24 Ocak Tesadüf Değil: Mumcu’yu da Okkan’ı da Kim Susturdu?!
24 Ocak’ın Gölgesinde Mumcu’dan Okkan’a Aynı Karanlık El ve/veya Bursa’dan Bugüne Suikast Zinciri?!
24 Ocak’ın Gölgesinde Mumcu’dan Okkan’a Aynı Karanlık El ve/veya Bursa’dan Bugüne Suikast Zinciri?!
...
Bugün aslında dündü…
Dün bugünün gölgesinde.
Öncelikle…
“Türk gençliği, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.
Bunların gereğini düşünme bilincine sahiptir.”
Mustafa Kemal Atatürk (Bursa Nutku, Şubat 1933).
O günlerde Bursa’da gericilik yükseliyor, Türkçe ezana karşı ayaklanmalar patlıyor, Atatürk bizzat müdahale ediyordu.
Pek bilinmez ama o karanlık havada Bursa’da Atatürk’e yönelik suikast fısıltıları da dolaşıyordu; resmi kayıtlarda silik kalan bu girişimler, derin yapıların ve muhalif odakların erken sinyalleriydi.
Nitekim…
Gazi'nin o gün söylediği bu sözü, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden birini hatırlatıyor:
Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te, Ali Gaffar Okkan tam 8 yıl sonra 24 Ocak 2001’de katledildi.
İkisi de vatansever, Atatürkçü, korkusuzdu.
Mumcu kalemiyle, Okkan sahada karanlık odakların üzerine yürüdü.
Hal böyleyken…
Resmi anlatılar başka şeyler söylese de, birçok kaynak ve güçlü iddia bu iki suikast arasında derin bağlantılar olduğunu haykırıyor.
Medyada pek yazılmayan, tartışılmayan, örtbas edilen yönleri toplayalım.
Demem o ki:
Uğur Mumcu, Ankara’da evinin önünde arabasına bomba yerleştirildi, parçalandı.
Son yazılarında Mossad-Barzani ilişkilerini, CIA’nın Kürt gruplar içindeki rolünü, silah-uyuşturucu-terör üçgenini belgeleriyle masaya koymuştu.
Ölümünden iki hafta önce “Mossad ve Barzani” yazısında sormuştu:
“Kürtler anti-emperyalist savaş veriyorsa, CIA ve Mossad’ın orada ne işi var?!”
Resmi kayıt: Faili meçhul?!
Umut Davası’nda İran bağlantılı İslami Hareket’ten bazı isimler sanık oldu ama asıl azmettiriciler hâlâ karanlıkta.
Deliller karartıldı, soruşturma sulandırıldı iddiaları çok güçlü.
Demem şu ki:
Gaffar Okkan, Diyarbakır’da makam aracı pusuya düşürüldü.
Okkan ve 5 polis şehit'ti.
Halkı kucaklayan, PKK’yı da Hizbullah’ı da dağıtan efsanevi emniyet müdürüydü.
2000 Beykoz operasyonu ile Hüseyin Velioğlu’nu öldüren ekibin kilit ismiydi.
Resmi anlatı: Hizbullah üstlendi ve işledi.
Tetikçiler yakalandı, müebbet aldılar ama 16 yılda çoğu tahliye edildi.
Azmettiriciler hâlâ meçhul.
Halkı kucaklayan, PKK’yı da Hizbullah’ı da dağıtan efsanevi emniyet müdürüydü.
2000 Beykoz operasyonu ile Hüseyin Velioğlu’nu öldüren ekibin kilit ismiydi.
Resmi anlatı: Hizbullah üstlendi ve işledi.
Tetikçiler yakalandı, müebbet aldılar ama 16 yılda çoğu tahliye edildi.
Azmettiriciler hâlâ meçhul.
Nüans?!
Okkan’ın Mumcu cinayetini çözmek gibi bir hayali vardı.
Ceyhan Mumcu’nun, eski emniyetçilerin, gazetecilerin naklettiği ortak cümle:
“En büyük hayalim Uğur Mumcu suikastini aydınlatmak.”
Öldürüldüğü gün (24 Ocak 2001) Mumcu dosyasıyla ilgili önemli açıklamalar yapacaktı deniyor.
‘Ajanlar ordusu’ diye bir yapıdan söz ediyordu bazı anlatılarda.
Ceyhan Mumcu net söylüyor:
“Okkan öldürülmeseydi, ağabeyimin cinayetine ışık tutacaktı.”
Ceyhan Mumcu’nun, eski emniyetçilerin, gazetecilerin naklettiği ortak cümle:
“En büyük hayalim Uğur Mumcu suikastini aydınlatmak.”
Öldürüldüğü gün (24 Ocak 2001) Mumcu dosyasıyla ilgili önemli açıklamalar yapacaktı deniyor.
‘Ajanlar ordusu’ diye bir yapıdan söz ediyordu bazı anlatılarda.
Ceyhan Mumcu net söylüyor:
“Okkan öldürülmeseydi, ağabeyimin cinayetine ışık tutacaktı.”
Demem o deme değil şu deme:
Ortak Düşmanlar!
Derin devlet, tarikat-cemaat yapılanmaları, dış istihbarat ağları…
Her ikisi de bunlara karşıydı.
Okkan sahada Hizbullah’ı, sızmış radikal grupları çökertiyordu.
Mumcu ise küresel çeteyi, silah-uyuşturucu-terör hattını yazıyordu.
Abdülkadir Aygan gibi isimler işaret ediyor:
Her ikisi de bunlara karşıydı.
Okkan sahada Hizbullah’ı, sızmış radikal grupları çökertiyordu.
Mumcu ise küresel çeteyi, silah-uyuşturucu-terör hattını yazıyordu.
Abdülkadir Aygan gibi isimler işaret ediyor:
Hizbullah tetikçi olabilir ama arkasında JİTEM/Ergenekon tipi derin yapılar var.
Aynı karanlık eller Mumcu’yu da hedef aldı.
Aynı karanlık eller Mumcu’yu da hedef aldı.
Hasılı:
Aynı tarih tesadüf değil.
Mumcu’yu kaybettikten 8 yıl sonra, tam o cinayeti çözmeye yaklaşan Okkan’ı aynı 24 Ocak’ta susturdular.
Bu bir mesajdı: “Peşini bırakırsınız.”
Mumcu’yu kaybettikten 8 yıl sonra, tam o cinayeti çözmeye yaklaşan Okkan’ı aynı 24 Ocak’ta susturdular.
Bu bir mesajdı: “Peşini bırakırsınız.”
Hülasa:
Güncel tablo iç karartıcı.
Umut Davası sürüyor, Mehmet Ağar gibi isimler tanık ama somut adım sınırlı.
Okkan’ın katillerinin çoğu serbest; bu da koruma iddialarını körüklüyor.
Umut Davası sürüyor, Mehmet Ağar gibi isimler tanık ama somut adım sınırlı.
Okkan’ın katillerinin çoğu serbest; bu da koruma iddialarını körüklüyor.
Netice:
Resmi ağızlar “faili meçhul” ya da “Hizbullah” diyor ama derinlerde aynı karanlık odaklar görünüyor; iç-dış istihbarat, tarikat-mafya-terör kesişimi.
Mumcu ve Okkan halkı birleştiren, gerçeği aydınlatan iki ışıktı.
O ışıklar hâlâ yanıyor, unutulmuyorlar.
Ruhları şad olsun.
Mumcu ve Okkan halkı birleştiren, gerçeği aydınlatan iki ışıktı.
O ışıklar hâlâ yanıyor, unutulmuyorlar.
Ruhları şad olsun.
Ezcümle:
Bu konuları konuşalım, yazalım ki karanlık dağılsın.
Cüneyt Şaşmaz
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.