Nuray Başaran

Nuray Başaran

PANDEMİK DÜNYA, PATOLOJİK TÜRK SİYASETİ

A+A-

Önceki gün gece yarısı Ankara’ya çok önemli bir misafir davet edildi. Bu isim Fayiz Mustafa es-Serrac’tı.  Sarrac Libya Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Başbakanı. Çok doğallık içinde yansıtılan bir ziyaret  gibi dursa da , Sarrac’ın gelişinin zamanlaması çok önemliydi. Zira her ne kadar hala alenileşmese de Libya’da ateşkesin yapıldığı saatlerde,  Sarrac apar-topar Ankara yollarına düşmüştü. 

Dedim ya, görünüşte oldukça normal bir ziyaretti. Ama bir o kadar özel ve önemliydi. Zira Türkiye’nin verdiği önemli destek ile Hafter’e karşı büyük başarı elde edilmişti. Sonuç ; merkezi ulusal hükümetin yani, Sarrac’ın zaferiyle sonuçlanmıştı. Ve Sarrac ile özellikle Doğu Akdeniz güvenliği noktasında Türkiye çok önemli bir anlaşma yapmış, bir gün önce yapılan pandemi sonrasının ilk MGK toplantısında da bırakın Doğu Akdeniz güvenliğini, Akdeniz’in bütünündeki güvenliğe dikkat çekilmişti…
Ve MGK toplantısından sonraki gün -ateşkes üzerine-  apar topar Ankara’ya gelen Sarrac ile konuşulacak çok konu vardı. Karşılıklı verilen taahhütler tek tek gözden geçirildi. Ve Türkiye Sarrac’a tekrar verilen taahhütleri hatırlattı. Nitekim kameralar önünde de hem mevcut anlaşmalara sadık kalınacağı, hem de ekonomik olası yeni anlaşmalar vurgulandı…

Öte yandan ateşkes üzerine uluslararası koalisyonun aldığı karar üzerine , Libya’nın normalleşme süreci için, kısa bir zaman sonra Libya’ya yeni bir merkezi teknokrat hükümet ve yeni bir başbakan gelecek. Bu teknokrat hükümet , yaklaşık 3 yıl görevde kalacak ve Libya’yı demokratik bir seçime götürerek normalleştirecek. 

İşte tam da bu noktada,  uluslararası koalisyonun başbakanlık koltuğuna getireceği en önemli isimlerden birisi Libya Demokratik Enstitüsü’nün Başkanı Moin Kıkhia. Kıkhia’nın aile bağları O’nun öne çıkması için en önemli sebeplerden. Ve sıkı durun,  Moin KIKHİA’nın kökleri Konya Karaman’a dayanıyor. Ve soyadı da aslında KAHYA!

İşte, Sarrac daha havada Türkiye’ye gelirken, biz de NGazete olarak Moin Kıkhia’a ulaştık.  Kendisiyle Wathsap üzerinden bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu söyleşiyi haftasonu NGazete’de yayınlayacağız. Hem Moin Kıkhia’nın bilinmeyenlerini ve neden önemli olduğuna dair tüm bilgileri bu röportajda bulabileceksiniz. Hem de Libya’nın bölgesel stratejilerini. Ve bundan sonra belki de Türkiye’nin Libya’dan ilk gelen konuğu Moin Kıkhia olacak. En önemlisi de Moin Kikhia başbakanlık koltuğuna oturduğunda,Türkiye ve Libya arasındaki stratejik anlaşmaların akıbeti. İşte tüm bunların cevapları Pazar günü bu röportajımızda.

Aslında dünya pandemi ile uğraşırken ve ülkeler, şehirler, insanlar evlere hapsedilirken , ne kadar önemli dönemeçler de dönülüyor değil mi? ABD, eve kapandıktan sonra tümden sokağa dökülürken , neredeyse ilk kez kendi darbesini gerçekleştiriyor. Libya’da yeni yönetim organize ediliyor. İsrail, Çin ve İngiltere hattındaki yeni ortaklıklar kuruluyor. Küresel dünyadaki hesaplaşmalar pandemi bile dinlemiyor. Devletler ve şirketler karşı karşıya geldiğinde otoriter rejim eğilimleri artıyor. 

Küresel sermaye ABD’yi yıkmaya dönük çalışmaya başladığında, aslında ABD’den başlayan kaosun tüm dünyayı kaplayacak nitelikte olduğu açık. Nitekim bunların benzerleri Türkiye’de sokağı hareketlendirmek için ufak ufak çoktan denenmeye başladı. 

Bu arada dün TBMM’de 3 milletvekilinin milletvekillerinin düşmesi ,sanki gündemimize bomba gibi düştü. Aslında hukuki boyuttan bakıldığında ,olması gereken sıradan bir durum. Ama 26 Kasım 2018’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay imzasıyla TBMM’ye gönderilen bir kararın,  tam da dünyanın kaosa sürüklenmek istendiği bir dönemde infazının gerçekleştiriliyor olması siyasi patolojik bir durum değilse nedir? Acaba neden uygulama için neden 1 yıl beklendi? Bunun cevabını kim verecek? Çünkü biz merak ediyoruz bu gecikmenin nedenini.

Zira, uzun zamandır ülkemizde denenen değişik senaryolara -zamanlaması açısından destek verir nitelikteki -Türk siyasetinin bu patolojik durumu oldukça düşündürücü! Ve bir an önce acil tedavi edilmesi gereken bir durum diye düşünüyorum.  Ameliyatsa ameliyat, İlaç ise ilaç. Çözüm şart. Zira bugünlerde, kaostan sonrasına hazır olmanın yolu, sağlıklı siyasetten ve sağlıklı duruştan geçecek. 
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.