Nuray Başaran SASAM’ın düzenlediği “DERİN DEVLET, TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİ VE BUNDAN SONRASI”  konulu söyleşisinde konuştu

Nuray Başaran SASAM’ın düzenlediği “DERİN DEVLET, TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİ VE BUNDAN SONRASI” konulu söyleşisinde konuştu

Nuray Başaran Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin düzenlediği “DERİN DEVLET, TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİ VE BUNDAN SONRASI” başlıklı söyleşide konuştu.

A+A-

Nuray Başaran Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin düzenlediği “DERİN DEVLET, TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİ VE BUNDAN SONRASI” başlıklı söyleşide konuştu. 

Nuray Başaran konuşmasının başında “derin devlet” terimiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“DEVLET; toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Yani toplumun siyasal örgütlenişi ve örgütlerinin tümüdür

Ne yazık ki son yıllarda, Türkiye gündemine bu kavram değil de devleti çağrıştıran deyim olarak, ‘derin devlet’ kavramı pompalanmıştır.

Ve bu kavram 7’den 70’e herkese ezberletilmiştir. Oysa adı üstünde ‘derin’ demek karanlık ya da ‘derin’ deyince, ‘yeraltının’ çağrıştığı açıktır, ortadadır.

Ve yeraltına inilince de, illegal ve kriminal yapılar yaratılıp, bunlara yapılan operasyonlar ile de Türkiye’deki ‘devlet’ yapısının nasıl yok edilmek istendiği, yaşanan olaylara bugün bakınca daha da ortaya çıkmaktadır.

Oysa eski Türkçe’de bu kavram, ‘hikmet-i hükümet’ olarak ifade edilirdi. Avrupa dillerinde ise ‘raison d’etat’ kullanılmaktadır. Yani devlet sebebi ya da devletin var olma nedeni ve devletin kuruluş gerekçesi anlamı oluşturulmaktadır.”

Başaran “derin devlet” kavramının “illegal” ve  “kriminal” bir yapıyı çağrıştırdığını ve “devlet aklı” kelimesinin daha doğru bir tabir olacağını ekleyerek şunları söyledi:

“İtalyan düşünür Botero tarafından ilk kez kullanılan ‘devlet aklı’ kavramı, bir devletin kurulabilmesi ve yaşayabilmesi, varlığını sürdürmesi, her türlü tehdit ya da tehlikeye karşı kendisini koruyabilmesi, daha iyi ve gelişmiş düzeyde hizmetleri geliştirebilmesi ve diğer devletlerle arasındaki rekabet düzeninde daha güçlü bir konuma gelebilmesi için yapılması gereken bütün girişimleri ifade etmektedir.

Her devletin kurucuları bir akıl kullanarak devletlerini tarih sahnesine çıkarırlar ki, buna ‘kurucu devlet aklı’ denir. Ve diyeceğim şu ki, devleti kuran akıl, onu yaşatmasını, korumasını ve geliştirmesini de bilir ve bilecektir.

Devlet aklı, bir toplumda ya da ülkede güç merkezi oluşturmasını, oluşturulan güç merkezini siyasal anlamda örgütleyerek de görev yapmaktadır. Devlet aklı, devlet kuracak gücü oluşturmak ve bu güç oluşumunu daha sonra kurumlaştırarak sürekli siyasal yapıya dönüştürmek anlamında da açıklanabilir. Bu açıdan devlet aklı, devletin düşünce temelidir. Bu nedenle de son zamanlarda ben de yazılarımda bu kavramı çok sıklıkla kullanmaktayım.”

Söyleşinin devamında dünyadaki büyük güçlerin “derin devlet”lerinin ortadoğu ve benzer bölgelerdeki “kriminal” operasyonları bulunduğuna değinen Nuray Başaran, şöyle devam etti:
“Bir ülkenin derin devleti başka bir ülkenin bir bölgesinde kalkındırma ya da sosyal yardım faaliyeti adı altında gizli faaliyetlerde bulunurlar. Veya o ülkede hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi adına bölücü, yıkıcı faaliyetleri kolaylıkla desteklerler.

Bunlara SOROS, Alman Vakıfları günümüzde iyi birer örnektir.

Devlet bürokrasisi içinde yuvalanan, hükümetleri doğrudan kontrolleri altına alan, değişime kimi zaman şiddet, kimi zaman ise propaganda yöntemlerini kullanarak karşı çıkan ve hukuk tanımayan grupların oluşturduğu gizli sistemlere de derin devletler adı verilir.

Derin devletlerin, kanunlara bağımlı olmayan plan ve uygulamaları vardır.” 

Nuray Başaran’ın sunumunun devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Sahip Kıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM)

Sahipkıran; 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bir Stratejik Araştırmalar Merkezidir. Merkez; a) Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunan; ülkenin her alanda daha ileri gitmesi ve milletin daha müreffeh bir hayata kavuşması için elinden geldiği ölçüde katkı sağlamak isteyen her görüş ve inanıştan insanı bir araya getirmek, b) Ülke sorunları, yerel sorunlar ve yurtdışında yaşayan vatandaşların sorunlarına yönelik araştırma ve incelemeler yaparak, bu sorunlara çözüm önerileri üretmek, bu önerileri yayınlamak, c) Tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ulusal veya uluslararası projeler yürütmek veya yürütülen projelere katılmak, ç) Tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerimize ilişkin seminer ve konferanslar düzenleyerek, vatandaşları bilinçlendirmek, amacıyla kurulmuştur. Başkanı Süleyman Erdem’dir.

Söyleşiden Fotoğraflar:

nuray-basaran-sasam-soylesi-10-001.jpgnuray-basaran-sasam-soylesi-2-001.jpgnuray-basaran-sasam-soylesi-3-001.jpgnuray-basaran-sasam-soylesi-8-001.jpg


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.