Yaşar Can

Yaşar Can

LİYAKAT

A+A-

Tüm başarılı yönetimlerde başarının altında liyakat ve yeterlilik esası baz alınarak yapılan görevlendirmeler yatar.

Kayırmacılık, dost ahbap ilişkisi, bizden olsun da gerisi önemli değil mantığıyla yapılan makam ve mevki dağıtmalarının sonucunda başarısızlık ve yıkım gelmiştir. Bu tehlikeyi öngörmeden yapılan uygulamalar sonucunda gerek kamu ve gerekse kurumlaşmış özel sektörde acı sonuçlar yaşanmıştır. Bu keyfilik; verimlilik, etkinlik, karlılık, itibar, rekabet gücü yaratma, araştırma, geliştirme gibi aktiviteleri de olumsuz etkilediğinden başarısızlık ve iflas gibi sonuçlar doğurmuştur, doğurmaya da devam etmektedir. 

Oysa tarih boyunca gerek kutsal kitaplarda, gerekse günümüze kadar gelen kayıtlarda bilginin,birikimin, liyakatin önemine vurgu yapılmaktadır.

Kuran-ı Kerim'in Nisa suresi 58. ayetinde mealen '' Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında, hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.'' denilmektedir. Yine Hz. Muhammed'in bu konuda söylemiş olduğu ''iş ehline verilmezse kıyamet yaklaşmış demektir'' sözü de son derece manidardır. İslam dini liyakat konusuna bu kadar hassas yaklaşırken, Türk töresinde de benzer öğütlere rastlanılmaktadır. 

Kutatgu Bilig'in yazarı büyük filozof Yusuf Has Hacip liyakat esasına geniş bir perspektiften bakar ve öğütlerde bulunur. Bir yöneticide olması gereken özellikleri sayıp, şöyle öğütte bulunur.  ''Yönetici tok gözlü, sözünde ve hareketinde açık ve şeffaf davranmalıdır. Gözü aç adam hiçbir şey ile doymaz. Aç gözlülük ilacı ve devası bulunmayan bir hastalıktır. Onu bütün dünya hekimleri bir araya gelse yine tedavi edemezler. Bütün açlar yer ve içerler de nihayetinde doyarlar. Aç gözlü insanın açlığı ancak ölümle nihayete erer.''

Yine ünlü filozoflardan İbn-i Haldun bir toplumun çöküşünü, dayanışmanın yok olması, üretimin zayıflaması, tüketim çılgınlığı, vergilerin artması, LİYAKATİN dikkate alınmaması, adaletsizliğin yaygınlaşması ve her şey normalmiş gibi bunları görmezden gelen ve kabullenen bir topluluğun olmasına bağlamaktadır. 

Yine İbn-i Haldun'un ''Mukaddime'' sini okudukça şaşırmamak elde değil. Neden mi. Bakın '' Bir iktidar ne zaman yıkılır?'' sorusuna nasıl yanıt vermiş. Beşinci evre, ölçüsüzlük ve israftır. Bu aşamada hanedan (iktidar) kendisinden öncekilerin birikimlerini sorumsuzca şatafat ve gösterişe harcar. Bunun yanı sıra en yakınındaki aile efradına da oldukça cömert davranır. Bu yüzden etrafına toplumun en karaktersiz, en kötü insanlarını çeker. Bunlara, liyakat sahibi olmadıkları için altından kalkamayacak görevler yükler, sorumluluklar verir. Kapılarını halka kapatır, insanlardan uzaklaştıkça söz dinlemez olur, etrafına etten duvar örer. İyileşme umudu tükendiği için kendi içine çökerek yıkılır.'' vurgusu yapılmaktadır.

Günümüz Türkiye'sinde ise; çoğu siyasi partinin programında liyakate vurgu yapıldığı halde; iktidara geldiklerinde en başta bu vaadlerini unutup, niteliğine, yeteneğine, liyakatine bakmadan eş, dost, akraba, yandaş vb.lerin kendileri ve çocukları için KPSS sınavları da dikkate alınmadan istisnai memuriyet gibi bir yolu bulunarak devlet kadrolarına atamaları yapılıp kısa sürede de terfi ve yükselmeleri sağlanarak mevki ve makam sahibi yapılmakta (nepotizm), sadakat, itaat ve biat liyakate tercih edilmektedir.

Sonuç itibariyle de olan vatandaşa oluyor. Devlet hizmeti niteliksiz ve vasıfsız kadrolara teslim edildiğinden hizmetin, üretimin, temsilin kalitesi düşüyor. Böylece tüm olumsuzluklar ülke ve vatandaşın omuzuna biniyor. 

Yol yordam gösteren filozofların öngörülerine uygun bir devlet anlayışı tesis edilse idi ne yıkım ne de batış olayı meydana gelirdi.Bazı toplumlarda, geçmişte meydana gelen olayları dikkate almamak gibi davranış biçimleri vardır.Eğer tarihten ders alınsaydı insanoğlu olumsuz olayları tekrar tekrar yaşamamış olurdu. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum