Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz

Yazar

EĞİTİM ŞART!?

A+A-

Sosyal medya çağ'ında "herkes" şöhret!
Magazin dünyası'nda "makul" kabul edilen, sokak seviyesi'nde neden ayıp!?
Matruşka BOP'un final'inde çöken 'aile kurumu'nun altı çiziliyor.
Namus'u ile ünlü Türk'lerin hali pür melali.
https://www.medyaradar.com/esra-erolda-yasak-ask-rezaleti-cocugu-komsusundan-cikinca-sevinc-cigligi-atti-haberi-2033970
Kadın cinayetleri'nin ve/veya kocaların yaptıkları namus cinayetlerinin arka planında da "namus cinayetleri" yok mu?!
Ne diyor, namus'umu temizledim.
Bir şey ayıp ise "herkes" için ayıp olması gerekmez mi?!
İkiyüzlülük şark'ın oryantalizm'i içinde var.
Dünya'nın her yerinde "rezalet" kabul edilecek bir şeyi, sunucu ve çocuğunun kimden olduğunu merak eden "konuk kadın" üzerinden normalleştirmeye çalışan "o kafa", BOP'un yobaz kafa'sı!
Ne var ki, sosyal medya'nın birçok ünlü'sünün çarpık hayat hikayesi "rol model" olarak dayatılmış ise "komşusundan çocuk sahibi olan" o kadın'ın hikaye'sinin diğerlerinden farkı nedir?!
"Onlar şöhret, bunlar şöhret değildir" midir, ayrım!
Hasılı:
RTÜK niçin var!?
Aile'yi, çocuk'u korumayacak iseler RTÜK'çüler hangi değerleri koruyacaklar!?
Yaşanması gereken bir süreç var ise yaşanır.
Ezcümle:
Dizilerde, magazin haberlerde her türlü rezilliği "modernlik" diye vitrinlediler.
Üretmeden, 'orantısız zenginleşme'nin, lüks tüketim'in PR'ını yaptılar.
Geldiğimiz nokta ortada.
"Modern yaşam"ın da içini boşalttılar, aynen 'yeni muhafazarkarlık'ta olduğu gibi.
--- 

Haber şu: 

Erdoğan: Fikri iktidarımızı tesis edemedik
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fikri iktidarlarını tesis edemediklerini söyledi.
"Eğitim ve öğretimde, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum" diyen Erdoğan, "Medyamız bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor" ifadelerini kullandı.
https://www.birgun.net/haber/erdogan-fikri-iktidarimizi-tesis-edemedik-319719--
---
Yorum şu:
Sayın Cumhurbaşkanı'mıza yürekten katılıyorum. 

Eğitim şart.
Bu çerçeve'de, cevap'ını arayan bir diğer basit soru da şu:
Okullar açık olsa ne olacak!?
Nüans?!
Ortaokul'da mektep bitmeli (3 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul, toplamda 6 yıl).
Lise'ye gidilecek ise üniversite'yi düşünenler gitmeli (lise de dil öğrenimi dahil 4 yıl olmalı).
Lise seviye sınavları olmalı, ortaokul sonrası ya meslek eğitimi başlamalı ya da ergen gençler için çıraklık hayatı.
BOP'ta her şey'in içi boşaltıldığı gibi "diplomalar"ın da içi boşaltıldı.
Bir zamanlar ağırlığı olan "ilkokul diplomaları" vardı.
Pratik kız sanat okulları vardı, birçok "anne" o okullarda biçki/nakış öğrendi.
Şimdi, lise diplomasına "anaokulu muamelesi" yapılıyor, üniversite diplomaları ise lise seviyesinde.
Okumuş olmak için okunmaz.
Velev ki öyle, diploması olana nerede iş bulacaksın?!
İş bulundu diyelim, teklif edilen o paraya kaç'ı çalışır?!
Dershaneler kapatıldı ama değişik isimler adı altında "parası" ile ders verilmeye devam ediliyor.
Özel okullar ateş pahası.
İlkokul'dan başlayarak üniversite bitene kadar devlet öğrenci başına ne kadar harcıyor!?
Aile, çocuk'u okusun diye ne kadar harcıyor ve/veya ne kadar para'yı sokak'a atıyor?!
Galatasaray, Koç, Sabancı vb üniversiteler'in dönem harcı ne kadar ve/veya bu okullardan mezun olanlar, iş hayatına atıldıklarında, harcanan paranın ne kadarını kaç yılda çıkartabiliyor?!
ABD'de de üniversiteler pahalı diyenler olabilir.
Konumuz ABD değil.
Kaldı ki, ABD'de "eğitim" de bir ticaret alanı, bazı üniversiteler, bazı büyük şirketler ile iç içe.
Gerçeklikten, hayatın doğal akışından kopmuş bir öğrenim zincirimiz var.
Sadece okumuş olmak için okumak olmaz.
Bir zamanlar okul'a gitmek her şeydi, şimdi internet var, birçok tv kanalı var.
Çalışan, üreten genç, ister ise dışarıdan lise'yi bitirebilir.
Bir zamanlar okuyanlar/okutulanlar neden okuduklarını bilirlerdi, şimdi küresel kahve zinciri'nde kahve sırasına girmek için dil öğreniyorlar, diploma alıyorlar.
Dershane, okul ücreti artı harçlık'ı 5 bin TL'yi bulan diplomalı bir genç, asgari ücret ve/veya ayda 3 bin TL'ye çalışır mı?!
Çok pahalıya malolan öğrenim masrafı ile dil öğrenen genç, düşük telif ile tercümanlık ve/veya rehberlik ya da kitap çevirisi yapar mı?!
Tüm okulları "Anadolu Lisesi" yapmakla öğrenim'de seviye nasıl yükselmiyor ise "Herkes"e diploma dağıtmakla, toplam kalite yükselmiyor.
Ülke batık, Ne Lale Devri'nin medyacıları, siyasileri, bürokratları, iş insanları "gani", bu sebep'ten çocukları ya yurtdışında okuyor, okumuş ya da yurtiçinde özel mektep'lerde!
Soru şu:
O ailelerin çocukları içinde çalışan var ise nerede çalışıyorlar, aylık gelirleri nedir ya da aylık ne kadar yakıyor, ailesine, ülkesine maliyeti nedir?!
Günümüz dünyasında kaliteli iş yapacak, sorun çözecek, kendi sorumluluğunu taşıyacak genç'lere ihtiyaç var!
Ki, Atatürk'ün 'çağdaş, medeni emanet'ine sahip çıkılsın, çıkılabilsin.
Sadece Türkiye'de değil, küre'nin her yanında iş yapan binlerce Türk var ve bunların birçoğu diplomalı değil.
Diploma her şey değildir.
Boşa akıtılan su gibi "niteliksiz diploma hayali" uğruna harcanmış bir nesil var.
Hangi meslek, ne kadar kazandırıyor, maaş'ı nedir, iş hayatı o iş kolunda nasıl akıyor, önceden bilmek, görmek elzem.
Diploma'yı aldıktan sonra iş, maaş beğenmeyen, seçtiği meslekten soğuyan çok ise bir başka "nüans"!
Futbol batık, siyaset batık, hazine'nin dip'i gayya kuyusu.
Buna rağmen çok kazandıran iki alan var; biri market'ler, diğeri de eğitim sektörü.
Çocuğu okusun "adam" olsun diye özel derslere, özel okullara, dershanelere para saçanlar, aynı para'yı ticaret'e yatırsa, o çocuk'un hikayesi nasıl olurdu?!
Neticede, ticaret'in doğasında para kazanmak var ise "eğitim'in ticareti" üzerinden cep'ini dolduran doldurana.
O v'akit cep'i boşaltılan aileleri uyandırmanın vakti gelmedi mi?!
"Din ticareti", "Atatürk ticareti" yapanlar nasıl var ise "eğitim ticareti" üzerinden, ailelerin ceplerini boşaltan boşaltana.
Varsa muhalefet'in farklı bir bakış açısı, dinlemek isteriz.
Okuyacak çocuk bir yolunu bulur okur, çalışacak genç bir yolunu bulur, bir yerde çalışır, rızık'ını kazanır.
Devlet'in görevi, zor şartlar altında okumaya çalışan çocuk'a sahip çıkmak, alan açmak.
FETÖ'cüler gibi "cevabı önceden paylaşılan sınav"lar üzerinden "altın" bir "nesil" yükseltilmeye çalışılır ise 15 Temmuz'da üstümüze çöken hikaye ortada.
Üretmeden tüketmeye dayalı sistem'de "Siyaset" kurumu çöktü.
Üretmeden tüketmeye dayalı sistem'de "Futbol" kulüpleri çöktü.
Üretmeden tüketmeye dayalı sistem'de "Eğitim" de çöktü.
"Algı operasyonları" üzerinden Neo Sevr güncesi yükseliyor.
Yaldızlı teneke madalyalar ödüller ne ise içi boşaltılmış diplomalar benzer hikaye.
Kısırdöngü'ye giren "diploma ticareti" kapsamında, soru şu:
Nereye gidiyoruz!?
Pandemi süreç'inde ilk aşaması yaşanan ev'den, uzak'tan eğitim, ilerleyen zaman içinde "yarı zamanlı" yüz yüze, "yarı zamanlı" ev'den/iş'ten eğitim'e dönüşebilir.
Karma sosyal eğitim.
Özel okul sistemi "lüks diploma"ya dönüşmüş ise "yerli milli eğitim" şart.
Diploma "lüx" olunca, o genç'e iş'i nasıl bulacaksın diyenler çıkabilir!?
Diploma için o para'yı ödeyen aile, 'Neo Lale Devri'nin zenginlerinden ise 'besleme düzen'in cilalı diplomalıları bunlar.
Elinde diploması olan birçok işsiz genç var "ve fakat" o diplomaları dağıtanların cepleri şişkin ve/veya şişmeye devam ediyor.
Kaldı ki, "cilalı diploma" hayat kurtarıyor ise sıkıntıya giren şirketler o beyin'lerden katkı alabilir.
Bir zamanlar, "Rahmi Ağabeyimize, Sakıp Bey'e söyleriz o bize iş verir" diyenlerin yerini şimdi "Reis'e söyleriz, o bizi istediğimiz yere yerleştirir" diyor ise "1 oy" verenler aynı zamanda çalışmayı sevmiyor ise FETÖ'nün diplomalı robot şakirt'leri ne ise vs vs.
Boyumuzdan büyük BOP'a battıysak sebepsiz değil.
"Selefi"lik yükselen bir başka "varlık" olarak vitrin'leniyor ise anlaşılması gereken, bir başka hayat memat nokta:
Taciz, tecavüz, rüşvet vb suç'lara bulaşan kim varsa, "takkeli robot".
Neo Lut kavmi.
Demem o ki:
Selefiler, Ak Parti'yi, Erdoğan'ı direkt hedef alıyor ise mesaj çok net!
BOP'ta, eylem'i tarikat ya da cemaat içi yapılar üzerinden yükseltiyorlar.

Demem şu ki:
"Selefilik" başlığı, ciddi'ye alınması gereken bir başka alt başlık.
Parmak bir şeyleri işaret ederken, parmak'a bakanlardan olmamak gerekir.
2020 sonbahar'ında da görüldüğü üzere, fakir, fukara cemaat ya da tarikat şeyhi kalmadı ise BOP'ta kimin eli kimin cebinde, tek tek ortada!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret edenler kimler ve/veya Laik Türkiye'yi tasfiye operasyon'unda kullanılan "irtica"i yapılar ortada.
Hasılı:
Bıçak'sırtı ise gündem, bıçak'ın sap'ı kim ya da kimlerin elinde'ye bakmak gerekmez mi?!
İçinden geçiyoruz alacakaranlık kuşağı'nın.
Ezcümle:
"Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi Bir Duvar Süsü Değildir, Erken Uyarı Sistemidir!"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.