Kerime Yıldız

Kerime Yıldız

EĞİTİM REFORMU BÖYLE Mİ OLACAK? / ÇOK AMA ÇOK MAHZUNUZ!-1

A+A-

Bu eğitim döneminin başında iki 6. sınıf öğrencisiyle -maske ve sosyal mesâfeye dikkat ederek- ders yapmaya başladık. Aslında zeki ve başarılı çocuklar. Rû be rû dersin önemini bilen anneleri, eğitimden kopmasınlar diye böyle bir çözüm düşünmüşler.

Matematik dersine, Erenköy Kız Lisesi’ndeki matematik öğretmenimin tahtaya yazdığı rakam ve isimle başladım.

“Matematik, sıfırla başlar. Sıfırı, el-Harezmî buldu. Bunu, sakın unutmayın!”

Çocukların özellikle matematiği sevmelerine gayret ediyorum. “Matematikçi olmanız gerekmiyor. Matematik bilmek, sizi, hayatta farklı kılar.” diyorum.

Bunları, sağda solda böbürlensinler diye değil; kendilerini sevsinler, güvensinler ve büyük hayâller kursunlar diye yapıyorum. Meselâ Câhit Arf olsunlar. 

Son dersimizde, “Benim dedem, sıfırı buldu; batılı geri zekâlılara verdi.” diyen milletvekilinden bahsettim. “Eğer bunu diyen, çarpım cetvelindeki dokuzları şaşırmadan saysın, adımı değiştiririm.” dedim. Şaşırdılar. “Ama nasıl vekil olmuş?” dediler. “Vekil olmak için yüksek tahsil gerekmiyor çocuklar.” cevâbıma, daha da şaşırdılar. Sonra bir insanın dokuzları sayamayacağını nasıl anladığımı sordular. 

“Matematik bilen, düzgün cümleler kurar. Anlattıklarının başı sonu, uyumlu olur. Bir insan konuştuğunda analitik zekâsı olup olmadığını anlamak zor değil.” dedim.  

Çocuklara, konuştuğu zaman bana, Ali Desidero şarkısını hatırlatan o vekilin, TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda görev yaptığını, benim gibi mahzun olmasınlar diye söylemedim. 

Halkın karşısına çıkınca kabadayı kabadayı yürümekle övünen, Türkçeyi ağlatan, nere mezunu olduğunu bir türlü öğrenemediğimiz vekil, AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı. (YSK’nın listesinde ortaokul mezunu, TBMM’deki özgeçmişinde lise mezunu. Doğrusu nedir bilemiyorum.)

Çamlı, 2017’de cihadı bilmeyene matematiğin lâzım olmadığını buyurduğunda bir yazı kaleme aldım. “Uhud’daki okçular matematik bilselerdi İslâm ordusu yenilmezdi.” dedim. Evet Uhud’daki okçular, matematik bilseler, yâni muhâkeme yapabilseler bir kenarda fırsat bekleyen düşman atlılarını hesâb ederlerdi. Onlar bu hesâbı yapamazken, o zamanlar İslâm’a karşı savaşan Hâlid bin Velid, sırasını bekledi. Niye? Matematik biliyordu da o yüzden. 

Sonra artık AK Parti’ye oy vermeyenleri, Okçular Tepesi’ni terk etmekle itham eden vekilimize şöyle sordum:
“Okçular Tepesi’ni terk edenler, temiz bir şekilde iktidara gelip daha sonra dünya malına dalanlar mı yoksa seçimlerde istenilen oyu vermeyenler mi?”

Bu yazı tesir etmiş midir bilemem, İstanbul vekilimiz, 2018’de matematikten, hendeseden bahsetmeye başladı. “Sıfırı, dedem buldu.” Başka bir şey yok. Takıldı kaldı sıfıra. O zaman da El-Harezmî’yi bilip bilmediğini sordum. Şarkıdaki gibi futbolcu filan zanneder diye korkmadım değil. 

“Luther diyor kız, Machiavelli
Şampiyon biziz diyor Ali
Attığımız gollerden belli”
Çamlı, şimdi TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görevli. Geri zekâlı(!) batılıların dilini öğrenmek için İngiltere’ye bile gitti. Bir ara bakan olacağı söyleniyordu. Olursa şaşırmam. Ne de olsa dedesi, sıfırı buldu.
Cumhurbaşkanımız, İbn-i Haldun Üniversitesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, “18 yıllık iktidarımızda eğitim, kültür ve âile konusunda arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadık, fikrî iktidarımızı da hâlâ tesis edemedik. Kendimi, bu konuda mahzun hissediyorum.” dediğinde aklıma, mezkûr milletvekili geldi. Bir televizyon programında, “Bu milletin Japon gibi yerli arabası yok.” deyince sunucu, “Ama 17 yıldır iktidardasınız. Niye yapmadınız?” diye sormuştu. Cevap inanılmazdı. 17 yıl, araba yapmak için yetmezmiş. Bir uzmanın söylediğine göre sırf motor için 8 sene gerekiyormuş. (Bu sefer de devrim arabasının 129 günde yapıldığını hatırlattım. Fakat 129’un 18’den büyük(!) olduğunu akıl edemedim. Yazık bana!)

Hiç kimse mahzun olmasın! Tereddüt etmeden 18 yılın eğitim reformu için yetmeyeceğini söyleyebilecek milletvekillimiz ve ona inanan seçmenlerimiz varken ne gam!

Not: Ahmet Taşgetiren, Cumhurbaşkanımızın konuşmasıyla alâkalı yazısında şöyle sordu:

“Kimden bekleniyor olabilir ki eğitim reformu?”

Eğitim reformunun kimden beklendiğini bilmiyorum ama kimlerin, “Biz hazırız” dediğini görünce mahzunluğum arttı. Sonraki yazıda devam edelim inşallah.   
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.