EMRE AYGEN YAZDI: EVVEL ZAMAN İÇİNDE, KALBUR SAMAN İÇİNDE. DEDEMİN BİR BANKASI VARMIŞ!

EMRE AYGEN YAZDI: EVVEL ZAMAN İÇİNDE, KALBUR SAMAN İÇİNDE. DEDEMİN BİR BANKASI VARMIŞ!

Sabah sabah masal okumaya gelmedik diyenlere hakkınız var ama bir kulak verin neler olmuş neler.

A+A-

Efendim, Tunalı Hilmi Caddesinde yıllarca önce iki adet arkadaşım vardı. Bizler kahvelerin birbirimizi arkadaş olmuştuk. Lakap koymaya bayıldığım için birine Refet Paşa, ötekisine de Doktor Civanım hitap ediyordum.

Bir gün Refet Paşa, “Bana bak benim dedem Merkez Bankası hissedarı. Senin deden de o yıllarda Mebus idi. Muhakkak hissesi vardır. Merkez Bankasına resmi yazı yaz. Cevap vermek zorundalar” dedi. “İyi de Annemin bile haberi yok. Nerden çıkarıyorsun!” deyince Paşam “Bana bak D seviyesinde 6000 hisse var. Atatürk döneminde hissedar olanların çoğu hissedar olup olmadığını bile bilmiyor. Hisselerini ortaya çıkarmazsan devlete kalmış olacak da ondan” demez mi?

Birden bire Gazeteci ruhum kabardı, bu işi çözmek çok keyifli olacağına karar verdim. Derhal Anneme gittim. “Anne, Mehmet Rifat Vardar Merkez Bankasında hissedar mı?” diye sordum. Annem, 1900 Mülkiyeyi Şahane mezunu Rifat Bey, Zonguldak Mebusu iken Atatürk’ün talimatı ile kurulacak olan Merkez Bankasının kuruluş kanunu hazırlamak için görevlendirdiğini, ardından 7 CHP Mebusunun da imzaları ile tasarı Büyük Millet Meclisine sunulduğunu anlattı. “Eeee, Anne?” diye sorularım devam etti. Annem tasarının oy birliği ile kabul edildiğini ve Bankanın kurulduğunu anlattı.

“E peki Anne. Dedem hissedar oldu mu?” diye sorunca Annem “Oğlum biz Balkanları kaybettikten sonra Ankara’ya göç etmiş bir aileyiz. Babam Köprülü Ayanı, Annem Firdevs Hanım, Ohri Ayanının kızı. Evi Babamız, idare etti. 28 kardeş ve akrabalar. Her Allah’ın günü evde kalabalık bir arada yemek yerdik. Babama hep ‘Baba biz ne zaman kendi kendimize bir yemek yemeyecek miyiz?’ diye sorardım. Ne zaman 1948’de Babam öldü akrabalar teker teker çekilip gitti. Kader böyledir. Bak Köprülü bağımsız Cumhuriyet oldu.  13 köyümüzün yaşayanları beni görmeye geldiler. Onlara ‘Bana gelmeden önce Anıt Kabir ‘e gidin. O bizim Memkeketlimizdir. Ruhuna dua edin sonra gelin demiştim” hatırlamıyor musun? diye sözlerine devam etti.

“Anne dedem Merkez Bankasında hisse aldı mı?” soruma sadece ‘Atatürk, babamın hisse almasını istemiş sanırım. Ancak hisse alıp almadığına dair hiçbir belge yok. Babamın Merkez Bankasında kasası vardı. İçinde Annemin mücevherleri vardı. Onları gördüm. Annem mücevherlerin vergisini ödediğini hatırlıyorum’ dedi.

İşte Gazetecilik ruhu ile Merkez Bankasına resmi yazı gönderdim. Tam yılbaşı günüydü. Merkez Bankasından telefon geldi. ‘Sizi Bankada bekliyoruz’ dediler. Koştura koştura gittim. “Evet, dediler Mehmet Rifat Vardar”ın hisseleri var” dediler. “Hisseler sizde mi?” diye sordular. “Yok” dedim. “Ama Kasası olması lazım” diye bilgi verdim. Merkez Bankasının kasası Ankara’dan İzmit’e götürülmüş. Yazı yazarız” dediler. “Eğer bulamazsanız, Rifat Beyin veraset belgesi, vergilerinin ödendiğine dair Veraset ve Harçlar Vergi dairesinden belge ve söz konusu hisselerin kayıp olduğuna dair Ticaret Mahkemesinde hissenin iptali üzerine mahkeme kararı ve TOBB aracılığıyla üç ayrı ilan verdirtmeniz gerekir” dediler.

Bütün talipleri yerine getirdim. Hisseleri Şubat ayında yenilerini alacağım belli oldu.

Bizim masalın bir başka tarafı ise Merkez Bankasının biz D seviyesindeki 6000 hissedara baktığı bakış açısı. Banka bizlerin hisse senetlerinin her birinin nominal değerindeki tutarının 37 kuruş olduğunu söylemekte. Gelelim benim masalımda bana anlatılan şekli.

Atatürk, 1931 yılında Merkez Bankası Anonim Şirketin kuruluşu sırasında kurucu toplam miktarının 15.000.000 TL (On beş milyon) olarak beyan edilmiş. Lakin TC Devletinin bu Bankayı kurabilmek için 11.000.000 TL bulabilmiş. Atatürk, geri kalan 4.000.000 TL’nin ise Vekiller, Mebuslar, Bankalar, yabancı kuruluşlar ve bankaları, İş Adamları, Esnaf ve Hayır Sever varlıklı kişilerin katkıları ile yerine getirilmesini rica etmiş. Bu para da derhal bulunmuş. Bu insanlar kurulan Cumhuriyetin yaşaması ve güçlenmesi için ellerinden geleni yerine getirmiş vatanperverlerdi.

Sonra bir bakıyorsunuz 2020 yılında Merkez Bankası D seviyesindeki hisselerin bir adet değerinin 37 kuruş olduğunu söylüyor. Haydi bakalım. D Seviyesindeki hisse senedinin her biri 37 kuruş ise 6000 hissenin toplam katkısı 2.220 TL (İki bin iki yüz yirmi TL). O zaman Merkez Bankasının kuruluşu için gereken 4.000.000 TL’den çıkarırsanız 3.997.780 TL’yi (Üç milyon dokuz yüz doksan yedi bin yedi yüz seksen TL)’i kim ödedi?

Hissedar olarak Pazartesi günü Merkez Bankası Olağan Üstü Genel Kuruluna Gazeteci sıfatıyla katıldım. Hissedar Trabzonlu Adnan Bahar oturumda “Hakkımızı niye vermiyorsunuz” diyor, ardından  Merkez Bankasının 2018’deki karından Hazineye 40 milyar beş yüz milyon TL yatırılmasına karar veriyoruz lakin biz hissedarlara Adnan Beyin söylediği gibi “Kefen Parası Gitti. ‘Öbür dünya’ Uyarısı Geldi” 

“Bana bir masal anlat baba, içinde yalan dolan olmasın Baba! 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.