1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. "Düyûn-ı Umûmiye dönemine doğru gidiyoruz"
"Düyûn-ı Umûmiye dönemine doğru gidiyoruz"

"Düyûn-ı Umûmiye dönemine doğru gidiyoruz"

Parti meclisi toplantısı öncesi gündemi değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal KIlıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 9 soru sordu

A+A-


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin borç batağı içinde olduğunu söyleyerek, "Tam bir borç batağı içindeyiz. Sadece borçları ödemek için borçlanamıyoruz; aldığımız borçların faizini ödemek için de borçlanıyoruz" dedi. 

'Atatürk asla ve asla borçlanmadı" 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın önemine vurgu yaparak, “Bu zaferin sonunda özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı kazandık. Cumhuriyetimizi ilan ettik. 'Egemenlik milletindir' ilkesi bu zaferin sonucunda doğmuştur. Mustafa Kemal ver arkadaşlarının zaferden sonra neler yaptığını bir şekilde masaya yatırmamız lazım. Atatürkçülük iki ana ilkeye dayanır; Siyasi bağımsızlık ve ekonomik bağımsızlık. Siyasi bağımsızlığı gayet güzel ifade etmiştir; ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.’ Bu siyasi bağımsızlığın bütün dünyaya ifadesidir. Bir de iktisadi bağımsızlık var. Onu da Atatürk şöyle dillendirmiştir. Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa elde edilen zaferler sürüp gidemez. Ekonomik bağımsızlığını sağlarsanız siyasal bağımsızlığınızı güvence altına alırsınız. Bunu bildiği için Atatürk asla ve asla borçlanmadı. Osmanlı’nın borçlarını son kuruşuna kadar ödedi. İsrafa karşı çıktı. Her kuruşun hesabını millete verdi. Ve bunu büyük bir gurur ve onur meselesi yaptı. Öldüğünde bütün varlığını millete armağan etti” diye konuştu. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları: 

"Çantacı görevini sürdürüyor"

Türkiye, hanedanlık yapısı içinde çürüyen bir devlettir. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın internet sitesinde üst yönetimin tablosu yayınlandı. Bir numaradaki kişinin hiçbir unvanı yok. Bu kişi, çantacı olarak tanımlanıyor, hanedandan birisi. Nasıl oluyor da, bakan yardımcılarından, müsteşarlardan üstte. Haber olunca baktık, siteden çıkarılmış ama çantacı hâla göreve devam ediyor. Bakandan sonra en yetkili kişi.  

"Enis Berberoğlu, Eren Erdem neden hapiste"

Enis Berberoğlu, Eren Erdem neden hapiste. Osman Kavala niye hapiste. Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan... Düşüncelerini beğeniriz ya da beğenmeyiz ama bunlar sadece kalemleriyle düşüncelerini ifade ettiler.

"Hangi gerekçeyle anneleri yerlerde sürüklediniz?"

Eğer devleti demokratik geliştirmezseniz süratle organize suç örgütüne dönüşebilir. Cumartesi Anneleri'ne bakın. Yerlerde süründürüyorsunuz o yaşlı kadınları, anneleri. Ben orantısız güç kullanan polislere bir şey demiyorum, talimatları verenlere söylüyorum. Hangi gerekçeyle anneleri yerlerde sürüklediniz. Bir suçu var, "Oğlumun mezarı nerede" diye sormak. Örgütlü suç devlette böyle oluşur. Darbeler sonrası devlet organize suç örgütü niteliğine kavuşmuştur. Faili meçhuller o dönemlerde olmuştur. Türkiye'nin bundan kurtulması lazım.

"Merkez Bankası'nın dünyada da itibarı yok"

Yasama organına talimat veren kişi, Merkez Bankası'na mı talimat vermeyecek. Merkez Bankası'nın dünyada da itibarı yoktur. Faizi, borsayı bir yükseltiyor, vurgunu vurup parayı dışarı götürüyor. Fakir fukaranın parasını.

"Günaydın beyler günaydın"

Doları esas alarak yaptığınız ihaleleri TL'ye çevirin dedik. Müteahhit TC vatandaşı, ihaleyi veren devlet; sizin dolarla ne işiniz var. Niçin dolarla yaptınız. Karar almışlar, AVM'de dolarla kiralama olmayacakmış. Günaydın beyler günaydın. Onu bırak da yandaşlara verdiğin milyar dolarlık ihaleleri Türk Lirası'na çevirsene. Gücün yetiyor mu?

Bu dış politikayla Türkiye'yi huzura çıkaramazsınız dedik. Suriye'de sıkışacağız. Suriye'nin birliğini ve bütünlüğünü istiyorsanız Esad'la ilişkiye geçmek zorundasınız. Dış politikada düşmanlık, kin olmaz. Mücadele ettiğimiz, denize döktüğümüz bir ülkenin lideri Mustafa Kemal'e Nobel ödülü verilmesini önerdi.

"Düyûn-ı Umûmiye dönemine doğru gidiyoruz"

Ekonomiyi yöneten yandaş müteahitler ve tefeciler. Borçla ekonomi yönetmeyiz diyor, günaydın beyefendi! Düyûn-ı Umûmiye dönemine doğru gidiyoruz.

Lale Devri'ni yaşıyoruz. Altlarında arabalar. Ekonomisi bizden daha iyi olan ülkenin bakanı tarifeli uçakla giderken bizimki özel uçakla gidiyor. Ayağı değsin istemiyor. Hovardalığa devam ediyorlar!

"Bir liralık ilişkimi ispat et, siyaseti bırakırım"

Sanki benim kızımın çocuklarımın Amerika'da apartmanları var. Döviz baronlarıyla sabah akşam beraber olan, ihale dağıtan sensin. Bir liralık ilişkimi ispat et, siyaseti bırakırım. Ben seninkini her ortamda açıklarım, senden tık yok.

Erdoğan'a 9 soru soruyorum:

Tarımı bitir, çiftçiyi borç batağına sürükle. Tarım ürünlerini ithal et diyen dış güçler miydi?
Yandaşlarına Türkiye'nin en büyük ihalelerini dolar endeksli verdin. Daha çok kazansınlar diyen dış güçler miydi?

Yandaşlarına dolarla gelir garantisi ver diyen dış güçler miydi?

Yandaşlarının sözleşme değeri 123 milyar dolar olan projelerine devleti kefil et diyen dış güçler miydi?
Dövizle borçlanmalarına izin ver diyen dış güçler miydi?

Türkiye'yi Londra'daki bir avuç tefeciye teslim et diyen dış güçler miydi?

Borç alan emir alır diyordun, memeleketi bu hale getirmek için emir veren dış güçleri açıklayacak mısın?

'Borç alan emir alır' diyordun. Borç almak için Katar'ın kapısını çalmaya ve yalvarmaya başladın. Şimdi Katar'dan mı emir alacaksın?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.