Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz

Yazar

CHP'de "KURULTAY" KİME HİZMET?!

A+A-
CHP'de "Kurultay" yarışı veya Yeni CHP içinde Ak Parti/AKP ayrışması!
 
Siyasi partileri "Derisini değiştirmeye" zorlayan "ex politik" gündem"?!
 
"Derisini değiştirmeyen yılan, kafasını değiştirmeyen insan ölmeye mahkumdur" der, Alman filozof Friedrich Nietzsche.
 
Toksik oy'ların, ticani, yobaz oy'ların "anahtar oy" olduğu konjonktür'de, Atatürk Türkiyesi'nin geleceği adına "Milyon'da 1'lik saflaşma"yı elzem kılıyor.
 
Çerçevelen gerçeklik şu:
CHP içinde, Gül, Gökçek rekabet'i yaşanıyor.
Parmak bir şey'i işaret ederken...
İç siyaset'te, çağ'ın ruhu'na hitap eden 'medeniyet tango'su diyelim.
 
Roma'daki orjinali:
"Mens sana corpore sano."
Türkçe'de kullanılan şekli:
"Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur."
Deyim'in aslı; "Mens sana corpore sano sit"tir.
Yani?!
"Keşke, sağlam vücutta, sağlam kafa da bulunsaydı."
 
Çok yazdık, kurnazlık bir zeka çeşidi değildir.
"Rol model Atatürk" ise yeni CHP'nin içinde siyasal İslamcılar'ın el'inin ne işi var ve hatta siyasal kürtçüler'in, yobaz, ticani vb ne varsa.
 
Demem o ki:
Erdoğan düşmanlığı yaparak Atatürkçü olunmaz!
Re'aksiyon "aksiyon" değildir.
 
Demem şu ki:
Erdoğan'ın düşmanları ne kadar Atatürkçü!?
Tablo çok net!
 
Sistem kirlenmiş olsa da, o kire bulaşmamış birçok liyakat sahibi isim var.
Aramak, bulmak, o isimleri vitrin'e çıkartmak; siyaset'in, makam sahibi seçilmiş'lerin görev'i.
 
Başka?!
 
Bu anlamda soru şu:
CHP'yi kim ya da kimler yönetiyor?!
Ağır Ceza'da dosyası olan İmamoğlu neden hep tartışmalı atamalar, icraat'lar üzerinden gündemde!?
 
Hasılı:
Atatürkçü, Laik seçmen hiç bu kadar öte'lenmemişti?!
 
31 Mart yerel genel seçimlerine sağ adaylar ile giden CHP, Atatürkçü oy'ları çantada keklik görüyor.
23 Haziran'da sandığa davet edilen seçmen'e verilen sözler'in ne kadar'ı tutuldu?!
 
Toksik oy'lara gösterilen özen, neden laik, Atatürkçü seçmen'e gösterilmez!?
 
Ezcümle:
Rüzgar eken fırtına biçer.
 
Demem o ki:
11 Mayıs 2010 günü Baykal'ın devirileceğini, Amerika'nın yeni maşası olarak seçilen ulusalcılığın önünü kesmek için bir yıldır parlatılan ve asla Altı Ok, Atatürk, CHP isimlerini ağzına almamış olan, "Türk'üm" demeyen/diyemeyen sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun Atatürk'ün kurduğu Parti'ye, CHP'ye Genel Başkan yapılacağını yazmıştım...
https://groups.google.com/forum/#!msg/cihan-turk-olsun/s-Sa9Qo4Vso/2CsXZLW8euQJ;context-place=topic/cihan-turk-olsun/xUzRgmzzf1Y
 
Nitekim...
Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU; o dönem, Genel Başkan Deniz BAYKAL'a "egemen dış güçlerin desteği ile uygulanan bir komplo" sonucu, 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33'üncü Genel Kurul'da, CHP Genel Başkanlığı'na seçilmişti
 
Wikileaks belgelerine göre; daha 2008 yılında ABD Ankara Büyükelçisi'nin Washington'a gönderdiği raporda "Çıkarlarımız için Deniz Baykal CHP'nin başından gitmelidir" ifadesi yer almaktadır.
 
Demem şu ki:
Sayın KILIÇDAROĞLU Genel Başkan seçildikten sonra yaptığı teşekkür konuşmasında; "CHP oylarını yüzde 40 oranına çıkarmaz ise istifa edeceğini" söylemişti.
 
Ezcümle:
Geçen 10 yılda, CHP’nin oy oranları yüzde 26 üzerine çıkamadı ama sayın Kılıçdaroğlu istifa etmeyi aklına bile getirmedi?!
 
Hülasa:
CHP’nin, son 10 yılda yapılan seçimlerde aldığı sonuçların başarılı olduğunu söylemek, mümkün değil:
12 Haziran 2011'de yapılan ilk MV genel seçimde yüzde 25,98 oranında,
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde R. T. ERDOĞAN yüzde 51,79 ve E. İHSANOĞLU yüzde 38,44,
07 Haziran 2015 MV seçiminde yüzde 24,95 oranında,
01 Kasım 2015 MV seçiminde yüzde 25,32 oranında,
16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği halk oylaması:
EVET: Yüzde 51,41
HAYIR: 48,59
24 Haziran 2018 MV seçiminde yüzde 22,65 oranında,
24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde R. T. ERDOĞAN yüzde 52,59 ve M. İNCE yüzde 30,64 oranında!?
 
Kaldı ki, KILIÇDAROĞLU iktidar olması için CHP Genel Başkanlığı'na getirilmemiş, kendisini bu koltuğa oturtanlara hizmet etmesi için getirilmiş gibi?!
Nüans?!
Sanki, Türkiye’de Ilımlı İslam ve AKP iktidarının devam etmesinin kendi çıkarlarına daha uygun olacağını görenler, muhalefetin de ona hizmet etmesinin uygun olacağını düşünmüş, KILIÇDAROĞLU'nun da muhalefette kalmasını sağlamışlar?!
 
Egemen dış Güçler de AKP de biliyor ki; Sayın KILIÇDAROĞLU Genel Başkanlıkta olduğu sürece, Türk Milletinin onu desteklemesi ve CHP’nin başarılı olması mümkün değil.
 
KILIÇDAROĞLU, 10 yıllık Genel Başkanlığı süresinde, başarılı olamadığı için sürekli eleştirildi.
Ama Genel Başkanlık'ta kalması adına zaman zaman parlatılması için sübjektif olaylar yaratıldı.
 
Misal, 15 Haziran 2017 tarihinde, Ankara’dan İstanbul’a Adalet yürüyüşü düzenleyerek, gündem yaratılmak istendi.
 
Buna rağmen, AKP’nin başarısız yönetimi değerlendirilip, seçimlerin CHP lehine çevrilmesi mümkün olmadı?!
 
Hasılı:
30 Mart 2019 Yerel Seçimler'inde, Millet ittifakı ile 30 Büyükşehir'den 11 Büyükşehir'in Belediye Başkanlığı'nın kazanılması, büyük bir başarı gibi gösterildi.
 
Bu durum'un, CHP’nin kendi başarısı değil AKP’nin başarısızlığının sonucu Millet İttifakı'nın kazanımı olduğu, bu şartlar altında elde edilen başarının yeterli olmadığının bilincinde olunması gerekir.
 
Sayın KILIÇDAROĞLU; Kasım 2013’de ABD’ye davet edildi ve bazı sivil toplum kuruluşları ile görüşmeler yaptı, ABD çıkarları ve Türkiye’den beklentileri hakkında kendisine bilgi verildi.
Başka?!
CHP lideri, ABD ziyaretinde Yahudi kuruluşlarının temsilcileriyle yemek yedi.
Başka?!
Ankara'da da görev yapmış olan İngiltere'nin Amerika Büyükelçisi Peter John Westmacott ile kahvaltı yaptı.
Başka?!
"Türkiye’nin Dönüşümü ve Amerikan Politikası" konusunda rapor yazan CIA görevlisi eski Ankara Büyükelçisi Abramowitz ve Eric Edelman'la buluşarak basına kapalı bir toplantılar yaptı?!
Başka?!
19 Aralık 2013'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone ile öğle yemeğinde buluştu.
Büyükelçi Ricciardone’nin rezidansında gerçekleşen yemeğe CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu ile birlikte katıldı.
Başka?!
11 Aralık 2019 Kemal Kılıçdaroğlu, ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield'i kabul etti, toplantıya Ünal Çeviköz de katıldı.
Başka?!
01 Haziran 2016 ve 02 Şubat 2017'de, AB Büyükelçilerle basına kapalı görüşmelerde, Kemal KILIÇDAROĞLU, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ile birlikte, AB Türkiye Delegasyonu ve Başkanı Büyükelçi Christian Berger ile bir otelde toplantı yaptı.
Nüans?!
CHP seçimlerde başarılı olamadığı gibi, gösterilen tutarsızlıklar sayesinde, AKP’nin kazanmasına ortam hazırladı.
 
Demem o ki:
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde, seçilemeyeceğini bildikleri halde Ekmeleddin İHSANOĞLU’nu aday gösterip, R. T. ERDOĞAN’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi sağlandı?!
 
Demem şu ki:
30 Mart 2014 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, "trafoya kedi girmesi" ile ilgili tartışmalar ve seçim hileleri sonucu, CHP Adayı Mansur YAVAŞ’ın seçilmesi engellendi; CHP, Mansur YAVAŞ’ın seçim sonuçlarına itirazların takipçisi olunmadı?!
 
Hülasa:
07 Haziran 2015 Milletvekili Seçimleri'nde, AKP TBMM’de çoğunluk sağlayamadığı halde Muhalif Partilerin Hükümet kurmasına imkan verilmedi?!
Başka?!
01 Kasım 2015 MV Seçimleri'nde seçimde şaibe olmasına rağmen müdahale edilemedi?!
Başka?!
16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği halk oylamasında mühürsüz oyların sayılması, diğer sayılmayan oylar ve YSK kararlarına itirazların takip edilmedi, şaibeli oylama zımnen kabul edildi?!
Başka?!
24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına müdahale edildiği söylentilerine rağmen, iddialar takip edilmedi, "Adam kazandı" denilerek kabullenilmiş oldu?!
 
Atatürkçü bir CHP, AKP iktidarı'na müsaade etmez.
Bu nedenle, CHP’nin Atatürkçü kadroların eline geçmesi elzem!
Kemal KILIÇDAROĞLU’nu CHP’nin Genel Başkanlığı'nda tutma, başarısız muhalefeti sayesinde AKP’nin İktidarda kalması demek!?
 
Demem şu ki:
Sayın KILIÇDAROĞLU, Genel Başkanlığı kaybetmemek ve Atatürkçü kadroların yönetime gelmesini engellemek için Parti içerisinde demokrasinin uygulanmasına müsaade etmiyor.
Yani?!
İlçe-İl kongreleri tek aday dayatması ile CHP Üyeleri'nin serbest, demokratik seçim hakları elinden alınmakta, Parti Yönetimleri ve delegeler, genel merkez tarafından belirlenmekte?!
 
Demem o deme değil şu deme:
Bu şekilde oluşan delege yapısı ile Egemen dış Güçlerin emellerine uygun bir Yönetim sistemi oluşturmanın yolu sağlanmış olmakta, Atatürk’ün Partisi CHP’de Parti'nin gerçek sahibi Atatürkçülerin söz sahibi olması engellenmektedir.
Yani?!
Atatürk’ün kurduğu CHP, "Bağımsızlık Benim Karakterimdir" anlayışından ve kuruluş değerlerinden uzaklaşmıştır.
 
Hasılı:
Parti içerisinde ve Parti yönetiminde bulunan Atatürkçüler de, zamanla etkisiz hale getirilerek, Yönetim'den dışlanmaya başlamıştır.
Nüans?!
Böylece, Egemen dış Güçlerle işbirliği yapabilecek kadrolar, CHP Yönetimi'nde söz sahibi olmuştur.
 
Ezcümle:
CHP seçmeni, Ak Parti İktidarı'nın Türkiye Cumhuriyeti'ne büyük zararlar verdiğine inanıyor ve ilk Genel Seçim'de değiştirilmesini istiyor?!
Yerine gelecek İktidar'ın da, Egemen dış Güçlerin güdümünde olmasını istemiyor.
Çünkü,Türk Milleti yine kaybetmiş olacaktır.
 
Netice:
AKP gitsin de kim gelirse gelsin demek, Egemen dış Güçlerin kontrol ettiği Muhalefet'in iktidar olmasını istemek olur ki, değişen çok farklı bir şey olmaz.
Yani?!
AKP İktidarının değişmesi çok önemlidir.
Fakat yerine Türk Milleti'nin bağımsızlığını sağlayacak, Atatürk İlke ve hedeflerinde birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe ümitle bakacağımız bir Yönetim'in İktidar olması, daha da önemlidir.
Yani?!
Bu da, Atatürk’ün kurduğu Parti olan CHP’nin, asıl sahibi olan Atatürkçü kadrolarla ülkenin geleceğine sahip çıkması ile mümkün olacaktır.
 
Hasılı:
Atatürk’ün, Türk Milleti'ne "Vasiyeti" olan "Gençliğe Hitabe"yi esas alarak, onun emaneti olan Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ne ve kuruluş değerlerinde Milli, Laik, Demokratik, Sosyal, Hukuk Devleti anlayışına sahip çıkmak elzem.
 
Ezcümle: 
CHP delegeleri artık bu "oyun"a son vermeli, "ATATÜRK'ü SAHİPLENEN" biri'ni CHP'ye Genel Başkan yapmalıdır!
 
Ex Cümle:
Bir şeye karşı olmak ile real politik'e sırtını dönmek aynı mana değil!
 
Ne mutlu TÜRK'üm diyene!
Ne yazık TÜRK'üm diyemeyen'e!!
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.