1. YAZARLAR

  2. Levent Demir

  3. İSTİHBARAT SAVAŞLARI: RUSYA
Levent Demir

Levent Demir

Yazarın Tüm Yazıları >

İSTİHBARAT SAVAŞLARI: RUSYA

A+A-

Levent Demir

 

Amerika’nın bölgeden askerini çekmesinden sonra ilk cesur açıklama Fransa’dan geldi.  Fransa, Suriye'de boşalan yerlere yerleşeceğini ilan etti. Ardından önemli bir hamle Rusya’dan geldi ve Putin, boşalan toprakların Suriye’nin ve rejimin olduğunu net bir dille açıkladı.

 

Tam da Fırat’ın Doğu’suna operasyona hazırlanan Türkiye ise şimdilik temkinli. Zira bölgede  yeni dönemde kim ne yapacak henüz belli değil..

Uzun zamandır bölgede Rusya ve İran ile dengeli politika yürüten ve PKK’nın uzantısı olarak kabul ettiği gruplara karşı mesafe ve tepkisini net ortaya koyan Türkiye,  Ocak 2018'de Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde YPG'ye yönelik bir operasyon düzenlemişti.  Son olarak da çekinmeden bu işi bitirmek adına Fırat’ın doğusuna müdahaleye hazırlanıyordu.

Oysa şimdi durum ve şartlar birden değişti. Hem Putin’in açıklamaları,  hem de bölgeden gelen ama resmen doğrulanmayan eylemler gösteriyor ki, bölgede yeni kartlar açılıyor. Bu nedenle de bugün Türk heyeti Rusya’da.   Amerikan heyeti de Türkiye’de.

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesinin siyasi çözüm için olanak yaratacağı yorumunu yapmıştı.

Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın başlıca destekçileri Rusya ve İran'dan da bölgeden ayrılma yönünde bir adım gelmedi.

Rusya Suriye'yi bölgede uluslararası tahakkümünü yeniden kurmak için önemli bir stratejik ortak olarak görürken, İran için Esad'ın varlığı Sünni gruplara karşı yürütülen mücadelede kritik rol oynuyor.

Washington merkezli Hudson Enstitüsü'nden diplomat Jonas Parello-Plesner, "Trump'ın bu adımı Rusya'nın Suriye'deki siyasi ağırlığını artıracak" diyor.

Öte yandan İsrail, ABD askerlerinin denklemden çekilmesi sonrası İran'ın desteklediği Lübnan merkezli Hizbullah örgütünün olası saldırılarına karşı alarma geçmiş durumda. Trump'ın kararı sonrası İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "kendimizi savunuruz" uyarısında bulundu.

Öte yandan ABD her ne kadar IŞID ile mücadelenin başarıyla sonuçlandığını ilan etse de, IŞİD'in olası saldırıları Avrupa ülkelerinin gözünde önemli bir tehdit olmayı sürdürüyor.

Suriye'deki topraklarını tamamen kaybettiği düşünülse de, örgüt Avrupa'da binlerce destekçiye sahip.

ABD'nin çekilmesi Fransa'nın Suriye topraklarında sınırlı sayıdaki özel güçlerini yalnız bırakmış durumda.

Bu nedenle de bir süredir Fransa , öncülüğünde Avrupa ülkelerine, Suriye'de NATO'dan ayrı bir askeri güç kurulması çağrısı yapılıyordu.

Tam da bu noktada, İngiltere Savunma Bakan Yardımcısı Tobias Elwood , ABD Başkanı Trump'ın IŞID ile ilgili tweetine  "Kesinlikle katılmıyorum. Başka tür aşırılık formlarına dönüştü ve tehdit hâlâ canlı" diye karşılık verirken, Belçika eski Başbakanı Guy Verhofstadt, Twitter'dan yaptığı paylaşımda kararı,  "Rusya, İran, Türkiye ve Suriye rejimi için bir zafer" olarak niteledi ve ekledi:

"Karar Avrupalıları tehlikelere daha açık hale getirecek’’

Yani Suriye’deki çatışma alanı artık Avrupa’yı da kapsamış durumda. Çatışma coğrafyası giderek büyüyor.

Peki ya sonuç?

İsrail’in peşinde olduğu ve kendine hak gördüğü ‘ Vaad edilmiş topraklar’a erişmek için Trump’ın önce Küdus kararı,  sonrasında şii- sunni çatışması, Türkiye’ye karşı PKK uzantılarına verilen destek, ardından  15 Temmuz ile yapılmak istenen Türkiye’nin  parçalanması hayali. Ve bölgedeki büyük kaos sonrası yeni plan; Büyük Ortadoğu Projesi .

Ne var ki projede,  başta 15 Temmuz darbe girişiminin başarısızlığı ile başlayan süreç  değişimi ve gelişmelerin İngiltere’nin bölgedeki yapılanmasına tehdit oluşturmasıyla pik yaptı.

Ve bugün bölgede,  her ülke yeniden yeni şartlara göre pozisyon alıyor. En büyük zararı ABD’de şimdilik Trump görmüş durumda.  Tabii ABD Borsası’nın sert düşüşünü de göz ardı etmemek gerekir.

Bu arada  ABD-Türkiye ilişkilerindeki yumuşama sinyalleri ve pazarlıklar ise bundan sonra hem bölge, hem de Türkiye açısından her anlamda hayati öneme sahip.

Ve kim kiminle ne kadar oynuyor ve kim kimin bileğini ne kadar bükecek?…Bunların tümü her ülkenin elinde bulunan bilgi ve güce bağlı gelişecek. Perde arkasında o koca ülkelere diz çöktüren bilgiler neler ve nasıl kullanılmaktadır? En önemli kriter tam da bu.  Bilgi güçtür. Ve önemli olan bilgiyi doğru kullanmaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar