Doğan Satmış

Doğan Satmış

Türkiye’nin Tarihini Değiştiren 110 Kadın

Dünyanın yarısı kadın… Her ülkenin de yarısı kadın. Dolayısıyla gelişmiş ülkeler, kadınlarının potansiyelini de kullanarak ileri gidiyorlar çünkü kadınlar üretime katkıda bulunuyorlar.

Bakıyorsunuz önde gelen ülkelerde yöneticiler kadın, bakanlar kadın, bilim insanları kadın, şirket yöneticileri kadın, çalışanların da önemli bölümü kadın.

Ancak Türkiye bu konuda pek arzu edilen noktada değil.

Ülkemizde hala yaklaşık 2 milyon kadın okuma yazma bilmiyor,  milyonlarca kadın çalışma hayatına dahil olamıyor, çalışan kadın sayısı önceki yıllara göre azalıyor, sendikalı kadın işçi sayısı düşüyor.

Hal böyle olunca, Türkiye ve benzeri ülkeler, ‘kadın potansiyeli’ni yeterince kullanamıyor. Oysa Türkiye’nin bir an önce bu potansiyelin farkına varıp, onları öne çıkarması, bu potansiyeli sonuna kadar değerlendirmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin kadınlarının potansiyeli de çok yüksek.

İşte bu konuda bir araştırma yaptım ve Türkiye’de, kendi meslekleri açısından ‘Tarihi değiştiren kadınları’ bulmaya çalıştım.

Karşıma onlarca isim çıktı.

Örneğin Nermin Abadan Unat 14 yaşında dört dil bilen bir genç kız iken kendi çabasıyla hayatının yönünü değiştirerek profesör olmuştu.

Yazar Halide Edip Adıvar bir asır önce Sultanahmet’te 100 bin kişiye hitap ettikten sonra bir ‘nefer’ olarak katıldığı Kurtuluş Savaşı’nda lidere muhalefet edecek ve sürgüne gönderilmeyi göze alacak kadar cesurdu.

Voleybolcu Neslihan, “Sen çok uyuzsun” diyerek kendisine spor şansı tanımayan vizyonsuz bir öğretmene rağmen dünya çapında ünlü bir sporcu olmuştu.

Yazarlar Ece Temelkuran ve Aslı Erdoğan, yurtdışını tercih ettiler ve buralarda daha çok tanınır haldeler.

Manken Didem Soydan kendisine o kadar güveniyordu ki, Beyoğlu’nda girdiği dükkânın hayatını değiştireceğini ve New York podyumlarının kapısını açacağını hissetmiş gibiydi.

Öyküleri baş döndüren kadınlar arasında Hitler’in elini sıkmayı reddeden arkeolog Halet Çambel de var, “Kadına adını koyan kadın” unvanı verilen yazar Duygu Asena da var, “Uğruna ölmeye değmeyecek bir hayat, yaşamaya değmez” diyen politikacı Behice Boran da…

Bir Afife Jale var ki, kadınlara tiyatronun yolunu açmak için kendi hayatını hiçe saymış, belki de bu yüzden genç yaşta ölmüştü.

Ya Kürt kızı Leyla’nın Türkçe bilmediği için ilkokulda sınıf arkadaşlarına alay konusu olduğu öykünün sonunda okula günlerce gidemeyişi…

 

Kızının “Bombanı getirdim” diye espri yapmasından sonra patlayan bomba ile aramızdan ayrılan Bahriye Üçok’u unutmak ne mümkün?

 

Hayatı doruklarda geçtikten sonra yokluk içinde ölen oyuncu Cahide Sonku geride “Cahide Sonku gibi ölmek” diye bir deyim bıraktı.

 

Bir Demet Suzan Mutlu var ki Trendyol ile internet çağının başarılarına imza attı. Koton’u kuran Gülden Yılmaz var, Big Chefs’i kuran Gamze Cizreli var. Bir Eren Özmen var ki, sırt çantasıyla gittiği Amerika’da uzaylara açılacak şirketler kurdu.

Ya Dilek Ergül, 10 kız çocuğu okusun diye ölümü göze alarak tek başına atladığı yelkenlisiyle okyanuslara açıldı, çocuğu gibi gördüğü teknesini dalgalara bırakıp, canını zor kurtardı.

 

Hollywood filmlerine imza atan yönetmen Deniz Gamze Ergüven, Türk kadınların içinde bulunduğu duruma isyanını şöyle dile getirdi:

“Türkiye’nin, devamlı olarak, açıkça ya da sübliminal şekilde kadınlara kırılgan oldukları vurgulanıp, anne olup evde kalmaları gerektiği söyleniyor. Eğer bir kadınsanız erkek gördüğünüz zaman utanarak yere bakmanız gerekir deniyor. Bu Orta Çağ’da görebileceğiniz bir şey.”

 

İşte tüm bunlardan yola çıkarak “Türkiye’nin Tarihini Değiştiren 110 Kadın” kitabını yazdım.

İnanılmaz öyküler karşıma çıktı. Bu 110 kadının Türkiye’nin Tarihini değiştirirken, ne zorluklara katlandıklarını gördüm. Bu zorluk kimi zaman bir babaydı, kimi zaman bir abiydi, kimi zaman bir kocaydı ve kimi zaman da, bir patron veya siyasi otoriteydi. Bazen de maddi olanaklar yetmiyordu. Ama bu kadınlar, zorlukları aştılar, bazen hayatlarını bile ortaya koyarak amaçlarına ulaştılar. Cezalandırılmak, hapse atılmak, sürgüne gönderilmek, aç kalmak yıldırmadı onları.

Kimler yok ki aralarında:

 

Nermin Abadan Unat, Dilek Ergül, Neslihan Demir, Muazzez İlmiye Çığ, Suna Kan, Betül Mardin, Ece Temelkuran, Halide Edip Adıvar, Gülse Birsel, Güler Sabancı, Perihan Mağden, İonna Kuçuradi, Elif Şafak, Tansu Çiller, Didem Soydan, Türkan Saylan, Gülriz Sururi, Sertap Erener, Adile Naşit, Ayla Erduran, Aydan Özoğuz, Yıldız Kenter, İdil Biret, Demet Evgar, Zerrin Pınar Türenç, Fatma Mina Urgan, Vasfiye Özkoçak, Ajda Pekkan, Ayşe Kulin, Halet Çambel, Alev Ebuzziya, Fahrelnissa Zeid, Ayten Gökçer, Bedia Muvahhit, Afife Jale, Keriman Halis Ece, Azra Akı, Zuhal Olcay, Duygu Asena, Behice Boran, Gizem Doğan, Sibel Kekilli, Leyla Gencer, Sezen Aksu, Safiye Ayla, Hadise Açıkgöz, Güher-Süher Pekinel, Güher Süher Pekinel, Sabiha Gökçen, Latife Uşaklıgil, Canan Dağdeviren, Ayşe Arman, Beste Mutlu, Ece-Ayşe Ege, Afet İnan, Serra Yılmaz,  Deniz Gamze Ergüven, Pınar Toprak, Feryal Özel, Naşide Gözde Durmuş, Tracey Kerime Emin, Melahat Bilge Demirköz, Nurhan Atasoy, Belçim Bilgin, Sabiha Sertel, Betül Kaçar, Bahriye Üçok, Zübeyde Hanım, Semiha Berksoy, Aslı Erdoğan, Türkan Şoray, Cahide Sonku, Işıl Karakaş, Nazlı Ilıcak, Leyla Zana, Oya Eczacıbaşı, Ayla Algan, Adalet Ağaoğlu, Jale Yılmabaşar, Defne Koz, Duygu Kayaman, Eren Özmen, Demet Suzan Mutlu, Gülden Yılmaz, Dilhan Eryurt , Tülin Şahin, Şahika Encümen, Zeynep Ahunbay, Selma Rıza Feraceli, Fatma Aliye Topuz, Hafize Gaye Erkan, Zuhal Demir, Ayhan Ulubelen, Perran Kutman, Hatice Safiye Ali, Muhibe Darga, Demet İkiler, Gamze Cizreli, Hümeyra, Nazan Eckes, Nazire Dedeman, Leyla Alaton, Şefika Kutluer, Bahar Korçan, Satı Kadın, Deniz Yılmaz Atakay, Elif Batuman, Emine Adelet Pee, Sabahat Filmer.

 

Şuna emin olun, Türkiye ancak kadınları ile ve onların üretime katkısı ile arzu ettiği refahı ve mutluluğu bulabilir.

Kadınlar yoksa Türkiye için refah da gelişmişlik de mutluluk da yok.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar