Sadullah Özcan

Sadullah Özcan

Dünya ile Dalga geçenler

A+A-

Yaşanan olaylar sırasında zihnimde çok küçük de olsa soru işaretleri takılıyorsa ileride mutlaka o noktadan arıza çıktığını görürüm. 

Çin’de korona virüs salgını başladığından bu yana dünya gündemine oturan kavramlar ve tabirlerde zihnime oturmayan şeyler var. Bu kavram ve tabirler kullanıldıkça beyninizi tırmalamaya devam eder. 

Bu kavram ve tabirlerden biri “Dünya eskisi gibi olmayacak” söylemidir. Artık bu kavram klasik söylem haline geldi. Herkes kabullendi. Gerçektenden de dünya artık eskisi gibi olmayacak. Ama ne olacağını tam olarak bilende yok. Nasıl olacağını kestirmekte çok zor.

Korona virüs salgını Çin’de başladığından bu yana görüşüm bellidir. Bu salgın kesinlikle bir saldırıdır. Global güç odaklarının geleceği ipotek altına almak için yeni plan ve yenidünya düzenini yerleştirmek için gerçekleştirdiği bir saldırıdır.

“Global yapılar ve devletler savaşı” başlığını taşıyan yazımı okuyanlar hatırlayacaktır. O yazıda da vurgulamıştım. Aslında 100 yıldır dünyayı global yapıların yönettiği gerçeğini yeni fark ediyoruz. Dünyanın süper gücü olarak gördüğümüz devletlerin aslında bu global yapıların kuklaları olduğunu yeni görüyoruz. En azından benim için geçerli bir durum. 

Fakat son dönemde yaşananlar gösterdi ki yıllardır süper güçler dediğimiz devletler dâhil bütün dünya ülkeleri korona virüs salgını karşısında tek başlarına kaldılar. 100 yıldır dünyanın bütün kaymağını yiyen ülkelerin ekonomilerini yöneten global yapıların yaşananları keyifle karşıdan izlemeleri enteresan değil mi? Görünen o ki dertleri ile baş başa kalan birçok devlet korona virüs karşısında global yapıları sorgulamaya başladı. Bu durum öyle anlaşılıyor ki salgının başlatılması ile hedeflenen amaçların gerçekleşmesini geciktiriyor.

Son dönemlerde ABD’den paylaşılan ciddi sayıda videoda korona virüs gibi bulaşıcı hastalıkların ne amaçla nerelerde neden üretildiği konusunda bilgiler veriyor. Bu videolarda farklı nedenlerle denetimli yayılmıyorsa salgının kesinlikle bir saldırı olduğunu gösteriyor. 

Bu kapsamda BM dâhil, İMF, Dünya Bankası, Dünya Sağlık Örgütü, NATO, AB ve birçok global örgütün salgın karşısında sessiz kalmaları çok garip değil mi? İMF ve Dünya Bankasının devletlere yardım diye önerdiği kredilerdeki dayatmalarına bakılırsa hedeflenenler daha net anlaşılmıyor mu? Diğer taraftan uluslar arası devletlerin ekonomilerinden güçlü şirket ve firmaların ki özellikle bilişim sektörü firmaları ortada. 

Dünya salgınla boğuşurken microsoftun patronunun derdi ortada. ABD salgınla kavrulurken Tesla ve Elon Musk’ın bütün dünyayı örümcek ağı gibi kaplayacak 42 bin uydu projesi ortada. Ki bu proje ile devletler hükümranlık hakkını fiili olarak devretmiş oluyor.  Sadece Türkiye’nin başının üzerinde bile 500’ün üzerinde uydu sallanacak. Ülkelerin övünerek kurdukları uzay ajansları bu duruma niye seyirci kalırlar bilmiyorum.

Kısaca bugün devam eden korona virüs salgınında işkillendiğim son dönem söylem ikinci, üçüncü dalgadır. Daha birinci dalga salgın söndürülememişken Dünya Sağlık Örgütü tarafından ikinci dalga ve hatta üçüncü dalgadan söz edilerek bu kavramların yayılmasını sağlaması neyi amaçlıyor? Bu virüs salgının dünyaya yayılışının enteresan bir haritası var. Her ülkede yayılması farklı gerçekleşti. Bu ülkelerin istihbarat teşkilatlarının konusuna girmektedir.  Bu yayılışını DSÖ günlük topladığı verilerle izlemektedir. DSÖ’nün yeni dalga salgınlardan bu kadar emin olmasının tek açıklaması olur. Global yapılar birinci salgınla hedefledikleri amaçlara tam ulaşamadıkları için dünyayı ikinci, üçüncü dalga salgınlarla korkutmaktadırlar. Bununda kontrolleri altındaki DSÖ ve onun uzantıları üzerinden yapmakta olduğu görülüyor. Yani ikinci ve üçüncü dalga söylemleri tersinden okunduğunda kesinlikle global yapıların dünyayı tehditleri olarak görülmelidir. 

Bu noktada tedbir alması gerekenler ülkelerin sağlık teşkilatlarından çok istihbarat teşkilatlarıdır. Eğer ülkelerin istihbarat teşkilatları yeni dalga salgın saldırılarına karşı uyanık olmazlar ve gerekli operasyonel tedbirleri almazlar ise bu sefer daha yıkıcı sonuçlar çıkar ortaya. Bu nedenle global yapıların dünya ile ikinci üçüncü dalga geçmelerine müsaade edilmemelidir.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun 

Önceki ve Sonraki Yazılar