1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Erdoğan'ın Fenalaştığı Anın Fotoğrafını Çeken Gazetecinin Başına Neler Geldi
Erdoğan'ın Fenalaştığı Anın Fotoğrafını Çeken Gazetecinin Başına Neler Geldi

Erdoğan'ın Fenalaştığı Anın Fotoğrafını Çeken Gazetecinin Başına Neler Geldi

O gün araç içinde kalan Erdoğan’ı fotoğraflayan gazetecinin başına gelenler tartışma konusu oldu.

A+A-

Tarih: 17 Ekim 2006.

TBMM'ye giderken makam aracında ani rahatsızlık geçiren Erdoğan, Özel Güven Hastanesi'ne götürüldü. O telaş içinde zırhlı otomobil kilitlendi.

Aracın camları ve kapıları balyozla kırıldı. Erdoğan'a ilk müdahaleyi Nöroloji Uzmanı Dr. Fethiye Sümer Güllap yaptı.

Erdoğan'a o gün hastanede ne teşhis konduğu hâlâ polemik konusu. Kimilerinin iddiasına göre epilepsi hastasıydı. Resmi açıklamaya göre ise oruca bağlı olarak kan şekeri düşmüştü.

O gün araç içinde kalan Erdoğan’ı fotoğraflayan gazetecinin başına gelenler tartışma konusu oldu.  

23 Haziran seçimi akşamı AK Parti'deki muhalif kanada yakınlığıyla bilinen Karar gazetesi yazarı Akif Beki, FOX TV’ye konuk oldu.

Gazeteci Ünsal Ünlü ise programda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Başbakanlık Basın Müşavirliği yapan Akif Beki’nin “Yandaş medya iktidarın kamburu oldu.

Sorumluluktan kaçmayacağım. Yandaş medyanın oluşumuna; gazeteci, Başbakanlık Basın Müşaviri olarak benim katkım oldu çünkü, herkesten özür dilerim” dediğini sosyal medyada paylaştı.

İşte o mesaj

erdoganin-fenalastigi-anin-fotografini-ceken-gazetecinin-basina-neler-geldi,.jpg

Ünlü’nün mesajının ardından Gazeteci Çiğdem Toker de “Gerçekten böyle mi dedi? 11 yıl önceki görevinde Başbakanlık muhabirlerinin akreditasyon iptalini, bunu hararetle savunduğunu unuttuk sandı belki” diye yazdı ve Akif Beki tartışması başladı.

NEDİR, BİRİNİ GÖZALTINA MI ALDIRDIN SEN?

23 Haziran seçiminden bir gün sonra Gazeteci Yavuz Oğhan’ın Sputnik’teki programının konukları Akif Beki ve İsmail Saymaz’dı.

İsmail Saymaz programda, “Biri senin hakkında, Ünsal Ünlü mü biri senin hakkında ‘gazeteci tutuklattı’ falan diyor. Nedir, birini gözaltına mı aldırdın sen?” diye sordu.

Bunun üzerine Akif Beki de “Hayır. Valla bilmiyorum araştırırsan, bakarsa Özal’In ölümüyle de bir ilgim olabilir.

Boşver, salla gitsin. Hiçbir zaman polislik yapmadım, polis bana bağlı olmadı. Emir verip gözaltına aldırmak gibi bi durumum olmadı. Bunlar deli saçması şeyler” dedi.

Muhtemelen şeyi söylüyorlardır, Cumhurbaşkanının arabadan indirildiği, hastaneye kaldırıldığı bir olay olmuştu” diyen Akif Beki o gün yaşananları şöyle anlattı:

O olayda, olay yerine gelip camından fotoğraf çeken bir arkadaş olmuştu. O arkadaşa olayı anlayana kadar beklemesini söylemiştim. Gözaltında falan değildi, bunu da kendisine izah ettim.

Milliyet’in ama adını hatırlamıyorum. O dönemki yayın yönetmeniyle de konuştum, bilgi verdim. Ne olduğunu bilmiyoruz, ilk görüntüler onda. Başbakanın sağlığına kavuşup kavuşamayacağını bile bilmiyoruz.

Dolayısıyla olayı anlaya kadar orada kalmasını rica ettim. Ve kendisine söyledim, ‘görüntülerin, fotoğraf makinen olduğu gibi sana iade edilecek” dedim.

Yayın yönetmeniyle de patronajıyla da konuştum. Buna rağmen bugün gelip de, Özal’ı da öldürmüş olabilirm, iyice baksınlar.

Ünsal Ünlü ise dünkü youtube programında Akif Beki’ye yanıt verdi. Kendisinin programa telefonla bağlanılması gerektiğini savunan ve söz hakkı verilmemesini eleştiren Ünsal Ünlü şunları söyledi:

Ben olayın muhatabı olan, fotoğrafı çeken kişiyi, sevgili Serdar Özsoy’u aradım. Bundan sonra anlatacaklarımı herkes iyi dinlesin lütfen, bir yandaşın her zaman nasıl yandaş olduğu, bir siyasal İslamcının yüzsüzlüğünü dünyadaki bütün yüzsüzlüklerden neden büyük olduğunu duyacaksınız.

Türk Tabipleri Birliği eski Başkanı sevgili Füsun Sayek’in cenazesinin olduğu gün. Ankara’da herkes Füsun Sayek’in cenazesiyle ilgileniyor.

Milliyet’in binası önünde Serdar beklerken, Ankara’daki tüm gazetecilerin Tayyip Erdoğan’a ait olduğunu bildiği bir araç süratle geçiyor.

Serdar bir gazeteci refleksiyle, fotoğraf makinesini alıp hastaneye koşuyor. Ve hastanenin önünde Tayyip Erdoğan’ın o meşhur fotoğrafını çekiyor. İnsanlık hali fenalaşmış. Arkadan Akif Beki geliyor.

Akif Beki, Serdar’dan fotoğrafları istiyor. Sedar da vermiyor. Çok doğaldır zaten kimse alamaz o fotoğrafları.

Ve Başbakanlık korumalarına ‘alın bu kamerayı’ diyor. Başbakanlık korumları Serdar’ı Güven Hastanesi’nin camlı kapısı önde sıkıştırıyor. Bunları nereden biliyoruz, bunların hepsinin fotoğrafları var.

NİYE ARAR BİR İNSAN PATRONU

Akif Beki’nin “Yayın yönetmeniyle de patronajıyla da konuştum” şeklindeki sözlerini hatırlatan Ünsal Ünlü, şunları söyledi:

Niye arar bir insan patronu. Bu usül bu iktidar tarafından başlatıldı. Ve Akif Beki Başbakanlık Basın Müşaviriydi, hiç kıvırmasın.

KAYNAK: Odatv

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.