1. YAZARLAR

  2. Doğan Satmış

  3. Seçim sonuçları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a düşenler
Doğan Satmış

Doğan Satmış

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Seçim sonuçları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a düşenler

A+A-

Doğan SATMIŞ

Türkiye bir seçimi daha geride bıraktı. Köklü bir demokrasi geleneği olan Türkiye'de, sandığın işlerliğinin bir kez daha kanıtlanması çok önemliydi. 

Bu gerçekleşti. Seçim sonuçlarına bakarak önemli dersler çıkarmak mümkün. 

Çıkarılacak bu derslere uygun çözümler bulunursa, muhtemel sıkıntıları daha kolay aşacağımıza inanıyorum. İşte bazı notlar:

1- Öncelikle Ankara'da Mansur Yavaş'ın kazanmasına çok fazla şaşırmamak gerekir. Bundan önce Ankara'yı neredeyse çeyrek yüzyıl yöneten eski belediye başkanı Melih Gökçek'in artık devrini kapattığı sandık kararıyla da kesinleşti. Zaten Erdoğan, kendisini görevden alarak benzer bir eğilimi göstermişti. 

2- İstanbul'da da seçmenin bir yenilik istediği ortaya çıktı. Önceki başkan Kadir Topbaş da zaten yetersiz kaldığı için Cumhurbaşkanı tarafından görevinden alınmıştı. Binali Yıldırım güçlü bir isim olarak ortaya çıktı, kazanma şansı da vardı ama sonuçta İstanbul gibi dinamik bir şehrin artık daha genç isimlere terk edilmesi seçmen tercihi olarak ortaya çıktı.

3- İzmir yine "Türkiye'nin seküler kalesi" olmayı sürdürdü. AKP kaybedeceği belli olan bu kenti kazanmak için daha sürpriz bir isimle yola çıkabilirdi. Bir kadın aday olabilirdi. Ancak bu yapılmadı. Sonuç da değişmedi. 

4- HDP'nin oylarındaki düşüş, CHP'ye ve Millet İttifakı'na verilen desteğin de kanıtı oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 11'leri bulan HDP oylarının, yüzde 4'lere düşmesi, aradaki farkın Millet İttifakı adaylarına gittiğini gösteriyor. Kürt seçmenin bu tavrı, şimdiki politikalardan hoşnut olmadığının da açık bir kanıtı.

5- Genel olarak medya, seçimde kötü bir sınav verdi. Gecenin galibi Fox TV oldu. Reyting sonuçlarına bakınca Fox'un başarısı daha net biçimde ortaya çıktı. Burdan çıkarılacak bir numaralı ders, "Tarafsız medya" ihtiyacı. Medya tarafsız oldukça, izlenirliliği de, satışı da artıyor. Medyadan para kazanmanın ön şartı "Tarafsızlık".

6- Antalya'da Menderes Türel'in kaybetmesi de, seçimde "Olmadık" yollara tevessül etmenin fayda getirmediğini kanıtladı. Menderes Türel'in eşinin belediye imkanlarını kullanarak, bazı insanlara "Bedava Otobüs kartı" dağıtması, bu insanlardan olmadık "Propaganda" taleplerinde bulunması ters tepti. Medyada "Tarafsızlık" ne kadar gerekliyse, başta politika olmak üzere her alanda "Etik" olmak da o kadar gerekli.

7- Diyarbakır'da aday gösterilen "Kayyum"un kazanamayacağı tahmin ediliyordu. Kayyum Başkan, göreve geldiği günden beri kent içinde pek çok makyaj düzenlemesi yaptı. Kent eski "Bakımsız-kirli" görüntüsünden kurtuldu. Ancak bu yetersiz kaldı. Çünkü Diyarbakır, halkın "Kanserliye makyaj" diye tanımladığı bu icraattan çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Sur yıkıldı ama halka kapalı. İşsizlik tavanda. Eski belediye başkanı tutuklu. HDP Lideri tutuklu. Diyarbakır'ın en büyük ticari kuruluşları hala çok insan çalıştıran "Çağrı Merkezleri";  yani sanayi yok. 

8- Mustafa Sarıgül Şişli'den değil Eyüp'ten CHP adayı olarak seçime girse, sonuç farklı olur muydu diyenler çok. Eyüp'te çıkan sonuç da böyle bir spekülasyonu anlamlı kılıyor. Eminim Sarıgül de bu soruya yanıt arıyordur.

9- Tüm bunlardan önemlisi Türkiye seçmeni, sandığın işlevinin zevkini tattı. "Seçimde sonuçlar değişmez" tabusu yıkıldı. Sonuçların değişebileceği açığa çıktı.

10- AKP yine sandıktan birinci parti olarak çıktı ama uygulanan son politikaların, seçmeni pek hoşnut etmediği, hatta kızdırdığını da anlamalı. 

Dünkü seçimden sonra kısaca şöyle diyebiliriz:

Ekonomik kriz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden uzaklaşması, otoriteryan eğilimler, genel olarak medya politikası, hemen her ülke ile kavgalı olma hali, usulsüzlük iddialarında bile hesap vermekten kaçınma eğilimi, israf görüntüsü,

Kürt sorununun çözümsüzlüğü, gereksiz büyük projeler, sadece inşaat ve AVM, kayırmacılık, işsizlik, enflasyon, tanzim ihtiyacı...

Tüm bunlar seçmeni hoşnut etmemiş görülüyor. 

Yapılacak şey  bu politikaları gözden geçirip, yeni çözüm yolları bulmak. 

Görev de yeni anayasaya göre tüm yetkilerin toplandığı Cumhurbaşkanı'na düşüyor. 

Hiç bir şey yapılmazsa sandıkta fatura da Cumhurbaşkanı'na çıkar...

Önceki ve Sonraki Yazılar