Çidem Ayözger Ergüvenç

Çidem Ayözger Ergüvenç

cidemer@gmail.com

GÜLÜMSETMEK İSTEDİM

A+A-

 Bu sıkıntılı dönemde okurlarımı biraz gülümsetebilirsem ne mutlu bana. Bu nedenle “Hangisi?.. Hangisi!..” adlı kitabımdan bir alıntı yapıyorum. Umarım amacına ulaşır.

“Seneler önce çok sevgili dostlarımız rahmetli İnci ve Cemal Özcivelek’lerle yılbaşını geçirmek için Roma’ya gittik. Bütün bir gün gezdik dolaştık. Yılbaşı gecesini dışarıda kutlayacağız.

Yorgun argın otele dönünce ben koyu bir kahve içtim. Sonra biraz uzanarak dinlendim. Hazırlanıp çıkacağız, Cengiz ona armağan olarak aldığım yeni pabuçlarını giyecek.

 Arkadaşlarımızla birlikte bir gece kulübüne gittik. Yenildi içildi, ben sürekli dans etmek istiyorum; arada bir de tuttuğumu koparıyorum. Saat on ikiye doğru eşime yeni yıla onunla dans ederek girmek istediğimi söyledim. Ayaklarının yorgunluktan şiştiğini ve yeni pabuçlarının sıktığı için ayakkabılarını çıkardığını söyledi. Ben yeniden giymesini rica ettim. Kırmadı, giyecek ama birden ayaklarının çok fazla şiştiğini düşüp panikledi. Meğer İnci de pabuçlarını çıkarmış. Uzun boylu olduğu için topuklu ayakkabı giymezdi; masa altında pabuçlar birbirine karışmış, Cengiz onunkileri giymeye çalışıyormuş. Uzun sözün kısası Cengiz’i dansa kaldırmaya ikna edebildim. Dans ediyoruz sarmaş dolaş; arada bir de birbirimizden uzak dans etmemiz gerekiyor müziğin ritmi gereği. Böyle bir sırada Cengiz, gözlerinde tam olarak açıklayamadığım bir anlatımla bana doğru bir hamle yaptı, beni kollarına alacak. Ben de tabii ona yaklaştım boynuna sarıldım, fakat o kulağıma: “Hemen oturmazsak korkarım kangren olacağım” diye fısıldadı. Tabii yerimize geçtik.

Biraz daha oturduk, güldük söyledik; otele dönmek üzere kalktık. Cengiz ve İnci mecbur pabuçlarını giymiş olduklarından ıstırap çekiyorlar. Sonunda dayanamadılar pabuçlarını çıkardılar öyle gittiler otele.

Odamıza çıkınca Cengiz perişan ayaklarıyla hemen yattı. Ben iyi bir eş olarak onun acısını dindirmek istedim. Hemen banyoya koştum; sıcak suyu açtım. Küçük bir havluyu kaynar su ile ellerim haşlanarak ıslattım. Koştum Cengiz’in yanına: “Şimdi sana kompres yapacağım, bir şeyciğin kalmayacak hayatım” dedim. Sımsıcak havluyu tabanlarına yapıştırdım ki rahatlasın canım benim… Anneannem “Aptal dostum olacağına akıllı düşmanım olsun” Atasözünü çok sık kullanırdı. Akıl edememişim sıcak değil de soğuğun yarayacağını…”

Alıntı:1999, Ankara.

Amacıma ulaştıysam ne mutlu bana.

Yine bir tarif, mayonezli kereviz salatası:

Mayonez, iki çorba kaşığı yoğurt, limon, tuz, ağartılmış badem. Kerevizleri soyup kalın rendede rendeleyin. İçine limon suyu ve tuz ekleyerek iyice ovun. Bir havlu içinde hiç suyu kalmayana kadar sıkın. Hiç yıkamadan tabağa alın, içine mayonez yoğurt, isteğinize göre tuz ve bir avuç kadar ağartılmış badem ekleyip karıştırın. Salatanız hazır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.