Türkiye’nin sessiz pandemizedeleri: Sokak hayvanları

Türkiye’nin sessiz pandemizedeleri: Sokak hayvanları

Yaklaşık 4 aylık süreç boyunca hayvanlar için sokaklarda olan gönüllüler, dernekler ve yerel yönetimler, Sputnik’e anlattı.

A+A-

Evcil hayvandan insana koronavirüs bulaşmadığını ortaya koyan bilimsel bulgulara rağmen panikle sokağa atılan ve pandemi öncesi de sokakta yaşayan hayvanlar, Kovid-19 salgınında neler yaşadı? Yaklaşık 4 aylık süreç boyunca hayvanlar için sokaklarda olan gönüllüler, dernekler ve yerel yönetimler, Sputnik’e anlattı.

Sokakta yaşayan ve sahipli evcil hayvanlar, Kovid-19 salgınında, tartışmaların odağındaydı. Ancak maalesef bu tartışmaların ekseni “Onları bu salgından nasıl koruruz?” ya da “İnsandan hayvana hastalık bulaşır mı?” sorularından ziyade “Evcil hayvanlar, insanlara virüs bulaştırır mı?” oldu. Halbuki ABD'de bir kediye ilk kez Nisan, Rusya'daysa Mayıs ayında koronavirüs teşhisi konulmuş, her iki örnekte de hayvanların aynı evi paylaştıları insanlar veya evi ziyaret edenler tarafından enfekte olma ihtimali üzerinde durulmuştu. Türkiye ve Rusya dahil pek çok ülkeden bilim insanlarının Kovid-19'un evcil hayvandan insana bulaşmayacağını net bir şekilde ortaya koymasına rağmen, özellikle salgının dünyayı etkisine aldığı ve vaka sayılarının hızla arttığı Mart-Nisan döneminde ABD, Kanada, Avustralya ve İngiltere gibi ülkelerin aksine Türkiye’de evcil hayvanını terk etme eğilimi artış gösterdi. Çeşitli veteriner hekim odaları, terk etme vakalarının artmasıyla birlikte “Evcil hayvanlarınızı sokağa bırakmayın” çağrılarını sıklaştırırken, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki bir petshop sahibinin “Vatandaş sokağa çıkma yasağını delebilmek için köpek satın alıyor” sözleri ise hayvanlara salgın sürecinde biçilen rolü özetlemesi bakımından kayda değerdi. 

‘Salgında Türkiye’de çok sayıda insan yoldaşlarına terk edilecek mal muamelesi yaptı’

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) pandemi ilan etmesiyle başlayan yaklaşık 4 aylık süreçte evcil hayvanların yaşadıklarına tepkili. HAYTAP Federasyon Başkanı Av. Ahmet Kemal Şenpolat Sputnik’e, Türkiye’nin evcil hayvanlarla sınavını şu sözlerle aktardı:

“Pandemi sürecinde Batı’dan farklı olarak, bizim ülkemizde insanların panik halinde hayvanlarını daha fazla terk ettiğini gözlemledik. İnsanlar dostlarına, yangında ilk terk edilecek eşya muamelesi yaptılar. Üye derneklerimiz üzerinden bakım evlerine terk edilen hayvan sayısındaki artışı bizzat gözlemledik. Türkiye’de zaten pandemi öncesi de hayvan sahiplenme oranı Batı’ya göre oldukça düşüktü. Belli bir cins peşinde koşan ve hayvanları yüzlerce dolar para verip satın alanlar, zaten hayvanları bir meta olarak gördükleri için onları ilk terk edenler oluyor. İnsanlar kendilerine yoldaş aramıyor, arabam şu marka, köpeğim şu cins olsun kaygısı içinde. Türkiye’de kör veya topal bir hayvan sahiplenme oranı binde 1 bile değil. Bu bakış açısı yaygınken, maalesef salgın sürecinde hayvan terk edilme oranlarının yüksek olması da zaten olasıydı.”

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.