığı ve soykırım siyaseti orada da sürdürülmeye çalışılıyor. Aynı şekilde Lübnan’da da benzer girişimler söz konusudur. İsrail Lübnan’a çok ağır saldırılar gerçekleştirmiştir.
Bugün bölgede çıkan krizin ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır. İran'a saldırı haksız ve hukuksuzdur. Müzakere masasına oturulmuşken bu saldırı gerçekleştirildi. Hiç kimsenin bir başkasının rejimini değiştirmek maksadıysa gayri insani saldırı yapmaya hakkı yoktur.
Bir an evvel ateşkesin sağlanması doğru karardır. Ateşkes ve arkasından barışın gelmesi gerekiyor. Bölge ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade ettik. Haksız hukuksuz saldırının bir an önce sonlandırılmalıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.