1. YAZARLAR

  2. Aşkım Tan

  3. MUHTARINIZ KİM?
Aşkım Tan

Aşkım Tan

Yazarın Tüm Yazıları >

MUHTARINIZ KİM?

A+A-

Aşkım TAN

Seçimle iş başına gelen muhtarlar ne iş yapar, görevleri nelerdir, maaşları ne kadardır, nasıl muhtar olunur?

Köy ve mahallelerin idari işlerini yürütmek üzere seçilmiş olan kişilere “muhtar” denir ve esasen muhtar kelimesinin tam karşılığı “seçilmiş”tir.

Son yıllarda Cumhurbaşkanının ayrı bir önem vermesi nedeniyle muhtarların adını çok sık duyar olduk. 

Sık sık Külliyesindeki toplantılara katılan muhtarlar Türkiye'nin gündeminde daha fazla yer almaya başladı ve bu da muhtarlığı cazip kılan unsurlardan biri olsa gerek. 

Köy veya mahallede yaşayan vatandaşlar tarafından seçilen muhtarlar siyasi partiler bünyesinde yer almaz. 

Ülkemizde muhtarlar 5 yıllık sürelerde görev yapar. 

Köyle ilgili olan kararlarını 4 aza üyesiyle birlikte alan muhtar köyün tüzel kişiliğini temsil eder. 

Muhtarın asli görevi, köyün veya mahallenin ihtiyaçlarının giderilmesini sağlamaktır. 

Genel yönetimin yereldeki temsilcisi konumunda olan muhtar düzen ve birliği sağlamakla yükümlüdür. 


Muhtarlar seçimle göreve gelir. 

Cumhurbaşkanı, milletvekili ve belediye başkanı seçimlerinde olduğu gibi muhtar olabilmek içinde seçim yapılmaktadır. 

Mahalle veya köyde yaşayan ilgili kişiler muhtar olmak için adaylığını ilan eder ve ardından seçmenlerin oyunu alabilmek için ikna turuna çıkarlar.

Muhtarlık seçimi ile ilgili olarak arşivlerde bulunan en eski bilgi 1833’ün sonunda Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yapılan muhtarlık seçimleri ile ilgilidir. 

En eski kayıt ise Bolu’da yine 1830’lardaki bir muhtar seçimi belgesidir.

Türkiye'de bulunan 81 ilde 18 binden fazla köy ve 30 binden fazla mahalle bulunmaktadır. 

Köy ve mahallelerde muhtar olarak görev yapan yine 53 bin civarında muhtar vardır. 

Muhtar maaşları bir zamanlar asgari ücretten daha yüksek değildi. 

Ancak son yapılan zamlar ve düzenlemeler sonrasında 2018-2019 döneminde Muhtarlar ortalama 2 bin Lira civarında maaş almaktadır. 

Ayrıca Muhtar maaşları her yıl yapılan zamlarla yükselmektedir. 

Buraya kadar yazdığım her şey, genel olarak toplumumuzun çoğunlukla bildikleridir. 

İşin doğrusu bu yazımda değinmek istediğim kişisel düşüncelerim ve sorularım var. 

Yerel seçimlerin yaklaşması ile birlikte “muhtarlık başvuru formu” niyetine boş buldukları bütün duvarları ve özellikle kendilerine yakın hissettikleri dükkân vitrinlerini büyütülmüş vesikalık fotoğrafları ile neden doldururlar?

Çöp kutularının üstüne, sokak direklerine, kısacası sokaklardaki her yere koca kafalardan ibaret olan resimlerini yapıştıran değerli seçmenler her gördüğümde bana neden “vah yine kim kayboldu?”    dedirtecek cinsten kayıp ilanlarını hatırlatıyor?

Muhtar adayları belediye başkan adaylarının seçim kampanyalarına göre daha mütevazı oldukları bir gerçektir. 
Ama sahip oldukları kudreti damarlarındaki asil kandan alan bu pratik zekâlı adayları kullandıkları arabaların her yanına telefon numaraları ile birlikte yazdıkları “yetiş muhtar”, “alo muhtar”, “muhtar acil” servisleri ile de daha yakından tanıma fırsatını mı bulabiliyoruz?

Küçük şehirlerde adayların halk tarafından tanınan insanlar olmasından dolayı seçmenler tercih yapmakta zorlanmazlar. 

Büyük şehirlerdeki durum ise bunun tam tersidir. 

Demokratik yurttaş bilincine sahip olan bir seçmen bile muhtar adayları arasından hangisini seçeceğini bilemiyor. 

Seçim öncesinde kapınızı çalan ya da kendini tanıtma zahmetinde bile bulunmayan adayların sayısında bariz bir artış olduğunu gözlemlemekteyiz. 

Girdiğiniz topluluklarda muhtar adayı olduklarını söyleyenlerin çoğaldığını görüyoruz da “peki siz kimsiniz, sizi tanımıyorum, ne yapmayı vadediyorsunuz?” sorusuna “biz hiçbir şey vadetmiyoruz, sadece adayız!” şaka gibi bir yanıtla bile karşılaştığımız oluyor!  

Öyle sanıyorum ki bu muhtar adayımızın sloganı özetle “ne kadar az beklenti o kadar çok mutluluk!” olmalıydı.

Kimi ise sadece 2 yıllık bir yüksekokuldan mezun, henüz hiçbir iş deneyimine sahip olmaksızın muhtarlığa adaylığını koyuyor ve miting alanlarında Cumhurbaşkanına uzattığı gülü “reklamın iyisi kötüsü olmaz” mantığı ile bunu reklam malzemesi olarak kullanıyor. 

Benim muhtarımdan beklentim, alacağı maaş için, yapacağı külliye gezileri ya da seyahatleri için adaylığını koyan değil, gerçek anlamda mahallemin sorunları ile yakından ilgilenecek ve bu anlamda yapmaya gönüllü olacaklarını anlatacak, aradığım zaman ulaşabileceğim, iyi niyetli ve sadece kendi çevresinin değil, tüm mahallelisinin tanıyacağı bir mesafede olmasıdır. 

Bugün nüfus müdürlüklerinde bir dakikada hallettiğimiz işlerin muhtarlıklara kalmaması ile sadece icra ve haciz tebligatlarının toplanma noktası olması dışında muhtarlıkların fiilen ne yaptıkları aslında bir tartışma konusudur. 

Sonuçta muhtar mühür sahibi olsa da Sultan Süleyman değildir. 

Sahi, sizin muhtarınız kim?

 


 

 


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.