1. YAZARLAR

  2. Nuray Başaran

  3. TRUMP MI DÖVER, TAYYİP Mİ?
Nuray Başaran

Nuray Başaran

Yazarın Tüm Yazıları >

TRUMP MI DÖVER, TAYYİP Mİ?

A+A-

Başlık iddialı ama bir o kadar da gerçek. Dün iki liderin ne kadar çok birbirine benzediğine ve iç siyaset üzerinden dış politika gerçekleştirdiklerine örneklerle değinmiştim. Gelişmelere bakınca,  ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimler yaklaştıkça;  Trump’ın siyasetinin daha da sertleşeceği kaçınılmaz görünüyor. Ve bu savaşın sadece ‘Dolar kuru’  ve Brunson ile de sınırlı kalmayacağı şimdiden belli.  Nitekim  , ‘Brunson bırakılacak. Bırakılması da hakkı. Bırakılsa bile Türkiye’ye yaptırımlar sürecek’ şeklindeki açıklamalar,  Trump’ın  Türkiye’ye karşı savaşının devam edeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bayram öncesinde Doları zapturap altına alan Türkiye’de,  tatil sonrası Dolar’da yeni bir dalgalanma beklentisi artarken, bu artışa neden olacak Trump’ın Ortadoğu’daki  yeni hamlelerine de hazır olmakta fayda var diye düşünüyorum.

 Özellikle ABD’de ulusal barışı sağlama adına , askeri hamleler dahil olmak üzere her türlü olasılık üzerine çalışan Trump,  hedefine Türkiye’yi yerleştirmiştir. Türkiye’nin en büyük sratejik silahı, ‘MİLLİ DURUŞ’ ve ‘MLLİ BİRLİK’ olduğuna göre , gelişmelere bakınca en önemli ihtiyaçlardan birisi de ‘MİLLİ VE BÜYÜK KOALİSYON’u oluşturmak olacaktır.

Bu nedenle ‘devlet aklı’ tüm partilerin içinde yer alacağı koalisyonu kapalı kapılar ardında konuşurken; özellikle Ortadoğu’daki bazı yeni ve farklı birlikteliklerin Türkiye’yi zor duruma düşürmek için dizayn edildiği de bilinmektedir. Bu noktada, Türkiye’nin Avrupa ve İngiltere ilişkileri her zamankinden daha hassas ve önemli hale gelmektedir. Ancak buna bir de bölgedeki mevcut enerji sahalarının paylaşımı ve pazarlığı eklenirse, (ki ABD’deki kasım seçimleri öncesi TRUMP bu hamleyi de kuşkusuz çekinmeden yapacaktır. Ki Trump göreve geldiği ilk günlerde , Türk Akımı’na karşı olduğunu da net bir dille söylemişti. ) bu da bölgedeki karışıklığın daha da artmasına neden olabilecektir. Hatta bu durum bölgedeki ABD’nin yeni üslerini kullanmasına kadar gidebilme ihtimalini de taşıdığına göre, tedbirleri şimdiden A-B-C planı olarak çok seçmeli yapmakta fayda olacaktır.

Bu Brunson’un serbest bırakılması kadar basit olmadığı gibi,  Türkiye Brunson’a bu saatten sonra teslim olmayacak kadar da büyük bir devlettir. Ve bunun gereğini yapmalıdır. Bunun gereği de,  oyunu kuralına göre oynamaktan geçer. İçerde tam birlik bütünlük. Dışarda ise Trump’ı zorlayan demokratlarla lobi yürütmek,  stratejik hamlelerden sadece bir kaçıdır.  Türkiye Gülen’in iadesi için harcadığı paranın yarısıyla,  pekala ABD’de Kasım ayı seçimleri öncesinde demokratlar ile diyaloğa geçebilir. Hazır Trump’ın yumrukları ABD’de ‘AZİL’ sopasıyla kırılmak istenirken,  Türkiye  de yeni dönem için yeni yollar bulabilir.  Bu fay hatlarımızda ‘DEPREM’ oluşturmaya çalışanlara karşı verilecek mücadelenin de önemli ayaklarından biri pekala olabilir. Yoksa,  Halkbank’tan ÖSO’ya kadar uzanan argümanlarla  karşımıza çıkarılan savaşta barışı beklemek nafile bir durumdur.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.