Usta Sanatçılar, Türk Müziğinin İnceliklerini Bir Günlük Çalışmayla Müzikseverlere Sunacak

Usta Sanatçılar, Türk Müziğinin İnceliklerini Bir Günlük Çalışmayla Müzikseverlere Sunacak

Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı, Münip Utandı, Hüseyin Cem Durak, Şennur Dinleyen ve Eda Karaytuğ, Türk müziğinin inceliklerini hızlı ve uygulamalı şekilde aktaracak bir çalışmaya imza atacak

Levent Türkiye Spor Yazarları Derneği Lokali'nde 17 Şubat'ta gerçekleşecek etkinliğe katılanlar, pratik olarak nota, usul, makam gibi temel kavramları öğrenip Türk müziğinin derinliklerinde bir yolculuğa çıkacak.

Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı, çalışmaya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk müziğini birçok yerde, konserlerde dinlemenin mümkün olduğuna işaret ederek, "İnsanların hep eksikliğini duyduğu bir şey var; o da bu müzik hakkında bilgi sahibi olmak. Bunun açığını gördüğümüz ve fark ettiğimiz için çok değerli sanatçı arkadaşlarımla bir araya geldik. Bir tam gün boyunca meraklılarına Türk müziğini değişik boyutlarıyla, belki de hızlandırılmış bir atölye halinde anlatacak bir çalışma yaptık. Gerçekten güzel bir sonuç ortaya çıktı." dedi.

Türk müziğinin önemine işaret eden Taşçı, şu bilgileri verdi:

"Dünyadaki iki önemli müzik türünden biri olan, çok sesli batı müziğinin yanında tek sesliliğin zirvesine ulaşan Türk müziği hakkında çok güzel, bilgilendirici bir çalışma ortaya çıktı. Programın en başında müzik, makam, usul ve Türk müziğiyle ilgili küçük incelikler hakkında hiçbir şey bilmeyenlere dahi bir şeyleri öğretebilecek yönde bir açıklayıcı bilgilendirme yapacağız. Arkasından çok güzel pratik uygulamalar gelecek. Solist arkadaşlarımız vokal kullanmak açısından küçük teknik bilgileri izleyenlere aktaracak şekilde, uygulamalı birtakım çalışmalar içinde olacak."

Taşçı, bir ritim sanatçısının da uygulamalı çalışma yapacağını ve bendir ile esere nasıl eşlik edilebileceğini göstereceğini dile getirdi.

Başka bir sanatçının da vokal ile klasik anlamda üslup uygulaması yapacağını ve Türk müziğini klasik olarak nasıl okuması gerektiğini göstereceğini kaydeden Taşçı, "Bu çalışmaların ardından katılanlarla birlikte bir meşk unsurunu ortaya koyarak, usta çırak ilişkisini yansıtacak şekilde toplu icra yapacağız. Bu çalışmaya, atölyeye katılan bütün dostlarımız günün sonunda Türk müziği hakkında gerçekten kendilerinde çok farklı bir boyut hissedecekler. Çok heyecanlıyız. Bu çalışma sadece bulunduğumuz yerdeki çevremize hitap etmeyecek. Uzaklardan da davetler olduğu için yurt dışında da bu tür atölyeler gerçekleştireceğiz." diye konuştu.

Aylin Şengün Taşçı, çalışmayı kendi imkanlarıyla hazırladıklarını vurgulayarak, "Hiçbir kurum ve kuruluştan destek almadık. Biletlerimizi kendimiz satıyoruz. Bunun karşılığında gelecek dostlarımızla gerçek bir kaynaşma yaşayacağız. Bu kaynaşma, karşımızdaki insanlarla hem müthiş bir sıcaklık oluşturacak, hem de ortaya günün sonunda çok güzel bir eğitim süreci tamamlanmış olacak." ifadelerini kullandı.

"İyi icracılara ihtiyaç var"

Sanatçı Münip Utandı, Taşçı tarafından hazırlanan programda yer almaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyerek, "Musikimiz aslında iki temel üzerinde durur ve yükselir. Bir icra, bir de beste. İyi icracılara ihtiyaç var. Aslında bu bir yorum, perde müziği. Perdeleri çok lezzetli basmak, estetik kurallarına çok riayet etmek lazım. Ben bu etkinlikte yorum üzerine, yorum ağırlıklı bir çalışma yapacağım." dedi.

Önemli Türk müziği sanatçılarına dikkati çeken Utandı, şunları aktardı:

"Musikimiz yani icra sanatımız, Münir Nurettin Selçuk, Mesut Cemil, Bekir Sıtkı Sezgin, Alaeddin Yavaşça, Meral Uğurlu, Nevzat Atlığ’ın icraları ile daha birçok sanatkardan bugüne doğru bir şekilde gelmiş. Bizim de kendimizi bir emanetçi olarak görüp bunu gençlere, genç kuşağa, yeni jenerasyona doğru şekilde aktarmamız lazım. Yorum demek her türlü tasarruf yetkisine sahip olmak demek değildir. Musikinin de belli kuralları var. Ben gençlerimize bunları öğretmeye çalışacağım, bu hususta çalışmalarımızı yapacağız inşallah."

"Hem usul hem de bir serbestlik var"

Sanatçı Hüseyin Cem Durak, Türk tasavvuf müziğine değinerek, "Türk müziği dendiğinde sadece sanat ve halk müziği değil, orijininde aslında bu ruhun beslendiği Türk tasavvuf müziği çok önemli. Ben bu kıymetli projede Türk tasavvuf müziğinin biraz tarihine dair, hemen akabinde meşk usulleri hakkında katılımcılarla çalışacağım. Çalışma formatı olarak biraz daha serbest, tasavvufun ruhuna dahil olabilecek biçimde, çokluğun birliği mantığıyla hareket ederek, bu projedeki katılımcılarla birlikte meşklerimizi gerçekleştireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Katılımcılar için değişik bir tecrübe olacağını sözlerine ekleyen Durak, şöyle devam etti:

"Çünkü hem bir usul hem de bir serbestlik var. Dolayısıyla gelen kimse müziğin aslında kendi ruhundaki yolculuğuna da şahit olacak. Kendi ruhundaki yolculukla neler yapabildiğini ve müziğin bu manada ne kadar önemli olduğunu görecek. Aslında müziğin kendindeki ilahi, daha doğrusu ruhsal tarafa ne kadar çok yakınlaştırabildiğini ve ne denli samimi olduğunu katılımcılar tecrübe etmiş olacak."

Sanatçı Şennur Dinleyen de katılımcılara şan teknikleri ve akapella stili ile ilgili bilgi vereceğini ayrıca eski taş plak dönemindeki icracıların icralarını analiz edeceğini aktardı. Sesi doğru kullanmanın ve şan tekniklerinin bir günde öğrenilemeyeceğinin altını çizen Dinleyen, bunun bir başlangıç olacağını kaydederek, devamının gelmesi temennisinde bulundu.

"Karşılıklı bir meşk, duygu alış verişi yapacağız"

Sanatçı Eda Karaytuğ ise müziğin ve gazelin, duygu ve düşünceleri seslerde anlatma sanatı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Klasik dönemden, bizlerin feyz aldığı Hafız Post, Hafız Sami gibi üstatlardan aldığımız birikimleri, günümüz bilgileriyle de pekiştirip gençlere, ilgililere yaymaya çalışacağız. Gazel zaten bir kadına duyulan aşk, flört etme. İrticalen okunur, tamamen içinden geldiği gibi. Saz musikisinde, taksim edilen icranın insan sesiyle ve sözlü olarak icrasıdır. Bunu örnekleriyle anlatmaya çalışacağım müziksever dostlara. Çok güzel bir çalışma olacağını düşünüyorum."

Herkesin gazel okuyup okuyamayacağına dair ise Karaytuğ, "Tabii ki belli kriterler var. Ses yapısı, ses genişliği, hançerenin çok rahat dönüyor olması bunlar olmazsa olmazları. İyi bir makam bilgisi, kendi içinde trafiğini güzelce aktarmak, güzelce yönetmek... O yüzden tüm bunları çalışma içerisinde uygulamalı olarak göstereceğiz. Karşılıklı bir meşk, duygu alış verişi yapacağız. İnşallah faydalı oluruz diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

17 Şubat'ta gerçekleşecek etkinlikte neler var?

Her biri kendi alanında uzmanlaşmış sanatçılar Münip Utandı, Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı, Eda Karaytuğ, Şennur Dinleyen ve Hüseyin Cem Durak rehberliğinde gerçekleşecek olan etkinlikte, hiç bilmeyenlere de hitap edecek bir teknikle makam ve usul bilgileri aktarılırken, Türk müziğinde ses kullanma yöntemleri ve yorumlama teknikleri seçilen eserlerle birlikte detaylı bir şekilde ele alınacak.

Ayrıca ritim ustası İbrahim Dalıcı, salona dağıtılacak bendir sazlarıyla, katılanları müziğin ritmine davet edecek. Canlı olarak seslendirilen eserlere bendir vurarak eşlik edileceği atölyenin son kısmında katılımcılara koro halinde şarkı söyleme deneyimi de yaşatılacak.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler