Nuray Başaran

Nuray Başaran

'TUHAF HABER'İN KONUŞTURDUKLARI -2- KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE KONUŞTUM

A+A-

Bir haftadır Türkiye gündemini meşgul eden bir 'tuhaf haber'in tuhaflığını gazetecilik tecrübemle nasıl çözerimin derdine düştüm. 

Tayyip Erdoğan'ın söylediği gibi bu olay siyasi literatüre o meşhur tekerleme olarak mı girecek , yoksa zaman içerisinde gerçekler mi ortaya çıkacak? 

Tuhaf haberin bir dizi kaynakları olduğu açık. Talat Atilla, 'kaynağım CHP'li biri' diyor. 'Sayın Kılıçdaroğlu'ndan açıklama bekliyorum. Yoksa ben açıklayacağım' diyor. Ancak sonrasındaki söylediklerinden anlıyoruz ki, Kemal Bey ile doğrudan bir görüşme yok. Zaten sonrasındaki açıklama tadındaki yazısında da 'bir şekilde doğrulattım' diyor. 

Şimdi buraya kadar olan durumda ortada henüz bilinmeyen bir CHP'li var. O CHP'li ki Talat Atilla'ya Kemal Bey'den haberi doğrulattığını söylüyor. Bir nevi Talat Atilla'nın haber kaynağı. 

Talat Atilla şimdilik haber kaynağını açıklamayacağını söyledi. İleri ki günlerde bu durum değişir mi bilmiyoruz.
Şimdilik  olayın aydınlanması için en kilit isim  o CHP'li. Peki o CHP'li kim? Gerçekten Kemal Bey ile görüştü mü?  

Kemal Bey o kişiye ne dedi? Gerçekten Atilla'nın haberini doğruladı mı?

Dün TBMM'de görüştüğüm Kılıçdaroğlu'na bunları çok açık sordum. Kemal Bey kendisine bir CHP'linin bu soruyu veya bu bilgiyi hiçbir şekilde sormadığını net bir şekilde söyledi. Ve dolayısıyla böyle bir doğrulamanın da olmadığını açıkladı.

Sohbetimizden  anladığım kadarıyla, Kılıçdaroğlu son yerel seçimlerden sonra CHP'nin kazandığı ivmeyi arttırmak ve CHP'yi iktidara götürmek üzere bir yol haritası çizmiş durumda. Hedefi net ve belli. Ve belirlediği yol haritasının dışına da bundan sonra çıkmayacak. Bundan böyle mevcut yönetimin Türkiye'yi hangi alanlarda ve nasıl yönetemediğine ilişkin tespitleri ortaya koyup toplumun rahatsızlıklarını dile getirecek. 

Bu tuhaf haber ile ilgilenmeyi de bir o kadar tuhaf buluyor. Diğer taraftan Muharrem İnce'nin yapılan 'tuhaf haber' ile ilgili hukuk yoluna başvurmasını yerinde buluyor. En azından hukuk yoluyla gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyor.

CHP'nin içerisinin karıştırılması olarak gördüğü konuya ilişkin parti içinde çok da fazla yapacak bir şey olmadığını düşünüyor.

Zira herhangi bir disiplin ya da soruşturma açmak için elde 'tuhaf' gazete yazısı dışında bir şey olmadığını söylüyor. Kaldı ki konunun ancak hem Talat Atilla'nın konuşması, hem de hükümetin elindeki devlet imkanları ile aydınlatılabileceğine inanıyor.  

Bu komplonun içinde herhangi bir CHP'linin varlığı düşünülse bile, bu durumun ancak hükümet tarafından çözüleceğine inanıyor.  'Hükümet açısından sadece telefon kayıtları incelenerek  bile gerçekler ortaya çıkarılabilir' diyor. Ve hükümetten beklentisi de olayın aydınlatılması yönüne çalışma yapılması. 

Gördüğüm kadarıyla Kemal Kılıçdaroğlu partisinin birlik ve bütünlüğünden şüphe duymuyor. CHP'nin iktidara yürüdüğü için bu tür olayların olduğuna inanıyor. Ve CHP'nin kısa bir süre sonra iktidara geleceğini düşünüyor.

Bu arada bu satırları yazdığım sırada Ali Babacan ilk kez Habertürk Televizyonu'nda Fatih Altaylı'ya konuşuyordu.

Yani gelinen noktada ; Ak Parti içinden Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu olmak üzere iki ayrı parti çıkacağı artık kesin. 

Aslında hep CHP'de olan bölünme,  bu kez ilk kez sağ bir partide ve 17 yıl iktidarda olan bir partide yaşanıyor. Yani asıl karışıklık belki de bu iki partinin kurulmasıyla Ak Parti'de yaşanacak. 

Bu arada, Ak Parti bölünürken ve içinden iki parti çıkarken bu durum diğer partilerde de bir  kelebek etkisi yaratacak mı? Ya da o partilerde de bir mitoz bölünme senaryolarıyla karşı karşıya kalacak mıyız?

Zira kulislerde yakın zamanda hem İyi Parti, hem de MHP'de de iç hareketlenmelerden bahsediliyor. HDP'de ise eş başkanlığın iki ayrı başkanlığa dönüşerek bölüneceği dillendiriliyor. Yakında bunları da bu köşeden yazacağım.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum