Aile Öyküsü Prostat Kanseri Riskini Artırabiliyor

Aile Öyküsü Prostat Kanseri Riskini Artırabiliyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş:- "Özellikle risk grubundaki erkeklerin, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek yerine hekimleriyle kişisel risklerini konuşması gerekiyor"

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerde hastalığın görülme riskinin artabileceğini belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Salabaş, prostat kanserinin, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu geliştiğini ve en önemli risk faktörlerinden birinin ilerleyen yaş olduğunu aktardı.

Salabaş, hastalığın erken dönemde çoğu zaman belirti vermediğine değinerek, bu durumun kişisel risk durumunun bilinmesini ve gerekli görülen kontrollerin zamanında yapılmasını daha önemli hale getirdiğini vurguladı.

Prostat kanserinde aile öyküsünün de göz ardı edilmemesi gereken önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Salabaş, şunları kaydetti:

"Birinci derece akrabasında prostat kanseri bulunan erkeklerde risk, toplum geneline göre daha yüksek olabilir. Özellikle ailede birden fazla kişide hastalık görülmesi veya tanının genç yaşta konulması da önem taşıyor. Babasına ya da kardeşine prostat kanseri tanısı konulan kişiler, bunu mutlaka hekimleriyle paylaşmalı. Ailede birden fazla prostat kanseri vakasının bulunması veya yakın akrabaların hastalığa daha genç yaşlarda yakalanmış olması, kalıtsal yatkınlık açısından daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir."

- "PSA değerinin yüksek olması farklı nedenlere bağlı gelişebilir"

Prostat kanserinin erken tanısında Prostat Spesifik Antijen (PSA) kan testi başta olmak üzere kişinin yaşı, aile öyküsü, muayene bulguları ve diğer risk faktörlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Salabaş, tarama kararının her erkek için aynı şekilde ele alınmaması gerektiğini anlattı.

Salabaş, aile öyküsü bulunan kişilerde kontrollerin ne zaman başlaması gerektiğinin bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"PSA tek başına kanser tanısı koyan bir test değil. PSA değerinin yüksek olması, farklı nedenlere bağlı gelişebilir. Bu nedenle sonuçların üroloji uzmanı tarafından kişinin yaşı, aile öyküsü, muayene bulguları ve gerektiğinde ileri incelemelerle değerlendirilmesi gerekir. Kanserin ilerleyen dönemlerinde idrar yapmada güçlük, idrar akımında zayıflama, idrarda veya menide kan görülmesi gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin görülmesi, her zaman prostat kanseri anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi ve başka ürolojik hastalıklar da benzer yakınmalara yol açabilir. Özellikle risk grubundaki erkeklerin, belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek yerine hekimleriyle kişisel risklerini konuşması gerekiyor."

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler