Türkiye’de Çocuk Evlilikleri Önlenebiliyor mu?

Türkiye’de Çocuk Evlilikleri Önlenebiliyor mu?

Tüm dünyada erken yaşta çocuk evlilikleri bir türlü istenen düzeyde yavaşlatılamıyor.

100 ülkeden 1300 sivil toplum örgütünün katkı sağladığı ‘‘Girls Not Bride’’ (Gelin Değil Kız Çocukları) adlı uluslararası ağa göre, her yıl 12 milyon kız çocuğu evliliği yapılıyor.

2012 yılında kutlanmaya başlayan Dünya Kız Çocukları Günü’nün sekizinci yılına gelindiğinde Girls Not Bride’ın listesinin ilk sıralarında çok büyük ölçüde Afrika ülkeleri yer alırken Türkiye’de kız çocuk evlilikleri oranı yüzde 15 olarak gösteriliyor.

Türkiye’deki resmi verilerse bu oranın çok altında.

11 Nisan Dünya Nüfus Günü için hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaşan TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 2009 yılında yüzde 8,1 olan çocuk evliliği oranının 2019’da yüzde 3,1’e düştüğünü açıkladı. TÜİK’in raporu, 16-17 yaşlarındaki evlilikleri ortaya koyarken bu yaş grubunun altında evlilik yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşmuş değil.

Türkiye’de en çok çocuk evliliği Gaziantep’te yapılıyor

Ancak aynı rapor, 15 yaş altında 142 kız çocuğunun geçtiğimiz yıl doğum yaptığını da gösteriyor.

Veriler 16-17 yaş grubunda olan 17 bin 47 kız çocuğunun evlendirildiğini ortaya koyarken en çok erken yaşta evlilik yapılan şehir, 1245 evlilikle Gaziantep.

Gaziantep’i, 1050 erken yaşta evlilikle İstanbul, 1000 evlilikle Şanlıurfa, 778 evlilikle Hatay ve 688 evlilikle Van takip ediyor.

Gümüşhan: ‘‘Van’da kız çocukları annelerinin kaderlerini yaşamak ve erken yaşta evlenmek istemiyor, cezalar yükseltilmeli’’

Listenin beşinci sırasında yer alan Van’da altı yıldır kız çocuk evliliklerinin önlenmesi için güçlü bir sivil toplum faaliyeti yürütülüyor. Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) köy köy yaptığı saha çalışması ise kız çocukları, aileler, muhtarlar ve imamların bilinçlendirilmesi için uğraşıyor.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan YAKA-KOOP’tan Gülmay Gümüşhan, “Erken yaşta evlilikler azaldı dense de hala sürüyor. Biz bir ihbar üzerine bir okula gittikten orada kız çocuklarının ‘annelerimizin kaderini yaşamak istemiyoruz’ tepkileri ile karşılaştık. Evlenmek istemiyorlardı. Sonrasında 118 köyde çalışma yaptık. Buralarda imamlar imam nikahı yaptıkları için eleştirilir. Ancak gördük ki tayinle gelen imamlar devletle köy halkı arasında sıkışmış. Bir imamın eşi gece 12’de nikah için evlerine gelindiğini söyledi. Dolayısıyla belki de önce muhtarların değişmesi gerek. Gençlerin, bilinçli insanların muhtar olması gerekiyor. Biz de zaten muhtarlarla çalışma yaptık. Ardından 10 kuaförle çalışma yaptık. Bu kuaförler 18 yaşındaki küçük çocuklara gelin saçı yapmayacaklarını açıkladılar. Sonra gelinlikçi, terzi, matbaacı, fotoğrafçılarla çalıştaylar yaptık. Ancak bütün bu sonuçların sonunda Van hala kız çocukları evliliklerinde beşinci sırada. Bence kız çocuklarının istismarının engellenmesi caydırıcı cezalar verilmeli’’ dedi.

Avukat Arın: ‘‘Kız çocuklarının sömürülmesi için ellerinden geleni yapıyorlar’’

Kadın ve çocuk istismarı üzerine Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı kurucusu Canan Arın, Türkiye’deki kız çocuğu evliliklerinin TÜİK’in yayınladığı verilerin üstünde olduğunu ve Türkiye’deki siyasi iklimin kız çocuklarının istismarının giderilmesine imkan vermediğini söyledi.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Avukat Arın, ‘‘AKP’nin ve bağlı kuruluşlarının verdikleri rakamlar doğru değil. Yaşadıklarımız küçücük çocukların evlilikle kendilerinden 15 yaş büyük adamın cinsel istismarına sunmak için ısrarlı görünüyor. İstanbul Sözleşmesi’ni her fırsatta eleştirmek ve kaldırmaya teşebbüs etmek başka türlü nasıl yorumlanabilir? Medeni Kanun’a göre, 17 yaşından önceki cinsel beraberlikler, ‘evlilik’ diye değerlendirilemez. Kız çocuğunun erken yaşta evlendirilmesi yalnız cinsel istismarı değil her şekilde istismarı anlamına gelir. Düşünsenize, eğitim hakkı elinden alınıyor. Çocukluğunu yaşayamıyor. Evlilik adı altında gönderildiği evde ‘işçi’ olarak kullanılıyor, çok küçük yaşta olduğu için kendinden büyüklerin mutlak itaatine bırakılıyor. Erken yaşta mümkün olduğu kadar çok çocuk sahibi olmaya zorlanıyor. Dünya Kız Çocukları Günü’nde Türkiye hemen her konuda olduğu gibi bu alanda da tamamen geri gidiyor. Kız çocuklarının sömürülmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Kadını, insan ve birey olarak kabul etmiyor. Ve elden geldiğinde Medeni Kanunu delmeye çalışıyoruz. Biz kadın haklarında ileri gitmek değil, bilakis mevcutları korumak için savaşıyoruz’’ dedi.

Avukat Moroğlu: ‘‘6 yılda 232 bini aşan çocuk evlilikleri önlenmeli ve müfredattaki cinsiyet ayrımcılığını kökleştirecek bilgiler kaldırılmalı’’

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB)de bir açıklama yayınlayarak son altı yılda 232 bini aşan çocuk evliliklerinin önlenmesini istedi.

İKKB Koordinatörü Avukat Nazan Moroğlu tarafından yayınlanan açıklamada, ‘‘Dünya kız çocukları günü bir kutlama günü değil, sorunları ve çözüm yollarını bir kez daha gündeme getirme günüdür. 2020 yılı için seçilen ana başlık ‘benim sesim, bizim eşit geleceğimiz’ (my voice, our equal future). İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği olarak, nüfusumuzun yüzde 29’u olan kız çocuklarına laik ve bilimsel temele dayalı kaliteli bir eğitim verilmesini istiyoruz. Cinsiyete dayalı ayrımcılıkları kökleştirecek bilgilerin müfredattan çıkarılmasını, karma eğitimden ödün verilmemesini, kız çocuklarının okullaşma oranını düşüren 4+4+4 kesintili eğitim sisteminin kaldırılmasını, kesintisiz temel eğitime geçilmesini, son 6 yılda 232 bini aşan çocuk evliliklerinin önlenmesini, kız çocukların ihmal ve istismardan korunması için kararlı bir devlet politikası uygulanmasını, kız çocukların sesinin, eşit bir gelecek taleplerinin özenle yerine getirilmesini bekliyoruz’’ dendi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler