Dr. Mehmet Cavlı

Dr. Mehmet Cavlı

Yazar

Merkez Bankası, Emisyon Hacmi yetkilendirmesi Detaylı Anlatımı

A+A-

drcavlimehmet@gmail.com

Önceki makalede belirtmiştim, kaynağı TC Merkez Bankası internet sitesinde yeralan şu bilgileri kısmen paylaşmıştım.

“Merkez Bankası; Türkiye’de para basma ve ihraç yetkisine sahip tek banka olmakla birlikte, bu imtiyazı Türkiye Büyük Millet Meclisinden (TBMM) almıştır. Bu yetkinin tamamen ve süresiz olarak Bankaya devredilme süreci şu şekilde gerçekleşmiştir:

Merkez Bankasının kuruluşuna esas teşkil eden 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanunda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 87’nci maddesine göre TBMM’ye ait olduğu belirtilen para basma yetkisi, Merkez Bankasına devredildi.
1715 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile banknot ihracı imtiyazı, 30 yıl boyunca yalnızca Merkez Bankasına verildi ve bitimine 5 yıl kala bu sürenin uzatılabileceği de hükme bağlandı.

27 Nisan 1955 tarih ve 6544 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile banka ihracı imtiyaz süresi, 1999 yılına kadar uzatıldı.

14 Ocak 1970 tarih ve 1211 sayılı yeni Merkez Bankası Kanununda, banknot ihracı imtiyaz süresi ile ilgili ifade aynı şekilde korundu.

21 Nisan 1994 tarih ve 3985 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle banknot ihracı yetkisine ilişkin süre sınırlaması tamamen kaldırıldı.”

Yukarıdaki bilgilerin TC Merkez Bankası internet sitesinde yer aldığını ve o siteden bilgileri alarak sizlere aynısını sunduğumu söyledim.

25.Nisan.1994 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan, 21.Nisan.1994 tarihli 3985 sayılı kanuna baktım. Kanunda şu ifadeler var. 

“MADDE 1. — 14.1.1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 1. — Türkiye'de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip ve bu Kanunda
yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası " unvanı altında anonim şirket olarak bir banka kurulmuştur.

Banka, bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.

Bu Kanunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası "Banka" olarak ifade edilmiştir.” 

maddesi yer almaktadır. Maddede geçen münhasıran kelimesi “özellikle, özel olarak.” Anlamındadır.

Bu kanunda, “sınırsız yetki verildiği” konusu açıkça yer almış mı? Madde bu. Anayasanın 87. maddeside açık. Taktir TBMM’nindir. Bankanın Anonim şirkete dönüştürüldüğü, diğer taraftan görülüyor ki; bankanın banknot ihracına süre sınırlaması kaldırıldığı ve yetkili olduğu TC Merkez Bankasının internet sitesinde 3985 sayılı kanuna atfedilerek yer verilmiştir. 

Kanun çıkartıldığı dönem Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Tansu Çiller.

O gün parlamenter sistemin meclisi var idi.

Bugün, Yeni Devlet Yönetim sistemi ve dolayısıyla TBMM farklı yetkilere haiz olup, milletvekili sayısı 600’dür ve yönetim sistemi değişmiştir.

Anayasanın 87. Maddesi eskisi gibi aynı.  

Anayasanın 87. Maddesi şöyle;

Bir diğer taraftan,  “TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI , Kanun Numarası : 2709, Kabul Tarihi : 8/10/1982, Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 9/11/1982 Sayı : 17863 (Mükerrer), Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 22 Sayfa : 3, te yayınlanmıştır.”

Bu Anayasanın, 

II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri bölümünde, şu ifadeler yer almaktadır.

“A. Genel olarak

Madde 87 – (Değişik: 21/1/2017-6771/5 md.)

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak;
bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına
karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek veAnayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.”

Bu maddeye göre para basma yetkisinin TBMM’de olmasının anlamını anlamak gerekmektedir. “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” statüsünün 1994 yılındaki değişikliğinin, para basma yetkisinin TBMM’den alınmasının neye dayandırıldığı (?) ve bugüne kadar yapılan işlemlerin denetimi gibi konular   yeniden ele alınması gerekli mi? Devlet Büyüklerinin ve TBMM’nin bilgisi dahilindedir, görevidir.

Birde şu tarih çakışmasına dikkat çekmek lazım. 

05.Nisan.1994 tarihinde ülkemizde oluşan ekonomik kriz (Tansu Çiller yönetimindeki dönem) yaşanmış ve 20 gün sonra yani 25.Nisan.1994 tarihinde yayınlanan 3985 sayılı kanun çıkartılmıştır. Malumunuz bu kanun tarihi 21.Nisan.1994 ‘ tür.

Araştırılması gerekebilir. O esnada, çıkartılan bu kanun ve neticelerinin ne olduğu  gözden geçirilebilir.

O zaman, Merkez Bankası 5 Nisan 1994 krizinde farklı mı algılandı? Bu yetki bu kadar hızlı alındı veya yetki verildi, Niçin? İleri tarih süreci tartışıldı mı?

Kısacası Merkez Bankası durumuna birde yönetim ve sorumluluk açısından nasıla gelelim;

“TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU (Kanun No: 1211 - Kabul Tarihi: 14/1/1970) Üyelikler ve iştirakler bölümünde, “Madde 3- (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile değiştirilen şekli)

Banka, merkez bankalarının katıldığı milletler arası mali, iktisadi ve mesleki  teşekküllere Banka Meclisinin kararıyla üye olabilir ve Cumhurbaşkanının muvafakatiyle bu gibi teşekküllere hissedar olarak katılabilir.”

Aynı kanunun, Temel görev ve yetkiler kısmında; 

“Madde 4- (25/4/2001 tarihli ve 4651 sayılı Kanun ile değiştirilen şekli) Banka önemli görevler üstlenmiştir.
Bu kanuna bakıldığında, Bankanın Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanlığı ile doğrudan irtibatı mevzuat maddeleriyle sağlanmıştır.”

Aynı Mevzuatta, “Banka, bu Kanun ile kendisine verilen görev ve yetkileri, kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır.” ifadesi yer almaktadır.

Banka yurt içi ve yurt dışında, para politikalarında sürekli, anlık işlemler yapmaya yetkilidir. 

Ancak, mevzuatda şu maddeleride dikatlerinize sunuyorum ve de görmekteyiz. 

“Banka mensuplarının görevlerini yerine getirmelerinden doğan tazminat davaları ancak Banka aleyhine açılabilir. Bankanın rücu hakkı saklıdır.” ifadesi de yer almaktadır.

Mevzuatın, “Madde 33- (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile değiştirilen şekli) Banka Başkan (Guvernör) ve Başkan (Guvernör) Yardımcılarının aylık ücretleriyle temsil ödenekleri, Cumhurbaşkanınca tespit olunur.” ifadesi ile üst yönetimin aylık ücretlerini Cumhurbaşkanı tespit etmektedir.

Mevzuatın, Banknot ihracı ve tedavül mecburiyeti bölümünde, 

Madde 36-  a) kısmında, “Bankanın ihraç etmiş olduğu ve ihraç edeceği banknotların tedavülü mecburi olup, bunlar hudutsuz ödeme kudretini haizdir.” 
b) kısmında ise, “(25/4/2001 tarihli ve 4651 sayılı Kanun ile değiştirilen şekli) Banka 45, 52 ve 53 üncü maddelerde yazılı işlemler dolayısıyla da banknot ihraç etme yetkisini haizdir.” ifadesi yer almaktadır.

Mevzuat içinde, 

“(2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile değiştirilen şekli) Banka, her nevi Devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisini, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine veya bunlara dayanan kararlara göre kambiyo denetlemesini ve dış ticaret rejimi tatbikatını veya benzeri işlemleri yapmakla görevlendirilebilir. Bu sıfatla yaptığı işlemlerden dolayı üçüncü şahıslar tarafından Bankaya sorumluluk tevcih edilemez.” ifadesi ile Banka sorumluluğu olup olmadığı tartışmaya kapatılmış ve açıklığa kavuşturulmuştur.

Ayrıca, başka bir şekilde,  

“Banka, Hazine Müsteşarlığının talebi üzerine Devletin gerek içerde ve gerekse yabancı memleketlerde tahsilat ve tediyatını ve bütün Hazine işlemlerini ve memleket içi ve dışı her nevi para nakil ve havale işlerini yapar veya yaptırır. Bu işler için uygulanacak ücret Banka tarafından tespit edilir. Hazine Müsteşarlığına ait tevdiatın nemalandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Banka ile Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken tespit olunur.” ifadesi yer almakla beraber, mevcut Müsteşarlık şu an yoktur. Bakanlık bünyesinde çalışan bir kurumdur.

En önemlisi, mevzuat gereği, Madde 42 de, 

“ (25/4/2001 tarihli ve 4651 sayılı Kanun ile değiştirilen şekli)

(2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile değiştirilen şekli) Cumhurbaşkanı, Bankanın işlem ve hesaplarını denetlettirebilir. Cumhurbaşkanlığı bu hususta her türlü bilgiyi Bankadan isteyebilir.

Banka, bilanço, kâr ve zarar hesaplarını bağımsız denetim kuruluşlarına denetlettirebilir.” maddesi ile önemli bir nokta konulmuştur. Denetlemelerin yapıldığından, yapılacağından şüphe yoktur.

Mevzuatın  42. maddesinde, “(2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK ile değiştirilen şekli) Başkan (Guvernör) tarafından, Banka faaliyetleri ile uygulanmış ve uygulanacak olan para politikası hakkında her yıl nisan ve ekim aylarında Cumhurbaşkanına rapor sunulur. Banka, faaliyetlerine ilişkin olarak, yılda iki defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirir.” ifadesi açıktır.

Sanırım ki; 1994 yılından bu yıla kadar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu her yıl ve yıllık iki kez bütün detaylı bilançoları ve bütün detaylı raporları eksiksiz almıştır. Değerlendirmeler, Komisyonda üyelerin nezdinde yapılmıştır. Komisyon üyeleri haberdardır. Gerçi şimdi çoğu görevlerinde değiller. 1994 yılından bugüne kadar uzun bir dönem.

Şunu da unutmadan yazayım. 

“Kasım 2010 yılında yazdığım makalelerde, TV’lerde beyanatlarda TL için bir simge veya sembol kullanımını tavsiye etmiştim. Adı simge veya sembol olabilir tavsiyesinde bulunmuştum. Ekim 2011 tarihinde yarışma başvuruları alınmıştı. Aralık 2011 tarihinde TL simgesi olarak bir simge yarışma sonucunda, belirlenmişti.”

Bu konuyu işlemem de maksat, yapıcı ve tavsiye edici bir yaklaşımımdır. 

Devlet ve iş hayatının tecrübesine, önemine vurgu yapmaktır. Tecrübe ülkeyi ve vatandaşı kalkındırır.

Tecrübeli bir tüccarın ticareti ile tecrübesiz genç bir tüccarın ticareti kıyas edilemez.

6 ay, 1 yıl bir makamda oturarak tecrübe kazanılmıyor. Yüksek maliyetli işler yaparak, iş yapılmış sayılmıyor. İsraf yapılarak, başarı sağlanmıyor. Tecrübe anlayışı ve ilkeleri genel hayatımızda bellidir.

TBMM ve bütün Sayın Milletvekillerimiz 1994 yılından bu güne kadar gelen süreci müzakere etmelerinde, analiz etmelerinde yarar görüyorum.

Ben daha fazla yazabilirdim, İcraatlara girmemin hakkım olmadığını düşündüm. Gereğide yoktu. Ben bir vatandaşım.
Devlet Planlama, Hazine ve Sanayi Bakanlığı gibi Kurumlarda edindiğim tecrübelerden dolayı Devletime minnettarım.

Üniversitede yüksek lisans dersleri verdim. Allah’a hamd ediyorum. Şükrediyorum. 

Birçok tecrübeli, yetişmiş insanlarımız yani tecrübe dolu Devlet Çalışanı zenginliğimiz var. Kalkınmamızın motorunu bu tecrübelerin birliği, beraberliği, dayanışması ve çalışması sağlamaktadır. İş adamlarımız ülkemize ferahlık ve gelir kazandırmak için çalışmaktadırlar. Sayılarıda yeterince çoktur.

Devlet; tecrübeli, bilgili, liyakatlı, samimi, sadık ve milli insanlarla yücelmektedir. 

Devletimizin ve iş hayatının yapısını ve çalışma potansiyelini çok iyi biliyoruz. 

Belki, yazdıklarımın gereksizliğini savunanlarda olabilir. Saygı duyuyorum.

Tekrar belirteyim, yapıcı ve tavsiye edici bir yazı oluşturdum. 

Bu makale konusu olan TC Merkez Bankası bu ülkenin cebidir. Varlığıdır. Para ailesinin başıdır. Sermayesidir. 

Bir dahaki sefer başka konulu makalede görüşmek üzere...














 

 



 

 

 


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.