1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Nuray Başaran yazdı: PAKİSTAN, ‘KİRLİSTAN’ OLMAYACAK!
Nuray Başaran yazdı: PAKİSTAN,  ‘KİRLİSTAN’ OLMAYACAK!

Nuray Başaran yazdı: PAKİSTAN, ‘KİRLİSTAN’ OLMAYACAK!

Nuray Başaran yazdı: PAKİSTAN, ‘KİRLİSTAN’ OLMAYACAK!

A+A-

NURAY BAŞARAN

‘Pak’  lafı temizlikten geliyor ama tüm kirli ilişkiler son zamanda Pakistan’da oluyor. 

Pakistan,  İngiliz İmparatorluğu’nun Hindistan’a  bağımsızlık verdiği 1948 yılında resmen kurulmuş bir İslam devletidir. Büyük Hindistan İmparatorluğu’nun Müslüman kesimleri ülkenin kuzeyine çekilerek  ayrı bir devlete doğru zorlandığı  aşamada,  dünya haritası yeni bir İslam Devleti kazanmıştır.  Ki, bu coğrafyada Hindistan’ın önünü kesecek,  Hindistan ’a karşı dengeleri oluşturabilecek bir devlet yapısı, temiz insanların bir araya getirilmesiyle ve Pakistan adıyla Muhammed Ali Cinnah tarafından kurulmuştur.

Daha önceleri Türklerin,  Gazneliler, Karahanlılar Devletlerini kurduğu bu topraklarda,  Türklerin kardeşi konumundaki Hindistan Müslümanları,  temiz bir devlet arayışıyla ve  Paksitan adıyla bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkmışlardır.

Bütün devletlerin geleceği,  her zaman  kendi jeopolitiğinde saklıdır. Pakistan da  Orta Asya’nın güney kısmında yer alan bir Asya devleti olarak,  Asya’nın doğusu ile batısı, kuzeyi ile güneyi dengelerinde ortalarda yer aldığı için,  hem Asya’nın doğu devletleri , hem de Ortadoğu’nun batıda kalan devletleri arasında,  zaman zaman gelgitlere neden olan siyasal gelişmelerin etkisi altında kalmıştır.  

Pakistan Asya içi dengelerde Hindista’a karşı hem Rusya ile,  hem de Çin ile yakın ilişkiler kurmak zorunda kalmış, ayrıca kendisini kuran İngiltere ile ilişkilerini iyi götürürken,  İngiliz Emperyalizmi sonrasında ortaya çıkan ABD emperyalizmi sırasında da baskı altına alınmak istenmiştir. ABD,  2. Dünya Savaşı sonrasında bu coğrafyaya gelince, tıpkı Türkiye’ye yaptığı gibi  10’ar yıllık periyotlar ile temiz insanlar ülkesi olan Pakistan’ da askeri müdahalelere yönelmiştir.  

Pakistan’ın Orta Asya’ya komşu olması nedeniyle, SSCB’nin etkisi altına girmesini önlemek üzere NATO,  bu ülkede gizli operasyonlar yapmış, Pakistan NATO üyesi olmamasına rağmen,  ABD çıkarları doğrultusundaki generaller, Amerikan darbelerinin düzenleyicisi olmuşlardır. Aynı kaderi paylaşan Türkiye ile Pakistan,  her zaman için iki kardeş ülke konumunda hareket etmiş, birbirlerini çok iyi anlamış ve birbirlerine her zaman yardım etmişlerdir. 

Türkiye ile ilgili tüm BM oylamalarında,  Türkiye’nin değişmez ikili destekçisi ülke olarak Pakistan- Arnavutluk ile birlikte her zaman Türkiye’nin yanında yer almıştır. Türkiye’de Pakistan’a yardımcı olmak için hem ekonomik, hem siyasi konularda her zaman devreye girerek,  bu ülkenin başının dertten kurtulmasına yardımcı olmaya çalışmıştır. 

ABD Pakistan’ı içerden ele geçirdiği noktada,  hep kendine yakın iktidarlar oluşturmaya çalışmış, ABD bunu yapamayınca sözünü dinlemeyen  Zülfükar Ali Butto’yu astırmış, kızını da öldürtmüştür. 

Bu gibi olaylar Pakistan halkını Amerika’dan soğutmuş ve bu ülkenin toplumu yavaş yavaş Asya içi dengelerde Çin’e daha çok yakınlık duymaya başlamıştır. Özellikle Şangay örgütünün kurulmasından sonra Pakistan,  Çin önderliğindeki bu yapılanma içerisinde yer almaya çalışmış ve gözlemci bir üye olarak bölge ülkeleriyle daha yakın bir ilişki içine girmiştir. 

Hindistan’ın emperyalizme kayması gibi bir durumdan ürken Pakistan, Hindistan’a karşı bağımsızlığını korumak için her zaman için Çin ve Rusya ilişkileri ile yeni dengeler arayışı içinde olmuştur.

Son yıllarda Çin’in Şangay Örgütü ile Asya kıtasına giderek egemen olması sürecinde ABD, Pakistan’ın kendi kontrolü dışına çıkmasını engellemek istemiş ve bu doğrultuda,  bu ülkeyi tıpkı Türkiye’ye yaptığı gibi para oyunlarıyla ekonomik darboğaza sürüklemek istemiştir. İşte giderek dışa- tıpkı Türkiye gibi - çok fazla borçlandırılan Pakistan ekonomisi, çökme noktasına geldiğinde Çin devreye girmiş ve Pakistan’ın dış borçlarını büyük bir kısmını karşılayarak bu ülkenin ABD emperyalizminin oyuncağı durumuna düşmesini engellemiştir. 

Özellikle son bir yıl içinde Çin,  Afganistan’da yeni bir askeri üs kurmuş ve bu ülkedeki göstermelik bir örgüt olan Taliban ile sürdürülmekte olan Çin’e karşı savaşın önünü kesmek üzere bir askeri üs kurmuştur. Afganistan’a askeri üs kuran Çin,  bu ülke üzerinden Orta Asya’da yoluna devam etmiş ve Pakistan’a ulaşarak bu ülkeye sağladığı ekonomik yardım ile de Pakistan’ın bugünün koşullarında,  çökmeden ve parçalanmadan yoluna devam etmesini sağlamıştır. ABD’li siyaset bilimcilerinin yazdıkları kitaplarda , ‘21. Yüzyılda Pakistan diye bir devlet olmayacak’  şeklindeki değerlendirmeleri , böylece Çin’in devreye girmesiyle önlenmiştir. 

ABD’nin  Orta Asya petrolü ile yakından ilgilenirken,  Belücistan’ı bağımsız bir devlet yapmak ve bunun sonucunda da Gwadar Limanı’nı bir Amerikan üssüne dönüştürme projesi doğrultusunda, - Belücistan üzerinden Paştünistan Devleti de kurulmak istendiği için ve  bu yeni oluşan ülkelerin Pakistan toprakları içinde yer alması nedeniyle - Pakistan Devleti de tıpkı Türkiye Cumhuriyeti gibi ciddi bir bölünme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Çin’in sağlamış olduğu ekonomik yardım,( yaklaşık 50 milyar Euro) Pakistan’ı ayakta tutarak batı emperyalizminin para oyunlarına karşı bu ülkeyi konsolide etmiş, güçlendirmiş ve de ülkenin çöküşü önlendiği için Pakistan Devleti’nin devamlılığı da sağlanmıştır. Ve Gwadar Limanı 43 yıllığına Çin’e geçmiştir.

Bugün Türkiye’nin de benzer koşullara sürüklendiği bir aşamada,  Pakistan’a sağlanan Çin ekonomik yardımı, Türkiye açısından da anlamlıdır. Ekonomik krizle çökertilmek istenen Pakistan ‘ın,  3 ayrı devlete bölünme projesi önlenirken;  Türkiye’de de ekonomik kriz üzerinden Türkiye’nin doğu vilayetlerinde 3 ayrı devlet oluşumu öne çıkarılmaktadır. Pakistan’a yönelik kirli emperyal saldırıların benzeri Türkiye’ye de yapılmaktadır. Bugünkü Çin Devleti,  batı emperyalizminin bugünkü kirli oyunlarını bozarak mevcut yapıları geleceğe dönük kalıcı bir güvenliğe sahip olmasını sağlamıştır. Böylece Pakistan,  ‘Kirlistan’a dönüşmekten kurtulmuştur. 

Kaynak: PAKİSTAN, ‘KİRLİSTAN’ OLMAYACAK! - Nuray Başaran

Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.