1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kerime Yıldız yazdı: GREEN BOOK / YAŞASIN AMERİKA! YAŞASIN NOEL! YAŞASIN OSKAR AMCA!
Kerime Yıldız yazdı: GREEN BOOK / YAŞASIN AMERİKA! YAŞASIN NOEL! YAŞASIN OSKAR AMCA!

Kerime Yıldız yazdı: GREEN BOOK / YAŞASIN AMERİKA! YAŞASIN NOEL! YAŞASIN OSKAR AMCA!

Kerime Yıldız yazdı: GREEN BOOK / YAŞASIN AMERİKA! YAŞASIN NOEL! YAŞASIN OSKAR AMCA!

A+A-

Kerime Yıldız

Irkçılığa dikkat çeken Green Book filmi, oskar ödülü aldı. Film, bir beyaz ile bir zencinin yol arkadaşlığını anlatıyor. 

60’lı yılların başı. Zenci Piyanist Don Shirley, ırkçılığın var olduğu Amerika’nın güney eyâletlerine gitmeden evvel, aynı zamanda kendisini koruyacak bir şöför arar. İşsiz kalan İtalyan badigard Tony, bu işe tâlip olur. İkili, aylar süren bir yolculuğa çıkarlar. 

Tony, karşılaştığı meseleleri şiddet kullanarak çözen biridir. Zâten mesleği de budur. Piyanistimiz ise asâletten ve nezâketten tâviz vermeyen bir sanatçıdır. Yolda yaşadıkları olaylar, her ikisinin de hayâtını değiştirir.

Tony tarafından kendi halkına yabancı olmakla suçlanan Don Shirley, yaşadığı duygu patlamasında, sahneden indiğinde pis bir zenci olarak göüldüğünü itiraf eder. Fakat buna rağmen işini iyi yapmaya devam etmektedir. Bu sahnede, 1968 Meksika Olimpiyatları’nda 200 metrede birinci olan ve ABD marşı çalınırken yumruğunu havaya sıkarak ıkçılığı protesto eden siyâhî atlet Tommie Smith’in, “Soyunma odasına inince sâdece pis bir zencisiniz.” sözüne vurgu var. 

Irkçı polisler tarafından haksızca durduruldukları zaman biri nâziktir; diğeri polise yumruk atar. Hapishâneden, Don Shirley’in Beyaz Saray’dan birisini aramasıyla kurtulurlar. İşte bu sahnede Don Shirley’in söyledikleri önemlidir. Kenedy’nin ülkeyi değiştirmeye çalıştığını; böyle bir insanı süfli bir işle meşgûl ettiği için utandığını söyler. Oysa dünyânın her yerinde süfli işler olmakta ve arkası olmayanların canı yanmaktadır. Don Shirley, bugüne kadar hiçbir haksızlığa ses çıkarmadığı ve polis tâcizine mâruz kalmadığı için düzeni bozulmamış ve böyle bir yola mürâcaat etmemiştir. 

Her ikisi de değişmeye başlamıştır dedik ya piyanistimiz, sırf zenci olduğu için konser vereceği mekânda yemek yiyemeyeceğini öğrenen Tony’nin, bu rezâlete karşı çıkmasından etkilenir ve konsere çıkmaz. Birlikte, fakir zencilerin yaşadığı mahallenin barına giderler. Papyonlu, redingotlu zenci piyanist, kendi halkına ücretsiz nefis bir noel konseri verir. 

Beri taraftan Tony, şiddetin çözüm olmadığını öğrenmiş; sâkin ve nâzik bir adam olmaya başlar. 

Filmin sonuna doğru, polis, karlı buzlu karanlık bir yolda zorla ilerleyen ve üşüyen ikilinin arabasını durdurur. El fenerini zencinin yüzüne tutar. Seyirci olarak hem öfkelisiniz hem de üşüyorsunuz. “Tamam işte! Tony  ses etmeyecek; Don Shirley nezâketi bırakıp dalacak.” diye beklerken birden güneş açıveriyor ve ısınıyorsunuz. Çünkü polis, “Arka lastiğiniz inmiş.” diye uyarıp, yeniden emniyetle yola çıkmalarını sağlıyor. 

Nasıl ama?

Amerika’da polisin zencilere şiddet uyguladığına, hâlâ inanıyor musunuz?

Eğer bu filmi seyredince “Yaşasın Amerika!” diye haykırasınız geliyorsa,

Filmin sonunda İtalyan âile, Don Shirley’i masasına buyur ettiğinde; yetmezmiş gibi Tony’nin karısı zenci piyaniste sarıldığında ve hep berâber, “Mary Christmas!” dediklerinde “Bu Hristiyanlık, ne güzel şey! Yılbaşı gelse de hindi pişirsek” diyesiniz geliyorsa,

Bu filmi seyredince Amerika’nın Ortadoğu’da, Japonya’da yaptıklarını inkâr edesiniz geliyorsa,

Irkçılığı yerin dibine batıran, siddete karşı çıkan bu filme oskar ödülü verildiğini duyunca, “Yaşasın oskar!” diye sevindirik oluyorsanız ve altın heykelciğin, haçlı şövalyesi değil de bilmem kimin oskar amcası olduğuna inanmaya devam ediyorsanız,

Uyanın!

Amerika, bir kez  daha, ”Geçmişi unutun. Hepimiz Amerikalıyız. Hepimiz Hristiyanız.” diyerek zencilerin zihnini; “Bizde ırkçılık yok. Medenî, dindar bir ülkeyiz. Hristiyanlık, teröre karşıdır.” diyerek bizim zihinlerimizi iğfal ediyor. 

Green Book’a, basında iddiâ edildiği gibi “sürpriz bir şekilde” ödül verilmedi. Bilakis, ödül verilmek için çekildi. 

Son yıllarda meydana gelen ırkçılık olaylarını çözmek ve polis şiddetini örtbas etmek için Hollywood devreye girdi.

Sanat falan değil, imaj kurtarma opresyonu!

“İdeolojiyi boşver, film güzel mi?” derseniz, “Çok güzel!” derim. Özellikle polisin ikinci kez arabayı durdurduğu sahne çok ama çok tesirli.

Kaynak: GREEN BOOK / YAŞASIN AMERİKA! YAŞASIN NOEL! YAŞASIN OSKAR AMCA! - Kerime Yıldız

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.