1. YAZARLAR

  2. Doğan Satmış

  3. Katar Emiri’nin hediye ettiği “Gökyüzünün Kraliçesi”ni yakından tanıyalım
Doğan Satmış

Doğan Satmış

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Katar Emiri’nin hediye ettiği “Gökyüzünün Kraliçesi”ni yakından tanıyalım

A+A-

 

Uçaklara kişisel merakım var. O yüzden bu konuda amatörce bazı bilgilere sahibim. Katar Şeyh Hamad El Thani’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kendi VIP uçağı Boeing 747-800’i hediye ettiği dünya basınına yansıyınca, size bu uçan devlerle ilgili bazı bilgiler vermek istedim.

Dünyanın en büyük ticari uçağı uzun yıllar boyunca Boeing 747 jumbo jetleriydi. “Gökyüzünün Kraliçesi” olarak anılan Boeing 747’ler, Airbus 380 çıkana kadar rakipsizdi. Neredeyse 500 yolcu taşıma kapasitesine sahipti. Ama uçağın bazı bölümleri, pahalı bilet alanlara ve onların lüksüne yani “First Class” ve “Bussines Class”a ayrıldığı için, bu kadar yolcu taşıyanı pek yoktu. Yine de 400 kadar yolcuyla uçuyordu.

Sonra Airbus A 380’ler çıktı. Bunların kapasitesi daha büyük, 800 yolcuya kadar çıkabiliyor. Onlar da bir bölümlerini “First Class” ve “Bussines Class” yolculara ayırdıkları için, normal olarak 500 civarında yolcuyla uçabiliyorlar.

Boeing 747 tipi uçaklar Amerikan malı ve 1970 yılından beri hizmet veriyorlar. Aslında ilk Boeing 747 ucağı 1968’de, yani tam 50 yıl önce tanıtıldı, ilk uçuş 1969’da yapıldı ama o uçak, ticari değildi, sonra da test için kullanıldı. İlk ticari uçuş bir yıl sonraya yani 1970’e kaldı.

Yaşı 50’yi bulan bu efsane uçaklar dört motorlu, geniş gövdeli ve iki koridorlu. Ayrıca uçağın ön tarafı, yarıya kadar iki katlı. Ön taraftaki ikinci kat, “First Class”, yani “Birinci sınıfı” yolculara ayrılıyor. Uçağın yarısının iki katlı olması, kendisine farklı bir görünüm veriyor ve dört motoruyla da çok estetik bir çizgiye sahip. Bu yüzden Boeing 747’ler “Gökyüzü’nün Kraliçesi-Queen of Skies” olarak adlandırılıyor. Gökyüzünde en kolay tanınan uçak da deniyor.
 

Türk Hava Yolları’nda ne Boeing 747 tipi ne de Airbus 380 tipi uçak var. Dolayısıyla Türkiye’de bu uçakları çok göremiyoruz. Sadece Atatürk Havalimanı’na bazen Suudi Havayolları’nın Boeing 747’leri inip kalkıyor. Bir de Alman Havayolları Lufthansa’nın Boeing 747 kargo uçağı galiba her gün İstanbul’a gidip geliyor. Airbus 380’ler ise sadece bir iki kez, o da şov için gelip gitti.

Boeing 747’ler kendi içlerinde, uzunluklarına ve büyüklüğüne göre farklı isimlerle adlandırılıyor. Bunlar Boeing 747-100, Boeing 747-200,  Boeing 747-300,  Boeing 747-400 ve Boeing 747-800 olarak anılıyor.

Bugüne kadar yaklaşık 1500 kadar Boeing 747 uçak üretildi. Yakın zamana kadar, bunların binden fazlası kadarı aynı anda hizmet veriyordu. Ancak Airbus 380 ve Boeing’in iki motorlu 777 tipi uzun menzilli uçakları piyasaya çıkınca, daha çok benzin yakan 747’ler gözden düştü, sayıları azaldı.

Şu anda dünyada halen kullanımda olan 542 adet Boeing 747 uçak var.

Bu tür büyük uçaklar, genellikle boş tutulmuyorlar ve hep seferde oluyorlar. Her uçağın ortalama 300 kişi ile uçtuğunu varsayarsak, sadece Boeing 747 tipi 542 uçakla aynı anda havada 150-200 bin kişinin uçtuğunu kolaylıkla tahmin edebiliriz.

Bir Boeing 747’nin taban fiyatı 358 milyon dolar. Eğer böyle bir uçak, özel bir uçak olarak düşünülüyorsa ve VIP uçak olacaksa, 100-200 milyon dolara kadar ekstra harcama gerektiriyor. (Doğan Grubu’nun tümünün, Hürriyet Gazetesi, Kanal D Televizyonu, CNN Türk Televizyonu, Posta Gazetesi dahil olmak üzere 919 milyon dolara satıldığını düşünürsek, tek bir uçak neredeyse bu kadar şirketin yarısı ediyor.)

b-005.jpg

Böyle bir uçak, saatte 1195 km hıza ve 17 bin kilometre menzile ulaşıyor. Yani bu uçağa binince, dünyada ulaşamayacağınız hiç bir yer kalmıyor. New York’tan veya Londra’dan Avustralya’ya kadar yakıt almadan uçabiliyorsunuz. Ayrıca sürati nedeniyle mesafeler de öteki uçaklara göre kısalıyor.

“Ferrari’ye binen benzin parasına bakmamalı” derler bilirsiniz, bu uçak da böyle, kullanımı biraz masraflı. Sadece bir saatlik uçuşu, en az 24 ile 27 bin dolara (Yaklaşık 150 ile 165 bin Türk lirası) mal oluyor. Tabii buna, personel masrafları ve öteki masraflar dahil değil. Uçakta iki pilot ve üç beş uçuş görevlisi bulunuyor. (Eğer uçak yolcu uçağıysa, uçuş görevlisi sayısı 15’i bulabiliyor.)

Uçağın içi tam 445 metrekare büyüklüğünde. Yani böyle bir uçak 150 metrekarelik üç daireyi içine alacak kadar büyük.

İçinde bir de asansör var. İkinci kata çıkmak için merdiven tırmanmaya gerek yok.

v-002.jpg

Dünyada Boeing 747’leri özel uçak olarak kullananların sayısı bir düzineyi, yani 12’yi geçmiyor. Liste aşağı yukarı şöyle:

  • Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın adı Air Force One olan iki Boeing 747’si var.
  • Japonya hükümetinde iki adet var.
  • Birleşik Arap Emirlikleri’nde Başkanlığa ait iki uçak var.
  • Fas Kraliyet Havayolları’nda bir adet var.
  • Kim olduğu açıklanmayan 6 siyasi liderde daha bu uçaktan var.
  • 8 benzer uçak da VIP yolcular için ticari olarak kiralanıyor.

 

İngiltere’de Kraliçe Elizabeth eğer Avustralya’ya uçacaksa, British Havayolları bir Boeing 747’nin ikinci katını, Kraliçe’nin özel hizmetine ayırıyor. Yani Kraliçe ikinci katta yalnız başına uçuyor, altta yolcular da uçuyorlar. Kraliçe’nin kendisine özel bir Boeing 747’si yok.

Peki Boeing 747’den daha büyük özel uçağı olan insan var mı diye sorarsanız, onu da yanıtlayalım.

Evet daha büyüğü var.

Dubai Prensi El Velid Bin Tallal, bir adet Airbus 380’i özel uçağa dönüştürdü. Uçağa 400 milyon dolar, VIP dönüşümü için de 100 milyon dolar harcadı. Airbus 380’in ikinci katı, Boeing’in ikinci katı gibi yarım değil, tam bir kat. Dolayısıyla, ikinci kat da birinci kat büyüklüğüne sahip. Dubai Prensi’nin uçağı tam bir “Uçan Saray” olarak kabul ediliyor.

Son bir not.

Boeing 747-800’ün uzunluğu 76.25 metre, genişliği de 68,45 metre. Yani bir futbol sahasında, kaleye yanaştırırsanız, burnu orta saha çizgisinin dışına taşıyor. Kanatları ise iki taç çizgisine değmek üzere... Uçağın yüksekliği de 19.35 metre, her katı 3 metre sayarsak, 6.5 katlı bir bina yüksekliğinde.
 

İkinci bir not daha. Gazetecilikten istifade, Toyota firmasının Hibrit otomobil tanıtımı için 20 yıl kadar önce Tokyo’ya gitmiştim. Londra-Tokyo seferini bir Boeing 747 ile yaptık. Üstelik ikinci katta, pahalı bir biletle uçmuştuk. Çok rahattı. Ama daha ilginci, uçağın pilotuydu. Bu uçakların kokpitleri de ikinci katta olduğu için tanık oldum.

Kokpitten bir pilot çıktı, tıpkı Boeing 747 gibi dev gibi bir adam; neredeyse 1.90 boyunda, çok geniş omuzlu, 120 kilo filan. Koridordan ancak yan yan yürüyerek geçebiliyordu. Pilotu görünce içimden, “Böyle uçağa böyle pilot” diye geçirdiğimi hatırlıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar