CHP 2021 Bütçesine Şerh Düştü

CHP 2021 Bütçesine Şerh Düştü

CHP, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen 2021 yılı bütçesine düştüğü şerhte, vergi yükündeki dağılım adaletsizliği ve dış borçlara dikkat çekti.

A+A-

CHP, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen 2021 yılı bütçesine düştüğü şerhte, vergi yükündeki dağılım adaletsizliği ve dış borçlara dikkat çekti. CHP 2021 bütçesi için “Türkiye hem devlet krizini hem de ekonomik krizi iç içe yaşıyor. Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik. Ufukta işsizliği çözecek, istihdam yaratacak nitelikli bir büyüme görünmemektedir” değerlendirmesini yaptı. 

Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmeleri, TBMM Genel Kurulu’nda 7 Aralık’ta görüşülmeye başlanacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bütçe sunumunu yapacak. CHP adına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, HDP adına Eş Başkan Pervin Buldan ile Mithat Sancar konuşma yapacak. İYİ Parti adına da Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu ve Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta’nın konuşacağı bütçe görüşmelerinde AKP adına Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve Grup Başkanvekili Mehmet Muş, MHP adına Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ve Levent Bülbül değerlendirme yapacak.

DEMİRTAŞ VE KAVALA’NIN TUTUKLULUĞUNA TEPKİ

Teklife muhalefet şerhi koyan CHP, “tek adam rejimi” diyerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştirirken, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri için “paralel yasama” nitelendirmesi yaptı.Şerhte, HDP’li Selahattin Demirtaş  ve işinsanı Osman Kavala'nın tutukluluğuna karşı şu değerlendirmeler de yapıldı:

“Hukukta reform vaadinin samimiyetsizliğini; partili Cumhurbaşkanı'nın aynı devrede, hukuka aykırı şekilde dört yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'ı ve üç buçuk yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala'yı, Anayasa'nın 20., 38. ve 138. maddelerini ihlal etmek suretiyle ısrarla hedef göstermeye devam etmesi ve bir mafya örgütü elebaşısının ana muhalefet partisi liderini ölümle tehdit etmesi karşısında sessiz kalması da göstermektedir. Hukukta reformdan bahseden partili Cumhurbaşkanı, aynı esnada, susması gereken yerde konuşarak ve konuşması gereken yerde de susarak, yargıyı etkilemeye devam etmektedir.”

“VERGİ YÜKÜNDEKİ DAĞILIM ADALETSİZ”

Şerhte, son 10 yıl içinde kamu mali yönetimi mevzuatı ve kurumlarının tahrip edildiği belirtilerek, Cumhuriyet tarihinde bütçenin ilk kez Hazine ve Maliye Bakanlığı dışında bir kurum tarafından hazırlandığı ve Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı tarafından bütçenin sunulmasının konuların anlaşılmamasına yol açtığı ifade edildi.

AKP hükümetinin 2023 hedefleri ile mevcut durum kıyaslanarak, “2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması bir yana, ilk 20 ekonominin içinde kalması dahi zor gözükmektedir” denildi. Vergi yükü dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekilerek “2021 yılında 230,8 milyarlık bir vergi harcaması tutarı söz konusudur. Bu vergi gelirlerinin dörtte birine karşılık gelmektedir. Asgari ücretten vergi alınmamasına karşılık vazgeçilen bu gelirlerden bir kısmının tahsil edilmesi yoluna gidilebilir. Unutulmamalıdır ki, eğer bu vergi istisna ve muafiyetlerin hepsi tahsil edilseydi 2021 yılı bütçe açığı -14 milyar lira olacaktı” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE, KAÇINILMAZ SONA SÜRÜKLENİYOR”

Şerhte, dış borçlanma ile ilgili şu tespit yapıldı:

AKP’nin göreve geldiği 2002 yılından bu yana bakıldığında, dönemin ekonomide en belirgin özelliklerden birinin de dış borcun kamunun üzerinden alınıp şirketlerin ve vatandaşların sırtına yüklenmesi olduğu görülecektir. Hazine ve Maliye Bakanlığı dökumanlarından Hazinenin Şubat 2020 tarihinden itibaren borçlanma stratejisini iç borçlanma üzerine inşa ettiği, dış borçlanma olanağını pek kullanmadığını veya kullanamadığını anlıyoruz. Hazinenin son dönemde içeriden dolar döviz cinsinden borçlandığı da anlaşılmaktadır. Ancak burada ortaya çıkan faiz oranı diğer ülkelerin faiz oranlarına bakıldığında oldukça yüksektir. İçeriden dolar cinsi borçlanmaların kur riski dolayısıyla verilen faize ilave olarak hazineyi yük altına sokacağı, Türkiye’yi kaçınılmaz bir sona sürükleyeceğini düşünüyoruz.”

“POLİTİKALAR, GÜNÜ KURTARMAYA DÖNÜK”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinden mal ve hizmet alımı için 11 milyar 656 milyon, Cumhurbaşkanlığı bütçesinden ise 2 milyar 307 milyon lira kaynak ayrıldığı aktarılan şerhte; Cumhurbaşkanlığı mal ve hizmetlerine ayrılan bütçenin, 54 bin 715 okul, 15 milyon 189 bin öğrenci ve 942 bin 687 öğretmenin bulunduğu zorunlu örgün eğitim mal ve hizmet alım bütçesinin yüzde 19,79’u kadar olması için “düşündürücü” yorumu yapıldı.

Şerhte, salgına ilişkin de “En temel etkilerinden biri çalışma yaşamının bütünüyle sekteye uğrayacak hale gelmesidir. Salgın öncesinde, zaten emekçi halkımızın yaşamını altüst eden derin bir ekonomik kriz süreci yaşarken salgın, ekonomik krizin şiddetini artırmış ve fatura yoksul halka çıkmıştır. Covid-19 pandemisinin yarattığı yıkım kendisini en şiddetli biçimde emeği ile geçinenler, yoksullar, yardıma muhtaç olanlar nezdinde göstermiştir. Bu nedenle, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Covid-19 ile mücadelede çalışma hayatını pandemi koşullarına göre şekillendirerek ve pandeminin yarattığı yıkıma karşı sosyal hizmetleri tüm ihtiyacı olanlara yayarak, sosyal devlet ilkesinin gereklerini yerine getiren bir yol izlemesi gerekmekte idi. Oysa, Bakanlığı’nın pandemi dönemindeki temel işlevi, yaşanan ekonomik kriz bahanesiyle sosyal korumalı kapanmayı hayata geçiremeyen iktidarın günü kurtarma politikalarını hayata geçirmek olmuştur” değerlendirmesi yapıldı.

“VİTRİN DEĞİŞİKLİĞİ SORUNU ÇÖZMEZ”

Şerhte, dikkat çeken diğer bir değerlendirme de şöyle:

“Türkiye hem devlet krizini hem de ekonomik krizi iç içe yaşıyor. Vitrin değişikliği sorunu çözmez, sadece biraz zaman kazandırır. Devlet krizi çözülmeden, ekonomik kriz çözülmez. Borçla ekonomiyi şişirmenin artık sonuna geldik. Kamu bankalarında imkan kalmadı. İçeride belirli sektörlerde sübvansiyonlu kredilerle sağlanan canlanma sürdürmek zor. Bütün kesimlerin bilançoları daha fazla borcu kaldırmıyor. Artık aynı borçla daha düşük büyüme oluyor. Kamunun da borçlarını sürdürmesi zorlaşıyor. K tipi toparlanma. Hizmetler zor durumda. Gelecek günlerde sanayideki büyümenin seyrini dış talep belirleyecek. Covid-19 yeni zirveleri gördü bu hizmetlerdeki geri gidişi hızlandıracak. Ufukta işsizliği çözecek, istihdam yaratacak nitelikli bir büyüme görünmemektedir.” (Anka)
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.