AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi Böhürler: "terörsüz Türkiye" Projesi Bizim Kuruluştan İtibaren Emek Verdiğimiz Bir Konu
AK Parti Kurucular Kurulu üyesi Böhürler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin, partisinin kuruluşundan itibaren emek verdikleri konu olduğunu belirterek, "İlk kuruluş toplantımızda dahi 'Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız' diye konuşmuş partiyiz." dedi.
AK Parti Kurucular Kurulu üyesi ve Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin, partisinin kuruluşundan itibaren emek verdikleri bir konu olduğunu belirterek, "Daha 'AK Parti' adı yokken, Afyon'daki ilk kuruluş toplantımızda dahi 'Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız' diye konuşmuş bir partiyiz. O yüzden bunun başarıya ulaşması, bizim için ülkenin birliği ve bütünlüğü açısından çok önemli." dedi.
AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmede bulunan Böhürler, kurulduğu günden bu yana girdiği her genel seçimden birinci çıkan partisinin bu başarısını besleyen vizyonu anlattı.
Böhürler, AK Parti'nin kuruluşunda Türkiye'nin ve dünyanın içinde bulunduğu konjonktüre dikkati çekerek, 12 Eylül sonrasındaki Türkiye'nin kendisinin gençlik yıllarına denk geldiğini söyledi. Böhürler, "Bu süreç içinde, dindar kesimin ve Türkiye'nin farklı kesimlerinin üzerinde kurulan baskıyı yakından yaşayıp, bu baskıya itiraz eden ve bu baskının değişmesi için mücadele eden bir kuşağın temsilcileriyiz." diye konuştu.
Başörtülülerin üniversitede okumasına engel olunmasına, kamusal alanda çalışamamasına ve mesleklerini yapamamasına tepki göstererek eylem yaptıklarını ve yazılar kaleme aldıklarını anlatan Böhürler, "12 Eylül sonrasında Türkiye'yi anlamadan AK Parti'nin kuruluş gerekçelerini anlamamız mümkün değil." ifadesini kullandı.

"28 Şubat'ın sadece bize değil, Kürt kesime de etkisi olmuştur"
Profesyonel bir medya mensubu olarak 28 Şubat sürecine tanıklık ettiğini dile getiren Böhürler, "28 Şubat'ın sadece bize değil, Kürt kesime de etkisi olmuştur. Özellikle 1990 ile 2000 arasında geçen o 10 yıldaki siyasi istikrarsızlık, ekonomik sorunlar, faili meçhuller ve hem dindar kesime hem Kürtlere yapılan birçok eziyeti yakından görmüş bir kuşağız." dedi.
Böhürler, AK Parti Kurucular Kurulu üyesi olduğunda, Türkiye'nin her yerini dolaşmış, dip yoksulluğu, çaresizliği, sosyal güvenlik kurumlarının işlememesini, engelli haklarının olmamasını, yasal eksiklikleri, töre cinayetlerini çok yakından görmüş bir medya mensubu olduğunu söyledi.
"İstikrarsız ortamda yeni bir parti, yeni bir bakıştı AK Parti"
Ayşe Böhürler, 1990-2000 yılları arasındaki hükümet değişikliklerine dikkati çekerek, "Böyle bir istikrarsız ortamda yeni bir parti, yeni bir bakıştı AK Parti." dedi.
AK Parti kurulmadan 1 yıl önce ekibe dahil olduğunu belirten Böhürler, bu süreçte parti programı, tüzüğü gibi konulara kafa yoran bir ekipte yer aldığını anlattı.
Partinin kurulmasından hemen önce kurucu adayların toplandığı Afyonkarahisar Toplantısı'nın önemine işaret eden Böhürler, bu toplantının akabinde "Tayyip'in Merveleri", "Tayyip'in partisi" şeklinde manşetler atıldığını aktardı.
Türkiye'nin siyasi elitlerinin, "hem dindar kesimin iş dünyası dahil olmak üzere ezilmesine destek verdiği hem de siyaseten güçlenmesine imkan sağlamamaya çalıştığı" değerlendirmesinde bulunan Böhürler, o dönemde medyanın ise büyük bir güç olduğunu vurguladı.
Böhürler, AK Parti'nin kuruluşunda ismi açıklandığında "Başörtülü, bir siyasi partiye kurucu olamaz" gerekçesiyle, sonrasında ise "Başörtülü bir hakim olabilir" açıklamasından dolayı siyasi yasaklı olması için hakkında dava açıldığını anlattı.
Böyle bir sürecin içinde AK Parti'nin kurulduğuna dikkati çeken Böhürler, bu süreci anlamadan AK Parti'nin kuruluşunu anlamanın çok kolay olmadığını ifade etti.
"Davamız Türkiye'ydi, Türkiye merkezli bir siyaset üretmekti"
Böhürler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pınarhisar Cezaevi'nden çıktıktan sonra parti çalışmalarının daha da hızlandığını aktararak, "Toplumun farklı siyasi eğilimlerini bir araya getiren ortak Türkiye ülküsünde" bir parti kurmak istediklerini söyledi.
"Davamız Türkiye'ydi, Türkiye merkezli bir siyaset üretmekti." diyen Böhürler, "'Türkiye merkezli bir siyaseti nasıl üretiriz' kaygısını güden ve toplumun dışlanmış, aşağılanmış kesimlerine itibar sağlamaya çalışan bir siyasi hareket olarak kendimizi tanımlıyorduk." ifadelerini kullandı.
O yıllarda Türkiye'nin ekonomik göstergelerinin 1980'deki seviyelere kadar gerilediğini kaydeden Böhürler, "AK Parti iktidara geldiğinde bu eksi 20 yılı tamamlamaya çalıştı. Ondan sonra yeni hedeflere doğru yol aldı." dedi.
Böhürler, AK Parti iktidarında kadın-erkek eşitliğinin Anayasa güvencesi altına alındığını, töre cinayetlerinin bitirildiğini, kadın istihdamının desteklendiğini, kız çocuklarının eğitimine destek verildiğini söyledi.
"AK Parti'nin ilk 10 yılı bu güç ile mücadeleyle geçmiştir"
O yıllarda askerin, tüm siyasi yapıların üzerinde ayrı bir etkisi, gücü olduğuna işaret eden Böhürler, "AK Parti'nin ilk 10 yılı bu güç ile mücadeleyle geçmiştir. Hatta 15 Temmuz 2016'ya kadar olan süre bu mücadelenin bir sonucudur. Askeri vesayet, AK Parti'yi 15 Temmuz darbesinde alt etmeye çalışmıştır." yorumunu yaptı.
Böhürler, "askeri vesayetin Türk siyasetinin üzerinde 'Demokles'in Kılıcı' gibi durmasını" AK Parti'nin kaldırdığını dile getirdi.
AK Parti'nin Anadolu'nun her köşesine hizmeti yaydığını anlatan Böhürler, "En önemlisi özgüven. Türkiye'ye Cumhurbaşkanımızın nezdinde bir istikrarlı liderlik, bunu getirdi. Bu toprakların halkına bir özgüven sağladı." diye konuştu.
Böhürler, AK Parti'nin, devletin millete hor bakmasının önüne geçtiğini, millete hizmet eden bir devlet anlayışını getirdiğini belirterek, yapılan birçok yol, köprü, havalimanının partinin kuruluşunda hayal edildiğini de sözlerine ekledi.
"Lider, devlet ve millet"
AK Parti'nin, Cumhuriyet'in siyasi dogmatik yapısını, skolastik devlet yönetimi anlayışını kırdığını kaydeden Böhürler, "AK Parti, yeni dünyayı anlamış ve bu yeni dünyaya göre ülkesini konumlandıran bir yönetim felsefesi getirmiştir." ifadesini kullandı.
Böhürler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilkelerinden taviz vermeden gelişen koşullara göre politika üretebilme becerisini, liderliğinin temel unsurlarından biri olarak niteleyerek, "AK Parti, güçlü bir liderlik ortaya koymuştur, güçlü bir devlet yapısı kurmaya gayret etmiştir, güçlü bir millet oluşturmak istemiştir. Bu üç unsur, lider, devlet ve millet. Lider olmadan devleti güçlendiremezsiniz. Lideriniz güçlü olmadan devletiniz güçlü olmaz. Devletiniz güçlü olmadan da milletinizi güçlendiremezsiniz. Bu üç unsuru temel bir eksen olarak ortaya koymuştur." değerlendirmesinde bulundu.
"Cumhurbaşkanımız istişare kültürüne her zaman önem verir, en aykırı fikirleri dinler"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istişare kültürüne verdiği öneme de değinen Böhürler, "Cumhurbaşkanımız istişare kültürüne her zaman önem verir, en aykırı fikirleri dinler. Herkes böyle çok farklı bir profil çiziyor ama ben çok uzun süre kendisiyle yakın çalışmış ve halen de bu çalışmaların içinde birisiyim. Her zaman dinler, son derece sohbet ehlidir. Bu anlamda farklı sohbet halkaları da vardır. Sizi duyar." dedi.
Böhürler, kendisinin AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeliği de yaptığını hatırlatarak, "Yakın çalışma sürecinde de çok kriz anlarımız yaşandı. Her şeyin bittiğini düşündüğümüz anlar oldu. Siyasetin çok tökezlediği zamanlar oldu. Önümüze çok fazla engelin çıktığı, bazen yorulduğumuz, bezdiğimiz zamanlar da oldu. Bütün yorucu süreçlerde Cumhurbaşkanımızın cesareti, direnci, bizi motive etmesi, hiçbir zaman 'yorgunluk' sözüne itibar etmemesi, hep daha iyiye doğru ilerlemeye teşvik etmesi, AK Parti'nin başarısının arkasındaki en önemli sebeplerden birisidir." değerlendirmesinde bulundu.
"Ülkemizin dayanıklılığını artırmak, yeni dönem en büyük hedefimiz"
Ayşe Böhürler, 25. yılını kutlayan AK Parti'nin bundan sonraki temel hedeflerine ilişkin şunları söyledi:
"(En temel hedef) Bu yüzyılda ayakta kalmak. 21. yüzyılın çok zor ilk 25 yılını geçirdik. Buna rahmetli Aytunç Altındal, 'enigmatik çağ' diyordu. Yani belirsiz, bilinemez bir çağ. Bu enigmatik çağın içinde Türkiye olarak bir güç olarak damgamızı vurduk. Şimdi bu ilk etaptı. Bu güçlü millet meselesini inşa etmek için önümüzde uzun bir dönem var. Güçlü lider, güçlü devlet ve güçlü millet için gayret ediyoruz. Şimdi bunun için biraz daha çok çaba sarf etmemiz lazım. Milletimizi güçlendirmenin yolunu bulmamız lazım."
Aynı zamanda TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi olan Böhürler, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret ederek, "Terörsüz Türkiye projesi çok önemli bir projedir. Bu, bizim kuruluştan itibaren emek verdiğimiz bir konudur. Daha 'AK Parti' adı yokken, Afyon'daki ilk kuruluş toplantımızda dahi 'Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız' diye konuşmuş bir partiyiz. O yüzden bunun başarıya ulaşması, bizim için ülkenin birliği ve bütünlüğü açısından çok önemli. Ülkenin birliği, bütünlüğü kadar ülkede yaşayan her kesimin huzuru açısından da çok önemli." yorumunu yaptı.
Böhürler, bölgede yaşanan gelişmelere ve savaşlara da değinerek, "Ülkeyi bir bütün güçle bu coğrafyada ayakta tutmak zorundayız." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin bugün önüne çıkacak her türlü sürprize hazır hale gelmek zorunda olduğunu belirten Böhürler, "Ülkemizin dayanıklılığını artırmak, yeni dönem en büyük hedefimiz." dedi.
"Ülkemizin, milletimizin, halkımızın refahını sağlamak, en büyük amacımız." açıklamasında bulunan Böhürler, "Bunun için gerçekten büyük bir çaba sarf ediyoruz. Ama onunla birlikte ülkenin her kesiminde bir güçlenme sağlamak, dayanıklılığımızı artırmak, bölgede uzun vadeyle etki sağlayacak bir devlet konumumuzu pekiştirmek istiyoruz." diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.