Doğan Satmış

Doğan Satmış

Yazar

DÜNYANIN EN İYİ OTOMOBİL MARKASI AMA İLETİŞİM SIFIR

A+A-

Dünyanın en ünlü otomobil markaları malum: Rolls Royce, Mercedes, BMW, Bentley, Ferrari, Toyota, Audi, Volkswagen, Renault, Hyundai, Honda, Fiat vs.

Bazıları en pahalıları. 5 fiyat EGEA fiyatına bir BMW’yi ancak alabiliyorsunuz. Bentley, Rolls Royce ise birkaç milyon lira…

Peki bu firmalar, hak ettikleri kadar iyi yönetiliyorlar mı?

Ben size iki örnek anlatayım, kararı siz verin.

Eskiden birlikte çalıştığım bir arkadaşımın Maserati’si vardı. (Maserati bir İtalyan markası ve fiyat listesine yeni baktım 1,5 milyon liradan daha ucuz modeli yok.) Ama bu Maserati durmadan bozuluyordu. Bir gün çalıştığım işyerinde asansörle çıkarken, elinde aktarma kabloları ile şoförü görünce, “Ne oldu, Maserati yine mi bozuldu?” diye sordum. Şoför de “Sorma abi ya, yine bozuldu, aktarma yapacağız” dedi.

Asansörde bizimle bir de yaşlı amca vardı. Şoför indikten sonra yaşlı amca bana döndü ve “Bunların arabası ne marka, ben yeni bir Doblo aldım, hiç arıza yapmıyor” dedi. “Amca” dedim, “Sen akıllı adamsın, bunlar öyle değil. Sen Doblo almışsın, bunlar gidip bozulan araba almışlar.”

Saf yaşlı amca, konuştuğumuz Maserati’nin 10-15 Doblo fiyatı ettiğini bilmiyordu tabi, gülmemek için de kendimi zor tutmuştum.

Bir süre sonra tesadüfen Maserati’nin Türkiye müdürü ile karşılaşınca, ona bu olayı anlattım. Meğer bozulan aracı o da biliyormuş. “Niye bu kadar bozuluyor biliyor musun?” dedi ve ekledi:

 “Çünkü ona Shellmatik takmak için, kaportasına delik açmışlar. Oradan su alınca da araç durmadan arıza yapıyor.”

Bazı araçlara benzinciden otomatik benzin almak için küçük bir cihaz takılıyor ya, onu takmak için Maserati’nin kaportasında delik açılınca, araç su almaya ve bozulmaya başlamış. İşin sırrı küçük bir delikmiş. Ve otomobil üretilirken, böyle bir ihtiyaç olacağını kimse düşünmemiş.

***

Tüm bunları konuyu BMW’ye getirmek için yazdım. BMW’lerin E90 tipi 3 serilerinin ön koltuk kollarından bahsedeceğim.

BMW’ler genelde deri kaplı olduğu için, iç kapı kollarını da deri benzeri bir maddeyle kaplıyorlar. Ancak zaman geçtikçe bu kaplanan malzeme, önce yapış yapış oluyor, sonra da parça parça dökülmeye başlıyor. Bir bakıyorsunuz, güzelim aracın içindeki kapı kolu, dökülmüş, rezalet bir görüntüye sahip. BMW gibi bir markanın, böyle bozulan bir ürünle araç satmayacağını düşünerek, Borusan Servis’e yapılan bir başvuru da oldu. Ancak servis, açık açık “yapım hatası” olan bu parçayı değiştirmeyi kabul etmedi.

Sonra konuyu internette biraz araştırınca, bu sorunun BMW E90’ların genel sorunu olduğu ortaya çıktı. Hatta bizim uyanık bir tamirci, Facebook’ta bir sayfa bile yapmış. Linkini de yazayım size: “BMW E 90 İç Kapı Kolu tutamağı kaplama”. Tıklayın görün, kullanılan fotoğraflar da hep aynı. Yapış yapış olmuş ve özelliğini yitirmiş kapı kolları.

Facebook sayfası açan tamirci altına “10 gün Bursa’dayım, 10 gün Ankara’dayım, 20 gün İstanbul’dayım” diye tarihler de yazmış. Belli ki sorun sadece İstanbul veya belli yerde değil, tüm Türkiye’de. Bu girişimci kardeşimi çok takdir ettim. Bıraksanız ve vize almak bu kadar pahalı olmasa, dünyanın tüm BMW’lerini tamir için “10 gün Londra’dayım, 10 gün Las Vegas’tayım” deyip gidecek. Ücretini de yazıyor, eğer servise gidilirse, kapı kolu değişimi 650 lirayı buluyormuş, bizim girişimci tamirci, sadece 200 TL’ye yepyeni yapıyor.

Tabii bir otomobili yüzbinlerce liraya satan BMW’nin 200’lık bu tamir için kendini bu hale düşüreceğini de sanmıyordum. Herhalde internet sitelerinden ulaşılır dersiniz değil mi?

BMW Almanya sayfaları, Türkiye’den yapılan başvuruları kabul etmiyor. Anlaşılan araba satmaya gelince satıyorlar ama şikayet oldu mu kabul etmeyip, sadece Türkiye’deki servisleri gösteriyorlar. Bizim uyanık tamirci gibi Facebook sayfası açmayı bile akıl edemiyorlar.

Neyse ki TESLA çıktı da bu otomobil firmalarının tümünün tozunu attırıyor.

Bunlar “Dinozorlaşmış” iletişim yöntemleriyle kendilerini müşterilerine kapatırken, Elon Musk hepsinin önüne geçti ve Amerika’da bir numaralı otomobil üreticisi oldu.

Şimdi Tesla’nın neden bu kadar hızlı büyüdüğünü, neden bu kadar tutulduğunu daha iyi anlıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar