Dağlık Karabağ elden gidiyor mu

Dağlık Karabağ elden gidiyor mu

Prof. Dr. Hasan Oktay'ın yeni yazısı...

Propagandanın gücü Hakkında kitap yazanlar bildiri veya seminer notu hazırlayanlar Hitlerin propaganda Bakanı Gobelsten oldukça fazla istifade ederler. 44 gün süren Karabağı işgalden kurtarma operasyonu Rusya’nın bir gece yarısı operasyonu ile 10 Kasım 2020 de Moskova anlaşması imzalanması ile bitti. Bu anlaşmanın maddeleri hakkında Türkiye Azerbaycan üzerinden bilgilendirildi. Türk kamuoyu Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev’in bizzat ifadesi ile Karabağ probleminin bittiğini ilan etmesi ile konuyu öğrenmiş oldu. Bu ilanın üzerinden iki yıl geçti. Dağlık Karabağ hala Azerbaycan’ın kontrolünde değil ve dağlık Karabağ ile Ermenistan’ı bir birine bağlayan Laçin koridoru açık ilken Nahcivanı Azerbaycana bağlayacağına inanılan Zengezur koridoru daha açılmadı. Peki sorun nedir İlham Aliyev mi kandırıldı yoksa İlham Aliyev Türkiye’yi mi kandırıyor. Bu soruyu açık bir şekilde sormalıyız. Gobels bile bu kadar propagandaya cesaret etmişmidir bilmiyoruz ama ortada bir yanılsama var. 1991 de Sovyetler dağılırken Ruslar Çarlık döneminden kalan güney Kafkasya politikasını devam ettirebilmek için özerk dağlık karabağ problemi üzerinden bir çatışma alanı oluşturdu. Azerbaycan ile Ermenistan bağımsızlıklarını ilan ettiğinde bu problem rusların milli problemi olarak bölgede varlığını sürdürdü. Ruslar bu problem üzerinden bölgede etkili ve etkin oldu. Ermeniler üzerinden başlatılan çatışma bu dakikaya kadar Rusya’nın bölge politikasının ana dinamiğini oluşturdu. İhtilaflı dağlık Karabağ ile başlayan çatışmalarda Ermenistan buranın dışında 7 Azerbaycan rayonu ilçesini de Rusya adına işgal etti. İç içe geçmiş bu iki sorun genelde Karabağ sorunu olarak adlandırıldı. Azerbaycan 44 günlük savaşta yedi rayon ve +1 olarak Şuşa vilayetini işgalinden kurtardı. Ama zannedildiği ve bütün dünyaya ilan edildiği gibi dağlık karabağ da işgal bitmedi. Şu an dağlık karabağ da dünya tarafından tanınmayan defakto olarak adlandırılan bir Ermeni cumhuriyeti söz konusu. Bayrakları var parlementosu var cumhurbaşkanı var ve bu bölgeyi Ermenistana bağlayan Laçin koridoru söz konusu. 10 Kasım anlaşmasında rusya ateşkesi korumak iki devlet arasındaki savaşın kızışmasını önlemek adına dağlık karabağ bölgesine rus Barış Gücü adı altında rus askerlerinin yerleştirdi. Yani kısaca daha önce Ermeniler üzerinden işgal ettirdiği bölgeyi şimdi bizzat rus askerleri ile yeni bir model olarak kontrol sürecini başlattı. Ermenistan başbakanı Nicole Paşinyan 44 günlük savaşı kaybetmesine rağmen ve bu savaş gerekçe gösterilerek Ermenistan iktidarından uzaklaştırmaya çalışılmasına rağmen seçimle tekrar iktidarını sürdürdü. Rusya bir taşla iki kuş vuracaktı birincisi dağlık karabağ’ı kendi kontrolüne aldı ikincisi bu savaş üzerinden Ermenistan’daki kendine müzahir olmayan iktidar uzaklaştırmak isteyecektir. İlkini başardı ama ikincisinde beklediği sonucu alamadı. Ermenistan başbakanı Paşinyan dağlık Karabağ’ın Ermenistan bütçesine vermiş olduğu yükü çok iyi bildiği için bundan kurtulmak istiyor. Ne Azerbaycan dağlık karabağ almak istiyor ne de Rusya burayı Azerbaycan’a vermek istiyor. Bunun engellenmesi için Paşinyan geçen hafta Moskova’ya çağrıldı ve dağlık Karabağ’ın statüsü belirlenmeden barış yapılmaması konusunda açıktan tehdit edildi. Şimdi geldiğimiz noktada Türkiye Ermenistan barış görüşmeleri en üst noktaya çakmasına ve Paşinyan barışa hazır olmasına rağmen ortalık birden karıştı. 24 Nisan bahane gösterilerek üç gündür Türkiye’de 1915’in 100. yılında bile olmayan Bir Ermeni Sorunu yaygarası kopartılıyor. Sebebi çok basit. Rusya Güney Kafkasya da sorunu bitmesini istemediği için Türkiye Ermenistan ilişkilerinin en hassas noktası olan Ermeni Sorunu hem Ermenistan’da ve hem de Türkiye’de birden gündeme geldi. Türk tarafından meseleye bakanlar bir istemezuk kampanyası başlattılar. Bunu Azerbaycan da ciddi anlamda destekliyor ve pompalıyor. Şunu sormak gerekir Zengezor koridorunu açamayan Azerbaycan Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesinden niye rahatsızlık duyuyor. Bunu Azerbaycan’ın milli menfaatleri adına mı yoksa Rusya’nın güney Kafkasya‘daki tarihsel çıkarları adına mı karşı çıkıyor. Peki Türkiye’deki sözümona Ulusalcılar Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine Ermeni Sorunu bağlamında mı karşı çıkıyorlar yoksa Rusya adına mı karşı çıkıyorlar. İşte gerçek soru bu. Bu soruya cevap veremezseniz Rusya adına tartışmaların tarafı ve odağı olursunuz. Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini istemeyen tek ülke Rusya’dır. Dertleri de dağlık Karabağı ellerinde tutmaktır. Türk milleti ve Türk milliyetçiliğinin geleceği açısından bir an önce hiçbir ön koşul ileri sürülmeden Türkiye Ermenistan ilişkileri derhal düzeltilmeli. Bunun üzerine itirazı olan okuyucularımız da gelecek günlerdeki yazılarımızda konuyu tartışmak isteriz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler