Orhan Selen

Orhan Selen

CUMHURİYET  ÇOCUKLARININ İHANETİ        

A+A-

Başarı’nın anlamı, toplumun yapısına, kültürüne, ahlak anlayışına, geçmişle yapılan kıyaslamaya göre değişir.
Cumhuriyetimiz eğitim konusunda başarısızdır.
Cumhuriyet kendisini yaşatacak ve yüceltecek kuşaklar yetiştirmede de başarısızdır.
Neden başarısız olduğunu anlatayım.

Usta gazetecilerden, yaşayan ender dürüst siyasetçilerden  Altan Öymen’in “ÖFKELİ YILLAR” kitabını almıştım ama okumaya zaman bulamamıştım.
Okuduğum ilk sayfalarda yaşanan başarısızlıkların nedenlerinin en önemlisi karşıma çıkıverdi.
Altan  Öymen’in babası  Hıfzırrahman Raşit Öymen CHP milletvekili.
14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti iktidara geldiğinde Raşit Öymen de meclis dışında kalıyor.
Ailede kısa süre içinde geçim sıkıntısı başlıyor.
Evde okuyan üç çocuk var.
Altan, Örsan ve Gülden Öymen.
Bahçelievler’de tek katlı bir evde oturuyorlar.

Gelirleri gideri karşılayamayınca bu evi bir Amerikalıya 500 liraya kiraya veriyorlar ve Sıhhiye’de 170 liraya kiraladıkları 2 oda, salon bir apartman dairesine taşınıyorlar.
Orta derecede bir memurun maaşı kadar olan bu fark  Öymen ailesini biraz rahatlatıyor.
Hıfzırrahman Raşit Öymen, profesör ve milletvekili .
Meclis dışı kalınca sıkıntıya düşüyor.
O yıllarda milletvekilliği yapanların çoğu aynı durumda.
Bir dönem milletvekilliği yaptıktan sonra “kıyak emeklilik” akıllarına gelmediğinden, geçim sıkıntısı yaşamlarının ayrılmaz parçası oluyor.
“Köşe dönmecilik” felsefesi henüz ana rahmine düşmemiş.
Partizanlık var ama bazı milletvekilleri ihale takipçiliği yaparak  banka hesaplarını şişirmiyorlar.
Devlet bankasından kredi alarak devletin sattığını alan üç kağıtçılar henüz doğmamış.
Kişisel çıkarlar ülke çıkarlarını ezip geçmemiş..
Altan Öymen’in güzel Türkçe’siyle yazdığı kitabın ilk 10 sayfası için yeni bir kitap yazılır.
10 Kasım 1938’e kadar meclisin kanatları altında suçlular korunmadı.
Bu tarihten sonra devrim ters yüz edilmeye başlandı ama 1950’ye kadar meclis suçluların sığınma yeri olmadı.
1950 ile 1960 arasında demokrasinin yanlış anlaşılmasından doğan partizanlıklar iyice tırmandı fakat meclis suçluların barındığı yer olmadı.

Demokrat Parti döneminde bozulmaya başlayan eğitim sistemi başarısızlığı getirdi.
1923’de doğan çocuklar iyi yetiştirildiler ama ülkeye hizmet vermeye başlayacakları yıllarda egemen olan  partizanlık ve bireysellik yurtseverliğin önüne geçti.
Osmanlı bürokratları cumhuriyete gözü kapalı hizmet  verdiler..
Atatürk Devrimi bunların desteğiyle engelsiz gerçekleşti.
İlk öğretime devrim niteliğinde katkıda bulunan Raşit Öymen de bunlardan birisiydi.
Bireysel çıkarların öne çıkması cumhuriyetçileri başarısızlığa itelerken, cemaatçiliğe sarılanlar başarıyı yakaladılar.
Bu gün ülkenin Başbakanı 90 yıl öncesine dönüldüğünü övünerek anlatmıştı.
Cumhuriyetin içeriği kendi çocukları tarafından hızla boşaltılıyor.
Neden bu noktaya gelindi?
Cumhuriyetçiler laikliği anlatma zahmetine katlanmazken, diğerleri kendi uydurdukları din ve inanç sistemini bıkmadan usanmadan anlatarak, bu yolda paralar dökerek istediklerini elde ettiler.
Cumhuriyet, kendisini ayakta tutacak, yaşatacak ve geliştirecek kadroları yetiştiremedi.
Her şeyi en iyi kendilerinin bildiğini ve yapacağını sanan  beyin özürlü cuntacılar da devrim karşıtlarının elini güçlendirdiler.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “ en büyük eserim” diyerek övündüğü TBMM  kapısı8na iki kez  kilit vuruldu.
Bu gün çok yakınılan iktidarın alt yapısını askeri darbeler hazırlamıştır.
Atatürkçülük adına Atatürk’e ihanet eden hainler yaptıklarının hesabını vermeden dokunulmadan  ölüp gittiler.
Oysa cezaevi hücrelerinde kıvranarak ölmeliydiler.
Yunanistan cuntacılarına bunu uyguladı.
Tümü hücrelerinde övdü.
Demokrasi darbeyle getirilmez.
İşte bu bağlamda cumhuriyet çocukları başarısızdır.

Hıfzırrahman Raşit Öymen yetiştiremeyenler başarılı olamazlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.