Abdurrahman Dilipak'a açılan davada yeni gelişme

Abdurrahman Dilipak'a açılan davada yeni gelişme

Kendisini ihbar eden Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak hakkındaki davada yeni bir gelişme yaşandı.

A+A-

İbrahim Karagül'ün iddiaları üzerine kendini ihbar eden Dilipak’ın başvurusu üzerine önemli bir gelişme kaydedilerek İstanbul(Çağlayan) Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2021/113387 Esas sayı numarası ile soruşturma dosyası açıldı. Dosyada herhangi bir gizlilik kararı olmadığı için ilgili ve yetkili herkesin dosyayı inceleyebileceği öğrenildi.

"ELİNDE BİLGİ-BELGE OLAN GETİRSİN"

Konu ile ilgili Dilipak’ın avukatı Av. Faruk Keleştimur : Hatırlanacağı üzere 22.5.2021 de İbrahim Karagül müvekkilim ile ilgili olarak  sosyal medya paylaşımında “İçeride kurulan ‘cephe’nin muhafazakar ayağı; Abdurrahman Dilipak ve Ahmet Taşgetiren üzerinden mi yürütülüyor? Konuşmaları, yazıları, nefret sınırına varan üslupları, pozisyon alışları bireysel bakış farkının, muhalif olmanın çok ötesinde. Şaşırtıcı, merak uyandırıcı”, Dilipak ile ilgili olarak  ayrıca “Türkiye’ye karşı bir uluslararası komplonun bir parçası olduğu kanaati oluşturmaya yönelik olarak BAE, Dubai, Bin Zayet ekseninde bir konumlanma işareti alıyorum” demişti. Bunun bir de geçmişi var: Karagül 3 Ağustos 2020’de de yine Twitter’da “… Dilipak'ın olduğu hiçbir tartışmadan bu ülkeye hayır gelmez" demişti. Belli bir medya, bir yazısından dolayı da, önce sosyal medyada bir trol saldırısından sonra da malum medya tarafından bir medya lincine tabi tutulmuştu. O zaman da yazılan yazılar var. Bir örneğini 28 Şubatta gördüğümüz “Topyekun bir saldırı” söz konusu idi. Dilipak’ın yarım asırlık bir yazarlık hayatı var. Uluslararası ve Ulusal İnsan hakları ödülü var. Düşünce suçuna karşı mücadelesi ile tanınan bir isim. Bir dönem Başbakanlık İnsan Hakları Meclisine üye olarak atandı. Barış sürecinde de aktif olan herkesin tanıdığı, şeffaf, toplumun farklı kesimlerinden saygı gören bir isim. Bugün özellikle Dilipak’ı dış mihraklar üzerinden itham edenler için iddialarını ispat sadedinde ellerindeki belge/bilgi'leri bu esas numarası üzerinden dosyaya ibraz edebilir. Tabi kimliklerini ve kanıtlarını, tanıklarını da gösterecekler, yoksa müfteri duruma düşerler. Ayrıca elinde bir bilgi ve kanıt olmaksızın Türk Ceza Kanunu’nun 302 ve devamında düzenlenen Devletin Güvenliğine Karşı suçlar kapsamında müvekkilimi isnat edenlerin, İstanbul Adliyesi’nde başlatılan mezkûr soruşturmanın neticesi akabinde yasal sorumluluğu doğacaktır. Bu sürecin de takipçisi olacağız. Biz bu konuda ilgili ve bilgili kişi ve kuruluşları da bu bilgi ve belgeleri savcılığa sunmaya davet ediyoruz. Müvekkilim böyle ağır bir şaibe altında yaşamayı kendine zûl addederek alt sınırı 8 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapis cezası şeklinde ağır yaptırımı olan suçlar kapsamında kendisi hakkında suç duyurusunda bulunabilme iradesini göstermiştir. Kendisinden bu derece emin ve mutmaindir. O halde bu ithamları ve isnatları yöneltenlerden de aynı cesareti ve iradeyi beklemek müvekkilimin en tabii hakkıdır” dedi.

DİLİPAK: KİŞİLERİN ŞEREF VE HAYSİYETİ İLE OYNAMAYA KİMSENİN HAKKI YOK!

Dilipak da konuyla ilgili olarak şu açıklamada bulundu: Bir iddianız varsa isbatla mükellefsiniz. Yoksa Müfteri, media tetikçisi durumuna düşersiniz. Bu da dini olduğu kadar ahlaki ve hukuki bir konudur. Dini hassasiyeti yüksek bir yayın organında ki, o gazete kuruluşunda olduğum ve başyazarlığını yaptığım bir gazetede bunların olması düşündürücü. “AKP’nin Papatyaları” başlıklı yazıma sosyal media üzerinden Trol hareketinin tetiklenmesi de aynı gazetenin bir yazarı üzerinden yapılmıştı. Kimsenin, Media mensuplarının ‘Media tetikçiliği’ ile kişilerin şeref ve haysiyeti ile oynamaya hakkı yok. Bu şekilde sadece kişisel bir aklanma değil, aynı zamanda Adalet yoluyla haksız bir şekilde kişiliklere saldırı konusunda bir emsal teşkil etmesi için bir girişimde bulunuyorum. Adalet herkese lazım. Evet bu hukuk mücadelesini ‘benim katlanmak zorunda kaldığım güçlüklerin, benden sonrakiler için emsal olsun, baht kaynağı olsun diye’ başlatıyorum” dedi.

Savcılık makamının bu aşamada tarafları çağırıp ifadelerini alması, belli yazışmalarla bilgi talebinde bulunması ve daha sonra konuyla ilgili, takipsizlik kararı vermesi ya da İddianame düzenlemesi bekleniyor. Dilipak bundan sonrası savcılığın vereceği karara ve dosya münderecatına göre avukatları ile görüşerek yeni yol haritasını belirleyecek.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.