1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Vatan kahramanlarımız hayat hikâyelerini NGAZETE Gazi Ne Diyor; Köşe Yazarı Mustafa KURUBACAK’a anlatıyor
Vatan kahramanlarımız hayat hikâyelerini NGAZETE Gazi Ne Diyor; Köşe Yazarı Mustafa KURUBACAK’a anlatıyor

Vatan kahramanlarımız hayat hikâyelerini NGAZETE Gazi Ne Diyor; Köşe Yazarı Mustafa KURUBACAK’a anlatıyor

Gazi ne diyor? köşemizin bu haftaki konunuğu Jandarma Uzm. Çvş. Aytekin BAŞER

A+A-

'Gece vakti bu dağlarda ya kurt gezer ya jandarma uzm. çvş. Aytekin BAŞER!' diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Biraz resmi yazışma gibi olacak konuşmalarımız ama netice itibarı ile konumuz bu.

 

Sevgili kardeşim Mustafa; öncelikle böyle bir köşe hazırlayarak Sayın Nuray başaran ve levent beye teşekkür ederim. En azından bizler içimizde birikmiş ama kimseye anlatamamış aslında anlatmak isteyip de bir türlü bizleri anlayacak insanlarla karşılaşamadığımızdan dolayı bu imkânı da değerlendirerek anlatmak istedim teşekkür ederim sevgili kardeşim.

 

Askerlik hayatıma 20.08.1989 yılında İZMİR NARLIDERE’DE çavuş adayı olarak kutsal görevime başladım.1991 yılı sonunda patlak veren KÖRFEZ KRİZİ nedeni ile 1992 Şubat ayında Şırnak ili idil ilçesinde son buldu. Askerlik hizmetinin bitimini müteakip 1992 yılı Temmuz ayında uzman Çavuş olarak vatan hizmetine devam ettim.

 

1992 Yılı Temmuz ayından 1998 yılı ağustos ayına kadar 9. Kor. İs. Svş. TB. K.lığı bünyesinde görev yaptım ve Ağustos Ayında Ege Ordu İs. Svş. TB. Bot Bl. K.lığı bünyesinde ve Kh. Srv Bl. K.lığı bünyesinde görev yaptım 2003 Yılı Ağustos Ayında DAĞ VE KOMD. TUG. İS. SVŞ. BL. K.LIĞI bünyesine atandım. Ülkemizin bölünmez bütünlüğüne kast eden bölücü terör unsurlarına karşı operasyon faaliyetlerine katıldım. Bir dönem de tugay personel şubede görev yaptıktan sonra birliğime katıldım.

 

Burada görev yaptığım dönemde, kızıl elma yolcusu olduğumu, neden hedefimizin kızıl elma olduğunu, geri gelmek gibi bir düşüncemizin olmadığını ve askerlik hizmetinin vatan savunmasının ne olduğunu bu kutsal vatan toprağı için gözünü kırpmadan canını ortaya koyan vatan evlatları ile birlikte görev yapmaktan her zaman gurur duydum. Duymaya da devam edeceğim.

 

Sevgili kardeşim,değerli dava arkadaşım;

 

3713 terörle mücadele kapsamında Yaralanıp, gazi sayılamama, malul gazi olamama neden olan olaya gelince, 03 Mayıs 2006 günü HAKKÂRİ merkezde bulunan, okula giden personel öğrenci çocuklarımızı ve Hakkâri otluca köyünde bulunan öğrenci yavrularımızı götüren servisin emniyetini almak üzere tim komutanı olarak görevlendirildim. Görevimin iki safhası vardı. Birinci safhası sabah gidilip öğle okuldan çıkan öğrencilerimizi alıp emniyetli bir şekilde evlerine ulaşımlarını sağlamak ve öğleden sonra da ikinci turda yine aynı görevi ifa etmekti.

 

Sabah görevini tamamladım ve öğle servisi için hazırlıkların ardından çocukları okula bıraktım. Öğrenci evlatlarımızı akşam almak üzere okuldan ayrıldım. Akşama kadar orduevinde bulunduktan sonra akşam 16.30 civarında okul önünde çocukları beklemeye ve çevre emniyetini almak üzere konuşlandık. Okulun dağılmasını müteakip çocukları alarak (Bir kobra, bir otobüs, bir kapalı man ve en arkada emniyet timi olarak Mercedes ünimoğ) olmak üzere otluca yoluna çıktık.

 

Okulun 100 metre ilerisinde MİT Bölge müdürlüğü 500 veya 600 metre ilerisinde ise FATİHLER J.Ö.H. TB. K.lığı mevcut. Yolda ilerler iken bu iki birimin orta yerinde bulunan virajın dönüşü esnasında B.T.Ö. tarafından yola daha önceden dört metre aralıklarla döşenmiş olan uzaktan kumandalı patlayıcının patlaması sonucunda emniyet tim aracının geçişi esnasında patlatıldı ve iki askerimin ve benim ağır yaralandığım elim olay gerçekleşti. Olay sonunda 3 ü ağır 11 kişi yaralandık ve etrafta bulunan sivil vatandaşlardan da yaralananlar oldu.

 

Anında J.Ö.H. Tabur komutanlığı olaya el koydu. Bizlerin emniyetini alıp askeri hastaneye sevkimiz sağlandı. Ardından VAN Asker hastanesine sevkimiz sağlanmış oldu. ve tedavi süreci başladı. Yüzümün sağ ve kafanın arka tarafından ağır şekilde yaralandım. 10 gün hastanede yattım. Daha sonra ise taburcu oldum.

 

Taburcu olduktan sonra ne ağrılarım dindi nede yaralarımın içinde olan şarapneller çıkarılabildi. Doktora her müracaatımda bunların çıkarılamayacağı FELÇ olma riskinin yüksek olduğunu ve çene kemiğinin kırılarak yanlış kaynamasından dolayı sinirlere baskı yaptığı, bu ağrılar ile yaşamaya devam edeceğim iletildi.

 

En Son olarak ise ANKARA MESLEK HASTALIKLARI HASTANESİNDE yapılan tetkikler sonucunda ise kanda vücudumda bulunan şarapnel parçalarından dolayı AĞIR METAL ZEHİRLENMESİ VE SOLVENT ZEHİRLENMESİ olduğu ortaya çıktığı bilgisine ulaştım.

 

 

 

                                                                                                                                                             Saygılarımla

 

                                                                                                         Jandarma uzm. çvş. Aytekin BAŞER

Kaynak: Vatan kahramanlarımız hayat hikâyelerini NGAZETE Gazi Ne Diyor; Köşe Yazarı Mustafa KURUBACAK’a anlatıyor - Gazi ne diyor?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.