1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Doç. Dr. Yiğit Çeçen: Güncel Hayattaki Radyasyon Sağlığımızı Tehdit Ediyor mu?
Doç. Dr. Yiğit Çeçen: Güncel Hayattaki Radyasyon Sağlığımızı Tehdit Ediyor mu?

Doç. Dr. Yiğit Çeçen: Güncel Hayattaki Radyasyon Sağlığımızı Tehdit Ediyor mu?

“Yüksek enerjili EMR’nin yani ultraviyole, X ve gama ışınlarının iyonlaştırıcı ve DNA hasarına neden olduğu, kanser yapabildiği ve doğum kusurlarına yol açabildiği yıllardır biliniyor”

A+A-


Antalya’daki OnkoTalya Kanser Kliniği uzmanlarından Nükleer Enerji Mühendisi ve Radyoterapi Fizikçisi Doç. Dr. Yiğit Çeçen, güncel hayatta sürekli olarak çok çeşitli Elektro Manyetik Radyasyona (EMR) maruz kalmakta olduğumuzu belirtti.

cecen.jpg
Doç. Dr. Yiğit Çeçen

Bunların çok düşük frekanslı radyo dalgaları, mikrodalga, görülebilir ışık, kızılötesi ve ultraviyole ışınlar, X-ışınları, gama ışınları ve uzaydan gelen kozmik radyasyonlar olduğunu söyleyen Dr. Çeçen: “Zaten yüksek enerjili EMR’nin yani ultraviyole, X ve gama ışınlarının iyonlaştırıcı ve DNA hasarına neden olduğu, kanser yapabildiği ve doğum kusurlarına yol açabildiği yıllardır biliniyor” dedi.

Dr. Çeçen’e göre; cep telefonu, bilgisayar, mikrodalga fırın, televizyon ve wi-fi sinyalleri gibi düşük enerjili, iyonizan olmayan EMR ise çevremizde sürekli olarak artış göstermekte. Bu tür maruziyetlerin sağlığımıza olumsuz etkileri olup olmadığı konusinda Bilim adamları arasında tam bir fikir birliği yok, ancak son gelişmeler bazı endişeler uyandırıyor.

t.jpg

Doç. Dr. Çeçen bu konuda sözlerini şöyle sürdürdü: “Düşük enerjili EM radyasyonunun insan ve diğer canlıların DNA'sına zarar verebileceği ve kansere yol açabileceğine dair net olarak bilinen herhangi bir mekanizma olmamasına rağmen, toplumun bu tür radyasyona yaygın olarak maruz kalması göz önüne alındığında, riskte en küçük bir artış bile klinik öneme sahip olacaktır ve bu da kabul edilemez. Bazı bilim adamları,  hormon melatoninin düzeylerinin düştüğü ve bunun kansere neden olabileceğini öne sürmekteler. Melatoninin bazı tümörlerin gelişimini baskılayabileceğine dair kanıtlar vardır”.

Mikrodalga fırınlar güvenli midir?

“Mikrodalga fırınlar, yüksek frekanslı radyo dalgaları kullanarak gıdalarda bulunan su moleküllerini ısıtırlar. Gıdaların temel moleküler yapısı değişmemekle beraber, gıdaların bulunduğu kapların mikrodalga radyasyonundan etkilenerek kanserojen madde üretebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bunun dışında korumalı cam pencereleri sayesinde dışarıya mikrodalga radyasyon sızmaz ve güvenlidirler”.

Cep telefonlarında durum ne? 

z-001.jpg


Cep telefonlarının kullanımı günlük hayatımızın bir parçası haline geldiğini belirten Dr. Çeçen: “Cep telefonlarının az miktarda radyofrekans (RF) radyasyon üreten antenleri vardır. Bu radyasyonun beyin tümörlerine yol açabileceği endişeleri var. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından sürekli incelenmekte olan bu konu henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamadı. Ancak ABD Ulusal Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsüne bağlı Toksikoloji Programı tarafından yürütülen bir çalışma Mart 2018’de tamamlanmış ve cep telefonlarına benzer radyofrekans enerjisine uzun süreli maruz kalan farelerde kanser artışını istatistiksel olarak anlamlı buldu” dedi. 

Dr. Çeçen’e göre: Cep telefonu teknolojisinin güvenli kullanımının anahtarı, düşük özgül emilim oranı veya özgül soğurma oranına (SAR)’a sahip cep telefonlarını kullanmaya yönelmek, çağrıların ve görüşmelerin süresini iyice sınırlamak ve telefonun kafaya yakın tutulması ihtiyacını ortadan kaldıran kablosuz teknoloji kulaklıklarını kullanmak. Bu şekilde davranılırsa Dünya Sağlık Örgütü WHO riskin “muhtemelen küçük” olduğunu belirtmekte.

Yüksek Gerilim Hatları Tehlikeli mi ?

450.jpg

Dr. Çeçen, Düşük enerjili EM radyasyon tiplerinden biri olan yüksek gerilim hatlarına yakın yaşamanın çocukluk çağı lösemi, depresyon, merkezi sinir sistemi semptomları, göğüs ve deri kanserine yol açabileceği konusunda birçok iddia ortaya atıldığını da belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Elektromanyetik radyasyona 0.4 μT veya daha yüksek maruziyet gösteren çocuklarda lösemi riskinde iki kat artış olduğunu bildirmiştir. Yorgunluk, baş ağrısı, depresyon vb. diğer semptomlara ilgili çalışmalar devam etmektedir”. 

Ev aletlerindeki durum 

Doç. Dr. Çeçen’e göre: “Dünyada yeni bir kavram oluşmaya başladı; İngilizce “internet of things”, Türkçeye “eşyaların interneti” şeklinde çevirebiliriz.  Artık ev gereçlerinin hemen hepsi kablosuz bir şekilde internete bağlanacak. Kablosuz yerel ağlar neredeyse her zaman açık. Televizyonlarımız, klimalar ve kombiler internete bağlandı bile. Sırada mutfak robotları, buzdolapları var. Elektrikli cihazlar da ayrı bir EMR üretiyor, kablosuz wi-fi’ler de öyle. 

Yapılan çalışmalar, elektrikli ev aletlerinin kullanımı ve kanser arasındaki ilişki ile ilgili herhangi bir kanıt bulamamıştır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, kablosuz ağların da sağlığa zararlı olduğuna dair hiçbir kanıt sunmamıştır. Ev aletleri ve kablosuz ağlar konusunda yeni çalışmalar yapılmakta ve sonuçları beklenmektedir”.

Doç. Dr. Yiğit Çeçen, “sonuç olarak, henüz düşük enerjili EMR ile kanser arasında net bir bağlantı kesin olarak kurulamamış olsa da çevremizde EMR kirliliği devamlı artmakta ve alınabilecek önlemlerin ileride mutlaka fayda sağlayacağı düşünülerek hareket edilmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.  

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.