Nuray Başaran

Nuray Başaran

İDLİB’TE BİZİ BEKLEYEN TUZAKLAR

A+A-

İsrail istihbaratına yakın DEBKA  Sitesi’nden ilginç yorum: Türkiye İdlib’de sadece Esat değil,  Ruslar ve İran ile de karşı karşıya!

Türk ordusu Kıbrıs Barış Harekâtından sonraki en büyük operasyonlarından biri ni İdlib’te gerçekleştiriyor. TSK İdlib’e şu saatlerde takviye birlik gönderirken;  dünya basınında yer alan haberler daha dikkatli olmamızı gerektirecek türden. Hatta TSK’ya tuzaklar kurulduğunu ilan ediyor.

Zira batı ve İsrail basını (İsrail istihbaratına yakın DEBKA sitesi ) Türk Ordusu’nun İdlib’te sadece Esat değil,  Rusya ve İran ile de karşı karşıya kalabileceği bir resimden söz ediyor. Üstelik ABD ve batıdaki bazı yayın organları da aynı türden yorumların yer aldığı haberleri yayınlamaya başladılar.

Daha 4-5 saat önce Ankara’da Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal başkanlığında Dışişleri Bakanlığı, MSB, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli İstihbarat Başkanlığı ile RF Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi S. Verşinin ve RF Devlet Başkanı’nın Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi A. Lavrentiev başkanlığında, RF askeri ve istihbarat makamları temsilcilerinden oluşan karma heyetler arasında iki tur halinde 3 saatlik görüşmeler yapılırken;  başta İsrail’in önemli yayın organı DEBKA olmak üzere;  batılı bir çok medya kuruluşu, Türk Ordusu’nun İdlib’de karşısında sadece Esat güçleri değil, Rusya ve bundan bir süre önce ABD tarafından öldürülen Kasım Süleymani’nin özel olarak eğittiği şii Afganların ve dolayısıyla İran Devrim muhafızlarının da olduğunu yazıyor.

Batı medyasındaki haberlerin yayına verilme saati ile Ankara’daki görüşmelerin ardından yapılan açıklamaların aynı saatlerde servis edilmesi de ayrıca dikkat çekici. 

Oysa Ankara’daki toplantı sonrasında yapılan açıklamalarda sadece , ‘heyetler arası görüşmelerde İdlib’teki durum ele alındı, sahada bir an önce sükünet sağlanması ve siyasi sürecin ilerletilmesi için atılabilecek adımlar üzerinde duruldu. Görüşmelere önümüzdeki hafta devam edilmesi kararlaştırıldı." ifadeleri yer aldı.

Bu satırları yazarken ise ajanslar,  Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait 200 askeri araçtan oluşan konvoyun İdlib’e giriş yaptığını duyurdu.
Evet, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İdlib’e takviyesi sürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri  (TSK) İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki gözlem noktalarına 200 askeri araçtan oluşan konvoy gönderdi.

Ancak geçtiğimiz hafta Esat’ın Türk gözlem noktalarına karşı yaptığı saldırısı ve buna Rusya’nın kayıtsız kalmasının ardından; dün ve bugün bölgede Rusya’nın bombardımana devam ederek M4-M5 Karayolunda Esat’ın güçleri ile birlikte savaşan Afgan Şii milislere yol açmış olması, tehlikenin ve farklı oyunların bölgede oynandığını destekler nitelikte.

Ayrıca edinilen bilgiye göre; Kasım Süleymani’in öldürülmeden önce,  Suriye ve Irak’ta 130 bin kişiyi eğittiği, bu kişilerin arasında çoğunlukta olan Afgan Şii milislere hem maaş ödeyip,  hem de Suriye’de vatandaşlık vaad edildiği ve şu anda bunların profesyonel bir ordu gibi hareket ettikleri, yine batı basınında yer alan haberler arasında.

Gelen bilgiler arasında bu Afgan Şii milis gücünün İran Devrim Muhafızlarıyla hareket ettiği, 12 adet Türk gözlem noktasının 9’unu da Esat güçleriyle birlikte çevrelemek üzere oldukları ileri sürülüyor.

Bu arada bu konularda internette kısa bir araştırma yaptığınızda,  ABD’nin değişik kuruluşları başta ABD Deniz Kuvvetleri Üniversitesi ve MIE EDU’’nun 2018 yılında Kasım Süleymani’nin Afgan Şii ordusu oluşturma çalışmalarını raporladığı ve ‘Rusya- İran ve Suriye Türkiye ile hesaplaşacaklar’ şeklinde yorumlar ve raporlar hazırladıklarına rastlıyorsunuz.  O gün raporlanan bu başlıkların dün akşam saatlerinde batı medyasında bugün atılmasını da dikkatlerinize sunuyorum.

Tam da bu noktada,  bu gerçekler ve bu çalışmalar karşısında,  NATO’nun ikinci büyük Ordusu TSK’ nın,  NATO’yu göreve çağırmasının tam zamanı olduğunu düşünüyorum. Hem de oradaki herhangi bir hareketten önce ve derhal NATO’yu toplantıya çağırmalıyız. Zira bugüne kadar NATO’da olmamızdan kaynaklı ülke olarak ödediğimiz bedelleri belki şimdi tam da geri alma ve isteme zamanıdır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.