1. YAZARLAR

  2. Nuray Başaran

  3. Kıyametin son alameti: VATİKAN!
Nuray Başaran

Nuray Başaran

Yazarın Tüm Yazıları >

Kıyametin son alameti: VATİKAN!

A+A-

Son üç gündür BÜYÜK TİYATRO başlığı adı altında dünyada olup bitenleri yazıyordum. Bugün de seriye devam edecektim ama Vatikan öyle bir ses verdi ki bunu yazmamak olmazdı. Hatta bunu görmeden olanları anlamak ve olacakları tahmin etmek mümkün değil.

Peki ne oldu?

İtalyan La Repubblica gazetesi, Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco'nun "Cehennem yoktur" dediğini iddia etti. İbrahimi dinlerde yer alan cennet-cehennem inanışıyla çelişen iddianın tartışma yaratması üzerine Vatikan'dan açıklama yapıldı. Açıklamada, "Söz konusu makalede alıntı olarak tırnak içinde verilen ifadeler, Papa'nın sözlerinin birebir dökümü olarak kabul edilemez" denildi. Ama bu kimseyi tatmin etmedi.

La Repubblica'nın kurucusu ve eski yayın yönetmeni Eugenio Scalfari, daha önce birkaç kez yaptığı gibi Papa ile sohbetini gazetede yayımladı.

Ve İtalya'da medya dünyasının en tanınmış isimlerinden olan ateist gazeteci Scalfari kendisini "Papa'nın arkadaşı" olarak tanımlıyor.

Eugenio Scalfari'nin Papa ile Katoliklerin ruhani liderinin yaşadığı Vatikan'daki Santa Marta Konuk Evi'nde yaptıkları sohbetin en dikkat çeken kısmı, Papa'nın yaradılış ve cennet-cehennem inanışlarıyla ilgili sözleri. Scalfari'nin aktardığına göre Papa ile aralarında şu diyalog geçti:

Scalfari: Önceki görüşmemizde, bizim türümüzün bir süre sonra yok olacağını ve Tanrı'nın başka türler yaratacağını söylemiştiniz. Günah içinde ölen ve sonsuza kadar ceza çekmek üzere cehenneme giden ruhlardan söz etmediniz. Yalnızca iyi ruhların Tanrı'yı tefekkürüne izin verileceğini söylediniz. Peki ya kötü ruhlar? Nerede cezalandırılacaklar?

Papa: Cezalandırılmayacaklar, tövbe edenler Tanrı tarafından bağışlanır ve O'nu tefekkür edenlerin arasına girer. Tövbe etmeyenler ve bu yüzden bağışlanmayanlar ise yok olur. Cehennem yoktur, günahkar ruhların yok olması vardır"

Öte yandan Papa Francesco daha önce de bir ayinde, "Sonsuz lanet, bir işkence odası değildir... Sonsuz lanet, sürekli olarak Tanrı'dan uzaklaşmaktır" demişti.

Yayımlanan söz konusu söyleşide ilgi çekici bir başka kısım da Papa'nın evrenin yaradılışıyla ilgili sözleri. Scalfari, Adem ve Havva'nın cennetten kovulması hikayesine atıfla "Onların göklerdeki cennetten kovulması aslında yaradılışları mı demek oluyor? Yaradılış bu mu?" diye sordu.

Papa'nın özellikle cehennemle ilgili alıntılanan sözleri tepkilere yol açtı. Bazıları da, Scalfari'nin yaşı ve söyleşiyi kaydetmemesine vurgu yaparak Papa'nın sözlerini yanlış aktarmış olabileceğine dikkat çekerek, "Fakat bu durumda Papa neden Scalfari'ye mülakat vermeye devam ediyor?" diye sordu.

Ne kadar ilginç değil mi? İsrail önce İngiltere ve Rusya’nın arasını açıyor. Bir Rus ajan üzerinden bir çok ülke Rus diplomatları ülkelerinden çıkarıyor ve istenmeyen adam bile ilan edebiliyor. İster istemez insanın aklına Feytullah Gülen’in okullarını ilk kapatan ülkenin Rusya olduğu geliyor. Ki o günlerde Rusya bu yapının bir CIA kolu ve faaliyeti olduğunu da ilan etmişti. (Bu arada Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi suikastını da hatırlamakta fayda var.) Türkiye’de ise Mehmet Şanver’in kitabı üzerinden şu anda FETÖ operasyonlarından içerde olan bazı komutanların dışarı çıkması gerektiği, dışarda olan bazı komutanların da aslında içerde olması gerektiği açıkça yazılıyor.

Öte yandan FETÖ davalarındaki bazı iddianamelerin ‘gizli’ tanık ifadesi adı altında nasıl değiştirildiği Ak Parti Milletvekili Şamil Tayyar tarafından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a belgeleriyle iletiliyor. (ki çok ilginç örnekler var bu konuda.) Olaylar ve gelişmeler bununla da kalmıyor. FETÖ Borsası kurulduğu ve bu çerçevede milyon dolarlar verip ‘itirafçı’ adı altında bir çok iş adamının dışarı çıktığı ilan ediliyor. Bu da yetmezmiş gibi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uzun zamandır sorgulanan ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’nın bir numarasının Tayyip Erdoğan olduğunu ilan ediyor. ‘Tam ne olacak şimdi?’ demeye kalmadan, Erdoğan Kılıçdaroğlu’na 250 bin liralık tazminat davası açmaz mı? Bu başvuruyu değerlendirmeyip dava açmayacak savcı bugünün şartlarında olmadığına göre jet hızızyla iddianame hazırlanıyor. Ve dava açılıyor.. Sizin anlayacağınız, Kılıçdaroğlu’nun istediği bir gözdü Allah verdi iki göz. Erdoğan’a bu ‘tazminat davası açılması aklı’ kim tarafından verildi bilmem ama Kılıçdaroğlu’nun , ‘bu konuda inanılmaz bilgileri mahkemeye vereceğiz’ mealindeki sözünden anlaşılan; bu tazminat davası ile siyasi ayağın yargılanması da artık fiilen başlayacak demektir! Bu konuda böyle bir davayı açacak savcı bulunamazdı. Bu da böylece Erdoğan’ın tazminat davası başvurusuyla gerçekleştirilmiş oldu diyebiliriz.

Uluslararası konjonktüre dönecek olursak; İsrail Cumhurbaşkanı hastaneye kaldırılıyor. Birleşik Krallık son yılların en önemli projesi Londra-Pekin hattını bile tehlikeye atabilecek açıklama ve uygulamalar yapabiliyor. ABD’de olmaz denilenler oluyor ve Trump’ın yolsuzluklar ile ilgili yargılanmasının önü açılıyor. Bu karmaşada dünya çok ilginç istihbarat savaşlarına sahne olurken; dünyanın aynı zamanda en önemli istihbarat merkezi de olan Vatikan, en üst seviyede devreye girip ‘cehennem’ üzerinden tüm bilinen inançları alt-üst ediyor! ABD Rusya’daki vatandaşlarını özel uçaklar ile çıkarıyor.

Peki neler oluyor? Daha neler olacak? Bunların ülkemize etkileri nasıl olacak? Afrin havucundan sonra karşımıza Menbiç tuzağı mı çıkarılacak? Yarın devam edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.