Prof. Dr. Erkan SEVİNÇ

Prof. Dr. Erkan SEVİNÇ

SİSSUS

A+A-

Covid-19 salgını nedeniyle sağlık alt yapısının, hastanelerin, hekim ve sağlık çalışanlarının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Devlet hastaneleri yanı sıra donanımlı özel hastaneler pek çok vatandaşımızı sağlığına kavuşturmaya devam ediyor. Haziran ayı itibariyle de yavaş yavaş normale dönüş başlıyor. ”Yeni Normal” adını verdikleri bu dönem sıcak yaz aylarına denk gelecek ve ülkemizin turizm destinasyonlarında bir yoğunluk yaşanacak. Bu tatil yörelerinden biri de Çeşme.

Çeşme’ nin yaşamımda çok önemli yeri var. Daha önce tatil amaçlı gittiğim bu şirin ilçe’ de 2006 da hizmete giren ilk özel hastanenin başhekimliğini üstlenince yaz kış yaşamaya başlamıştım. Hastanenin kapandığı tarihe kadar 7 yıl görev yaptım.

Sissus (Cyssus) Çeşme’ nin eski adı. Tarihteki 12 İyonya kentinden biri olan Eritre (Erythra) nin iskelesiydi. 11.Yüzyılın sonlarında büyük Türk denizcisi Çaka Bey sayesinde Türk egemenliğiyle tanıştı. Hastanenin kurucu hekim ortakları hastaneye bu ismi verip Ilıca’ daki arazilerine sağlık tesisini inşa etmişler. İnşaatın son aşamalarında katıldım ekibe. Hastane sahibi hekimler, Başhemşiremiz Mürvet ile hastanenin açılabilmesi için epey uğraş verdik. Kadro tamam altyapı tamam. Geldik ruhsat aşamasına sonra da açılacağız. Yaz sezonuna yetiştirmek gerek hastaneyi.

 

Evraklarla Ankara yoluna koyuldum. Sağlık Bakanlığı’na pazartesi sabahı dosyayı teslim ettim. Yakındaki bir otelde kalarak takipteyim. Her gün gidiyorum bakanlığa dosya hala o odadan bu odaya,perşembe oldu. Ertesi gün de onay çıkmazsa sonraki hafta da Ankara’ da kalmam gerekecek. Hastaneyi kuranlar ve işe başlayacaklar da sabırsız. Çeşme de kalabalıklaşıyor. Cuma sabahı çektim lacileri, grand tuvalet bakanlıkta aldım soluğu. Yazı müsteşarın önünde bakan imzasını bekliyormuş. Sorduğumda “15 gün içinde imzalanır biz size göndeririz” dediler. Bakana çıkmaya karar verdim. Profesör kimliğim var ya. Özel kalem müdürü “Sayın bakanımız çıktı, cuma namazından sonra dönmeyecek “dedi. Müsteşarlardan birinin adını verdi ve evrağı imzalayabileceğini söyledi. Hemen odasında aldım soluğu. Özel kalem “Randevunuz yok ama cumadan birazdan gelir, sizi görüştürürüm hocam” deyince biraz rahatladım. Beyefendi geldi ve odasına alındım. Biraz üniversiteden biraz sağlıktan söz ettikten sonra kelamımı anlattım. Sorular başladı.

 

“Neden böyle Hristiyan ismi koydunuz ?”

“Efendim bu Çeşme’ nin antik dönemdeki ismi. Ben arkadaşlara çok ısrar ettim. Şifa koyalım diye ama burası turistik bir yer, yabancılar için böyle bir isim daha uygun düşer dediler. Turizm ülkemizin en büyük gelir kaynaklarından.”

 

“Hastane kadrosunda türbanlı çalışanları istihdam ettiniz mi?”

“Tabii ki. Zaten kurucu ortaklarımız hepsi milliyetçi muhafazakar. Namazında niyazında insanlar. Ben bugün bu işler nedeniyle cumaya gidemedim. Kaza namazı kılacağım akşam.”

 

Bu minvalde sorular devam ediyor ve usülüne uygun cevaplar veriyor, beyefendinin kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldırıyorum. Ve imza atıldı. Sissus açıldı.

 

Devlet Hastanesi’ nin yetersiz kaldığı ilçede Özel Sissus Hastanesi çok yararlı hizmetler yaptı. Dahiliye, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kulak burun boğaz, nöroloji, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi, ortopedi, göz hastalıkları ve beyin cerrahisi başta olmak üzere tıpta önemli dallarda çok iyi hekimlerle çalıştık. Kadro 15’i uzman, 5’i pratisyen hekim olmak üzere toplam 20 doktor ve 75 personelden oluşuyordu. Bünyemizde 2 ameliyathane, doğumhane, erişkin ve çocuk yoğun bakım bölümleri vardı. 2 ambulansın görev yaptığı hastanede acil servis dahil 7 gün 24 saat 12 ay  hizmetteydik. Hasta odaları 5 yıldız kalitesindeydi. Sadece ücretlilere değil SGK hastalarına da fark almaksızın bakmaktaydık. Ayrıca teşhis ve tedavi hizmetleri için biyokimya laboratuvarları, bilgisayarlı tomografi, ultrason, kemik dansitometrisi, renkli doppler, mamografi ve röntgen hizmetleri de mevcuttu.

 

Bir çok ünlü isminde sağlığına kavuştuğu yerdi. Özel Sissus Hastanesi. Bu kişiler arasında ilk akla gelenler Çeşme' de silahlı saldırıya uğrayan sanatçı Özcan Deniz ve kaldığı otelde düşerek kolunu kıran gazeteci Ahmet Hakan. Sanatçı dedim de özellikle yaz aylarında sahne almaya gelen sanatçıların uğrak yeriydi hastane. Misal Neco her gelişinde KBB uzmanına mutlaka uğrardı.

 

Hastaneyle ilgili o kadar çok öykü var ki. Yazmaya kalksam ansiklopedi olur. Sissus ailesi olarak iş dışında da sosyal olaylarda birlikteydik. Hastane kapandıktan sonra da whatsapp grubu sayesinde birbirimizle haberleşiyor, fırsat buldukça da bir araya geliyoruz. Çalışanların isimlerini haksızlık etmemek için sıralamak istemiyor sadece Mesul müdürümüz Prof.Dr.Mehmet Eti, Başhemşiremiz Nilüfer Güneri, halkla ilişkiler müdürümüz Eylül Çetinkaya ve hastanenin belki de herşeyi genç yaşta kaybettiğimiz İşletme Müdürü Mehmet Karakuş’ u hatırlatıyorum. Hastaneyle ilgili öykü çok yazmaya kalksam kitap olur.Meğer açılışını anlattım kapanış anektodu ile bitireyim.

 

Yaz sezonu sonlanmış, kışın planları yapılıyor. En üst katta hastane sahipleri ve Mehmet Karakuş ile beraber bir toplantı yaptık. Arkadaki araziyi de hastaneye dahil edip çok istenen Fizik Tedavi bölümünü açmak bölgeye ilk MR cihazını kazandırmak gibi. Nasıl çalışacağımız, neler yapabileceğimiz planlandı. Odam en alt katta radyolojinin olduğu bölümdeydi. Ara ara iner orada çalışırdım. O gün yine penceresiz hiçbir yeri görmeyen odamda çalışırken bir telefon... “Erkan bey hastane bahçesindeki kafeteryada büyük bir kalabalık var. Ne oluyor ki?Bir kutlama mı var?” Sadece “Bilmiyorum çıkıp bakayım” diye cevap vermişim. Yukarı çıkınca ne göreyim Mehmet Karakuş hekimler dahil çalışanları toplamış,hastanenin kapandığını söylüyor. Başhekimin bile en son haberinin olduğu kapanma böyle işte.

 

Bugün Çeşme hala sağlık hizmetlerinde yetersiz. Devlet Hastanesi’ne yatırım yapılmasına rağmen hastalar Urla’ ya, İzmir'e gidiyor. Birkaç özel poliklinik derde deva olmaya çalışıyor. Günün birinde mutlaka birileri bu ihtiyacın farkına varacaktır.

 

Özel Sissus Hastanesi kapandıktan yıllar sonra bina bir koleje kiralandı. Okul değil AVM de olabilirdi, buna da şükür... Eğitim de sağlık kadar önemli.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.