YAŞASIN YOKSULLAŞIYORUZ

Osmanlı neden battı diye bir tartışma açılsa haftalar süren konuşmalar yapılır.

Bir Tanrının kulu çıkıp da  “Osmanlıyı batıran Kanuni Süleyman’ın verdiği kapitülasyonlardır. Osmanlı üretmediği için battı” demez.

Baltalimanı Antlaşmasını bilen çok kişi vardır.

Tarihimizi koruyoruz ya…

Kanuniye , Abdülhamit’e sahip çıkarız da Atatürk’e hakaret eden şerefsizlere ses çıkarmayız.

Hayatın devam etmesi için para gereklidir.

Dualarla bu işin olacağını sananlara Mehmet Akif’in “”MÜTEVEKKİL şiirini okumalarını öneririm.

Dünya, dünya için çalışılması gereken bir yerdir.

Öteki dünya için çok büyük çabalar harcamak gereksizdir.

Güzel ahlaklı, merhametli ve namuslu olmak yeter.

Şimdi bakalım dünyada bir ülke olan Türkiye’de durum nedir?

Türk-İş tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan "açlık ve yoksulluk sınırı araştırması" Temmuz ayı sonuçları açıklandı.

Araştırmaya göre, mevsim koşullarına bağlı olarak yaş sebze ve meyve fiyatlarında bu ay görülen gerileme, mutfak harcamasını olumlu etkiledi ve dört kişilik ailenin dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı günlük 80 kuruş azaldı.

Temmuz ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 406 lira 46 kuruş olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen "yoksulluk sınırı" ise 7 bin 838 lira 62 kuruş oldu.

Bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" ise aylık 2 bin 919 lira olarak hesaplandı.

Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin, gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 1,01 oranında geriledi.

Yılın ilk yedi ayı itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 11,27 oranında oldu.

Gıda enflasyonunda son 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 15,96 olarak belirlendi.

Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 12,47 olarak hesaplandı.

Araştırmaya göre, süt, yoğurt, peynir grubunda önemli bir fiyat değişikliği saptanmadı. Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta, Kurban Bayramı öncesi et ve sakatat (dana yürekteki artış dışında) fiyatı değişmedi.

Ağırlıklı olarak kültür balıklarının satışının yapıldığı tezgâhta fiyatlar aynı kaldı.

Tavuk fiyatı da değişmedi ama yumurta fiyatı arttı.

Kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya gibi bakliyat ürünlerinden barbunya ve kuru fasulye fiyatında artış belirlendi.

Mevsim koşulları nedeniyle sebze-meyve ortalama fiyatı geriledi ve bu, Temmuzda mutfak harcamasında görülen gerilemenin önemli nedeni oldu.

Görüldüğü gibi durum biraz kel gibi.

Ailedeki birey sayısını 4 kişi olarak kabul edersek, 31 milyona yakın kişi sosyal yardım alıyor diyebiliriz.

Türkiye nüfusunun yarısına yaklaşılmış.

2015' te devlet tarafından 3 milyon 18 bin aileye düzenli veya geçici yardımlar yapıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre bunların 1 milyon 93 bini düzenli yardım alıyor. Bu da yaklaşık 15 milyon kişiye yardımlarla ulaşıldığı anlamına geliyor. 2015' te sosyal yardım ve destekler içerisinde en büyük kalemlerden birini 508 bin kişiye verilen 4.3 milyar liralık evde bakım yardımı oluşturdu.

5  yılda sosyal yardım ikiye katlanmış.

Birileri çıkıp bununla övünüyor.

Ne yapmamız bekleniyor?

“Yaşasın yoksullaşıyoruz” diye sevinmeli miyiz….

Sosyal yardım elbette çok iyi ve yararlıdır ama  asıl olan inanların iş sahibi olmaları ve üretmeleridir.

Üretimi yok ederek refah sağlanamaz.

Açlık ve yoksulluk sınırlar genişliyor.

Bunu halkın anlayacağı biçimde tanımlarsak “ gemi hızla su alıyor”

Yani  uçmuyoruz, batıyoruz.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.