1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Nuray Başaran Yazdı: Ya Yeni Hal, Ya İzmihlal
Nuray Başaran Yazdı: Ya Yeni Hal, Ya İzmihlal

Nuray Başaran Yazdı: Ya Yeni Hal, Ya İzmihlal

Ramazan Bayramının son iftar ve son sahurunu Konya'da önceki başbakanlarımızdan Ahmet Davutoğlu ile yaptık.

A+A-

Davutoğlu,  Konya Dostları Platformu’nun düzenlediği iftar programında; Ankara’da katıldığı iftardaki konuşmasında yeni bir vizyona ihtiyaç olduğu yönündeki sözlerini hatırlattı . Sonra,   “Evet ülkemizin, İslam dünyasının yeni bir vizyona ihtiyacı var. Bizim şu an sloganlara ve çok üst düzey söylemlere değil, yeni bir hâle ihtiyacımız var” dedi ve ekledi:

index-1-002.jpg

Yeni bir davranışa, yeni bir duruşa, yeni bir hâle kavuşmadıkça, o duruş ile o hâl ile hâllenmedikçe, bize geçmişten intikal eden emaneti ,gelecek nesillere hakkıyla devredemeyiz.

index-2-002.jpg

Peki nasıl bir hâl?

Öyle bir hâl ki kibrin yerini tevazunun, öfkenin yerini muhabbetin ,nefretin yerine muhabbet söyleminin, akraba kayırmacılığının, nespotizmin yerini ehliyet ve liyakatın, her gün değişen tavır davranış ve tutumların yerini, ilkeli tutarlılığın,  çifte standardın yerini temel değerlerin, takiyyenin yerini şeffaflığın aldığı, yeni bir hâle ihtiyacımız var.

index-3-002.jpg

Bu yeni hâli;  davranış, duruş olarak ortaya koymadıkça, sadece kazanılmış özgürlükleri değil, onun özünü teşkil eden temel değerleri de yitiririz. Temel değerlerimizi yitirmemek için,  bize çok büyük fedakarlıklarla emanet edilen bu birikimi, daha güçlü bir şekilde gelecek nesillere aktarmak için,  hepinizi yeni bir vizyonla birlikte yeni bir hâl ile hâllenmeye davet ediyorum. Bu yeni hâl ; bir milletin, insanlığın geleceğine hizmet edecek bir duruşun eseri olacaktır. Özetle;  ya yeni bir hal, ya izmihlal !

Kuşkusuz bu sözler çok sert ,çok kararlı ve bir o kadar da düşündürücü. Düşündürücü tarafı da, son kelimede saklı. Zira, İstiklal Marşı'nda yer alan ve çoğumuzuzn buradan tanıdığı ve bildiği 'İzmihlal' ; çökme, yıkılma, yok oluş anlamına geliyor....

index-4-003.jpg

Doğrusunu isterseniz, Dışişleri Bakanlığı da yapmış olan Davutoğlu'nun bu son sözlerini duyunca içimden önce , 'Eyvah!' dedim. Zira son zamanlarda ülkemizin etrafındaki kuşatılmışlık ve riskler ile ilgili bir yazı kaleme almaya hazırlandığım sırada yapılan bu konuşma, beni oturduğum koltukta titretirken;  tüm salonu ayağa kaldırmaya ve salonun ayakta adeta alkıştan yıkılmasına yetti....

index-6-002.jpg

Evet memleketi Konya'da Davutoğlu'na ilgi büyük. Katılımcılar çok özel bir topluluktu.....

Konuşma sonrası teravih namazının ardından yerel bir kanalda canlı yayını olan Davutoğlu ile, ilerleyen saatlerde sahurda tekrar buluştuk.

Yer Konya Meram'da Kapu Camii'nin yakınındaki çarşı. Uzun bir masada ona eşlik eden Ak Parti'nin 3 büyük ilinin eski il başkanları ve Kapu Camiinin imamı ve eski Ak Parti milletvekilleri ile çarşının esnafı var. Masada sıcak simit, peynir, zeytin ve çay. Masaya yeni gelenler ile paylaşılan sıcak simitler....

Ve sobete başlıyoruz...

Dayanamıyorum, ' Bu nasıl bir hal ve izmihlal?' diyorum. O arada NGazete'nin başlığını görüyor Ahmet Davutoğlu ve o da bana soruyor:

'Yeni partiyi ilan etti diye yorumlamışsınız konuşmamı. '

Cevap veriyorum:

'Herkesi bu yeni halde hallenmeye çağırınca, başka şekilde anlamak zor' diyorum.

Gülümsüyor.

Sadece 15 dakikalık kısa ve çok çarpıcı bir konuşmadan sonra , 'malesef durum her açıdan çok kötü' diyor ve ekliyor.

Bu kez masadaki sohbet Ak Parti'nin geldiği hale geliyor. Konuşmasının çok ağır olduğunu hatırlatınca ise Davutoğlu, 'Ben olması gerektiği gibi konuşuyorum' diyor ve yeniden ekliyor:

'Ben konuşuyorum! Konuşabiliyorum. Ve konuşmaya da devam edeceğim. Herşeyi yapsalar bile konuşmam bireysel, bunu önleyemezler' .

Sonra sohbet Ak Parti için Tayyip Erdoğan'ın yaklaşık 2 yıl önce koyduğu, 'Metal Yorgunluğu' teşhisine geliyor. Masada büyük çoğunluk gelinen noktada metal yorgunluğunun artık çok hafif kaldığını belirtirken;  İstanbul Ak Parti  eski İl Başkanı Dr. Selim Temurci, 'Ak Parti'deki durum metal değil mental yorgunluğu' diye tamamlıyor.

Yaklaşık 2 saatlik sahur sobetinin elbette bir kısmı 'of the record'. Ancak izlenimim ve anladığım;  Ahmet  Davutoğlu yazdığı kitabın adı gibi bir 'DURUŞ' sergiliyor.  Bu 'DURUŞ'  ve bu yürüyüş ise uzun olacak...

Anladığım kadarıyla Davutoğlu,  bu yeni yolda yürümeye devam edecek. Ve yine anladığım kadarıyla ; 'Kral çıplak' demekle kalmayıp,  bu durumun en üst seviyede görülmesi için çaba sarf edecek.

Bu halden Erdoğan'ın da hallenmesini istediği de açık. Zira Davutoğlu'nun,  hala Ak Parti'nin kuruluşu, kuruluş mücadelesi ile o yıllardaki yapılanları anlatırken gözleri parlıyor.

Peki bu ne hal ve izmihlal?

Sobetin bütününe baktığımda adeta dejavu yaşıyorum. Davutoğlu ile bayramlaşıp sabaha karşı ayrılırken; bir zaman 'gekenekçi-yenilikçi' ayrışmasından doğan  Ak Parti'de,  şimdi başlayan 'yeni hal ve izmihlal 'lin nasıl bir sonuca gideceğini kestirmeye çalışıyorum.

Ve diyorum ki Rahmetli Necmettin Erbakan'ı terk eden ve kendilerine 'yenilikçi' diyenler,  bugün 'Yeni hali'  mi kabul edecek? Yoksa 'İzmihlali' mi?

Sanırım önümüzdeki günlerde, 'yeni hal ve izmihlal ' üzerine çok konuşacağız. Ve ben bu gidişatı gün be gün takip edip sizler için yazacağım.

Bu günlük bu kadar. Ve bugün bayram!  Her yarın, bayramımız olsun ....

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.