1. YAZARLAR

  2. Işın Erenoğlu

  3. YENİ KÜRESEL EKONOMİK DÜZEN SANCILARI
Işın Erenoğlu

Işın Erenoğlu

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

YENİ KÜRESEL EKONOMİK DÜZEN SANCILARI

A+A-


Amerika’nın Çin’e ihracatı 130 milyar$ iken, Çin’in Amerika’ya olan ihracatı 505 milyar$ [3]. 505milyar$ Çin ekonomisinin %5’ini oluşturuyor [1]. Ticaret savaşları, küresel liderlikte köprüden önceki son çıkış mı?

Gartner’ın 2018 raporuna göre; küresel pazarda yapay zekayla ilgili iş pazarının 2017’ye göre %70 artarak, 2018 yılında 1,2 trilyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Yapay zeka ile gelişen iş alanlarının 2022 yılında 3,9 trilyon dolara ulaşması, 2030 yılına kadar da toplam 15 trilyon dolar üzerinde değer katması beklenmektedir. İşte Amerika için bugünden yol ayrımının başlaması, Çine karşı mevcut dış ticaret dengesizliğine ek olarak 2030 yılında Çin’in yapay zeka başta olmak üzere, teknolojik odaklı pazarda lider olma stratejisi yatıyor. 2030 yılına, geçtiğimiz 10 yıldaki seyir doğrultusunda gidilirse Çin’in ekonomik gücünün Amerikanın küresel liderliğini sarsması ve doların reserv para birimi önceliğini kaybetmesi gündeme gelebilir. Amerikanın ekonomik kazanımlarının doların rezev para birimi olduğu dikkate alınırsa, bu durumu kaybetmemek adına ister adına siyasi savaş, ister ticari savaş yada daha net olarak, var oluş savaşı densin, kendisine bir çıkış yolu araması olasıdır.

Bu seneki Amerikan askeri savunma bütçesinin 700 milyar doları aşmış olması, [5] Amerikanın içinde bulunduğu varoluş savaşının yani küresel ekonomik savaşın askeri caydırıcılıkla desteklenmesinin bir göstergesidir.
 

Halen Çin’in ekonomisinin arkasında ucuz iş gücü olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz! Yalnızca Çin’de 1974 yılında kurulan ve günümüzde iphone telefonları üreten FOXCONN şirketi ve yine bir Çin firması olan Huawei’nin toplam patent sayısı 160.000’in üzerindedir. Ek bilgi olarak, önümüzdeki bir buçuk sene içinde, Çin’in yıllık patent başvuru sayısının Amerikayı geçmesi bekleniyor.

Peki Amerika Çin ile ilgili başka ne gibi tedbirler alabilir?

Belki daha önce göz ardı edilen Çin’deki insan hakları ve çalışma şartlarının zorluğu, şimdi Çin’e yeni yaptırımlar için bir argüman olarak öne sürülebilir. Bunun dışında Amerika, ticari savaşlarda üstünlük sağlamak için, Çin’e yeni vergi uygulamalarını yürürlüğe koydu.

Amerika’nın Çin ile ilgili aldığı ek vergi kararından, iki tarafında ekonomik açıdan etkileneceği malum. Ama Amerika daha az kayıpla bu uygulamadan, kazanan taraf olarak çıkacağını düşünüyor. Sebebine gelince; Amerika’nın Çin’e ihracatı 130 milyar$ iken, Çin’in Amerika’ya olan ihracatı 505 milyar$.[3] 505milyar$ Çin ekonomisinin  %5’ini oluştururken; 130 milyar$, Amerikan ekonomisinin %0,7’sini oluşturuyor.[1]  Amerika’da Çin’e ek vergi uygulanan kalemler arasında uçak lastiği, lityum bateri gibi kısmen ileri teknolojik ürünler bulunuyor. Akıllı telefon ya da monitörler gibi ileri teknolojik ürünlerse bu listeye dâhil değil! Yüksek fiyatları protesto edecek, çok kalabalık bir tüketici grubuyla karşı karşıya kalmak istenmemiş olabilir.

Amerika ek vergiler uygularken, Çin karşılığında Amerika’ya, vergi anlamında hiçbir adım atmadı mı diye soranlar olabilir. Çin’de,  Amerika’ya daha çok gıda gibi tüketim malzemelerinde olmak üzere %15 oranında ek vergi uyguluyor. Ama Çin’deki tedarikçiler, bunları Avusturalya gibi başka ülkelerden temin edebiliyorlar.  Bunun karşılığında, Amerika’nın ek vergi uyguladığı kısmen ileri teknolojik kalemleri, başka bir ülkeden aynı fiyata temin etmesi kolay olmadığı için, Amerikalı şirketlerin daha fazla zarar görmesi muhtemeldir. Peki üretimi/fabrikası Çin’de olan Amerikan markaları bu durumdan nasıl etkilenecek? Ya da Çin, gıda, tekstil, giyim gibi tüketim ürünlerine  ek vergiler uygulama kararı alırsa,ne olacak? Bunlar ayrı birer araştırma konusu olabilir.

Dolayısıyla gündemde Amerika ve Türkiye arasında yer alan haberler, geride bıraktığımız Cuma günkü Dolar ve diğer ülke kurlarına oranla Türk Lirasının rekor değer kaybı. Hemen arkasından, Amerika’nın Türkiye’den ithal ettiği çelik ve aliminyumdaki vergileri arttırması vb. konular aslında bu varoluş savaşının bir parçası olabilir.

Türkiye’nin bu rekabet içinde yer alması, katma değerli üretim yapan eğitimli nüfusa ve girişimciliğe bağlıdır. Tüm insanlık için,  güzel bir gelecek dileğiyle...

Sevgiyle kalın,

Referanslar:

[1] https://www.rand.org/blog/2018/07/the-us-china-trade-war-different-messages.html

[2] http://gpsworld.com/high-power-microwaves-and-lasers-defeat-drones-in-u-s-army-exercise/

[3] https://www.census.gov/foreign-trade/balance/c5700.html

[4] https://www.rand.org/pubs/research_reports/RR2423.html

[5] https://www.military.com/militaryadvantage/2017/09/the-2018-military-budget-whats-really-in-it

[6] https://www.gartner.com/newsroom/id/3872933

 

Önceki ve Sonraki Yazılar