SORGULANMASI GEREKEN?!

SORGULANMASI GEREKEN?!

Fetullahçılar'ın AKP eliyle devlet içinde etkin yerlere getirildiği dönemde (2004) MGK kararları dikkate alınmadı?!

Nüans?!

O gün MGK'da "FETÖ tehdidi"ne dikkat çekilmişti, 15 Temmuz'da ise dikkate alınmayan tehdit "darbe" yapmıştı!?

Nitekim...

2011'de Balyoz ve benzeri davalar sonucu TSK'dan büyük bir kitle hapisteydi.

Savcı ve hakimler bir şey yapmıyordu.

Rastgele toplu tutuklamalar vardı ve bunlarla TSK'ya mesaj veriliyordu.

Mesaj, aşağılamak ve kendi kadrolarına yer açmaktı.

Bu askerlerin hepsini 1 Ağustos 2011 tarihinde başlayacak 2011 YAŞ toplantıları öncesinde dönemin Genelkurmay Başkanı Koşaner'e attıracaklardı.

Bu suça ortak olmayacaklarını belirten Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve üç kuvvet komutanı emekliliklerini isteyip görevlerinden istifa ettiler.

Hal böyleyken...

Bu istifaların ardından Genelkurmay'ın baş'ına atanan Necdet Özel döneminde, "gözetim altında olan" Fetullahçılar, "kilit pozisyon"lara getirildi, darbe'yi de onlar yaptı?!

Necdet Özel niye Fetullahçı subayları kilit pozisyonlar'a getirdi?!

Sorgulanması gereken bu! 

Çünkü 2004 MGK'sında etkili pozisyonda olmayan Fetullahçılar, Ak Parti'nin 'siyasi iradesi'nin yansıması olarak "Genelkurmay Başkanlığı" görevine getirilen Necdet Özel dönem'inde TSK içinde "kilit pozisyon"lara atanıyorlar.

Yani?!

Ak Parti iktidar'ının "nitelikli katkısı" ile Gülen Cemaati devlet içinde devlet oluyordu.

Hayat memat nüans burada!

Demem o ki:

15 Temmuz sonrası, Fetullahçılar "terör örgütü" başlığı altında değerlendirilmeye başlandı.

Bu kapsamda "Fetullahçı olmak" suç oldu, adı da "FETÖ" diye konuldu.

Demem şu ki:

Özkök ne yapmalıydı, siyasi irade'ye rağmen, onların suç olarak görmediği ile mücadele mi etmeliydi?!

Nüans?!

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı almaya geldiklerinde, 2004 MGK'sında yapılan uyarı'yı ciddiye almayan iktidar, o zaman Gülen'i tehdit olarak ciddiye alıyor.

Aksi takdir'de, "askeri vesayetle mücadele" başlığı altında FETÖ, PKK ile birlikte açılımlara devam edecekler.

Derken, araya 17-21 Aralık süreç'i giriyor, 3 Y'nin tek'i olan "Yolsuzluk" üst başlığı çerçevesi'nde.

Sonrası malum:

15 Temmuz'a akan süreç yaşanıyor!

Bile bile veya göstere göstere "Lades".

Öncesinde, "beyzbol sopalı" Obama fotoğrafları..

Clinton'un seçim kampanyasına bağış yapan Fetullahçılar enstantanesi...

AKP koalisyon'unun ayak'larından tek'ini (Fetullahçılar) ayrıştırıp Erdoğan'ın üzerine sürüyorlar.

NATO/ŞİÖ makas'ı kapsamında, Gül de Erdoğan'dan uzaklaşıyor.

HDP/Kandil/Barzani ise kontrollü mesafe koyuyor.

Gökçek de Erdoğan ile arasına mesafe koyuyor, metal yorgun'u vb denilip kenara çekiliyor.

Hülasa:

2004 MGK'sında yapılan uyarı'ya kulak'ını tıkayan Ak Parti ya da AKP iktidar'ı.

Fetullahçılar ne istedi ise veren yine AKP iktidar'ı!

Kendi beyanları, "Kandırıldık Allah affetsin"den ibaret değil ki.

Yani atanmışlar değil, seçilmişler.

FETÖ denilen Gülen Cemaati ile ilgili uyarıları iktidar ciddiye almamış, ne istediler ise vermiş.

24. Genelkurmay Başkanı Özkök de, AB arka planı üzerinden saflaşmış, "En baştan siyasi iktidar'a karşı sorumlu olduğumu kabullendim" diyor; seçilmiş değil atanmış olduğunun altını çiziyor:

"Siyasi iktidar'ın talimat'landırmadığı alanlarda bekledim, bir atanmış olarak sadece tehlike'ye dikkat çektim, başka türlüsü siyasi iktidar ile mücadele'ye girerdi."

Yani?!

"Tehdit değerlendirme" konusunda bir farklılık olmasa da, 28 Şubatçılar ile sadece sorun çözme tekniğinde ayrışıyor, söylediği bu!

Netice:

Orgeneral Özkök, kibarca "ortada takdir'e yani övgüye şayan bir durum var ise muhatap dönemin siyasi iradesidir" diyor!

Yani?!

Eleştirilecek, kızılacak bir durum var ise muhatap dönem'in siyasi iradesi'dir, Erdoğan, Gül, Arınç vb isimler diye doğru adres'i işaret ediyor.

Ezcümle:

"FETÖ ile Mücadele" üst başlığı kapsamında, Erdoğan işaret parmak'ı ile karşı tarafı gösterirken, üç parmak'ının da kendisini gösterdiğini unutmamalı!

BOP'ta, 3 Kasım 2002 sonrası Türkiye'yi "atanmışlar" değil "seçilmişler" yönetti.

15 Temmuz da siyasi irade'nin atadıklarının eseri değil mi?!

Hasılı:

TSK'nın Fetullahçılar konusundaki pozisyon'u, 2004' MGK'sı kapsamında ortada.

Hal böyleyken...

AKP, MİT, Emniyet İstihbarat'ın o dönem ve sonrasındaki pozisyon'ları nedir, bakmak gerekmez mi, "Haliçteki Simonlar" kitabı nasıl yazıldı, niye gizli saklı basıldı?!

Kaldı ki, 4. Güç Medya FETÖ ile mücadele kapsamında ne kadar görevini yapmış, kimler Fetullahçılar'ın hanut gezi davetlerini kabul etmiş, methiyeler düzmüş!?

Liste uzun, o isimlerin önemli bir kısmı halen aktif olarak medya'da, ya köşe sahibi ya da yönetici pozisyon'undalar.

İlker Başbuğ ve Hilmi Özkök'ü hedef alan yazı'ların ardında, yine o aynı isimler var!

"2007 öncesinde asker darbe yapacak" dedikodusunu yayanlar Gülenciler, dönem'in Emniyet İstihbaratı idi.

Ava giderken avlanmışlar.

Türkiye'de şu an benzer dedikodular dolaşıyor ise her şey'i konuşup 3 Y'nin "Yolsuzluk"unu ve "Rüşvet"i konuşmamak, yolsuzluklardan bahsetmemek, gerçek güvenlik açığını yok saymak değil mi?!

Türkiye çürümüş ise bunun siyasetçi, yüksek bürokrat, medya, iş dünyası ayakları tek tek ortada!

Hazine tamtakır, "delege harp" kapsamında İdlib'teyiz, Libya'dayız!

İçeride hala "meleklerin cinsiyeti"ni tartışan, tartıştıran o baş'lar.

Dün ROK'tu, Baransu idi, Aytaç idi, şimdi Metiner, Şahin vs vs.

Aynı şeyleri tekrar ederek farklı sonuç'lar elde etmek mümkün değil ise dün'ün FETÖ'cü psikolojik harekatları ortada, bugünküler de?!

Ar damarı çatlamış olana ne söylense boş, arsız her daim arsız!

Cevap'ını arayan bir başka hayat memat soru şu:

FETÖ'nün siyasi ayak'ı polemik'i kapsamında, 15 Temmuz'u istihbarat'ın atanmışlar'ı mı yaptı yoksa istihbarat'ın seçilmişler'i mi?!

Bir başka soru da şu:

Brüksel'deki yeni NATO binası başta olmak üzere Beştepe'deki Başkanlık Sarayı, MİT'in Kale'si vb Alman'ların inşaat'ı ise hangi NATO?!

Anlaşılmadı, daha açık yazıp soralım:

15 Temmuz'da çeyrek darbe'yi atanmışlar mı yaptı yoksa seçilmişler mi?!

Cevap atanmışlar ise Necdet Özel'i kim seçti, nasıl seçti, niye seçti?!

İşte yanıtı:

https://eksisozluk.com/cuneyt-sasmaz--2958661

Ortada çelişki yok!

Demem o deme değil şu deme:

Beyan esas, itimat da kontrol'e mani değil ise dönem'in tüm isimlerini sorgulamak mümkün. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler