1. YAZARLAR

  2. Nuray Başaran

  3. Büyük tiyatro (4): Devlet-İ Esasiye
Nuray Başaran

Nuray Başaran

Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük tiyatro (4): Devlet-İ Esasiye

A+A-

Vatikan konuşunca ortalık karıştı. Belki de ‘cehennem yoktur’ cümlesi herkesi etkiledi!…Herkes kendince harekete geçti. Yazıyı kaleme aldığım saatlerde Televizyonda Genelkurmay İstihbarat eski Başkanı İsmail Hakkı Pekin ve Emniyet İstihbarat Eski Başkanlarından Hanefi Avcı bugüne kadar ‘devlet sırrı ‘kabul edilen konuları konuşuyorlardı. Hatta artık PKK ve Abdullah Öcalan’ın bir ‘Proje’ olduğu açıkça konuşulup hangi ummadığımız ya da ‘ünlü’ isimlerin yanında olduğuna dair çok ilginç bilgiler konuşuldu. Hatta ‘yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın hangi operasyonlarda kullanıldığına dair bilgiler bile en üst seviyede açıklanmaya başladı. Hatta aynı programda ; Feytullah Gülen’in de bir proje olup olmadığı hatta Gülen’in daha sonra yabancı istihbarat kuruluşları tarafından kullanılarak milli olmaktan uzaklaştığına dair ‘cesur ‘ söylemler artık TV’lerde konuşuluyor.

Dün akşamki bu ilginç program da ister istemez yazımın ilk bölümünde bunları yazmama neden oldu. Bugüne kadar ‘devlet sırrı’ olarak bilinenlerin sır perdeleri bir bir artık kalkıyor anlaşılan.

Devlet düzenlerinin çatırdadığı ya da çökmeye başladığı aşamalarda gündeme gelen ‘devlet aklı’ kavramı, yeni devlet modellerinin kurulmasında uluslararası konjonktürde güç merkezleri tarafından gündeme getirilir. Son zamanlarda sık gelmesinin sebebi ise Türk ulus devletinin geleceğinin tartışılmasındandır. Ki tarihte özellikle Roma İmparatorluğu döneminde devlet düzeninin korunmasında ‘devlet sırrı’ kavramı da kullanılmıştır. Romalı Düşünür Tacitus, devletlerin kendilerini koruyabilmeleri için devlet aklını kullanarak önlemler almaları gerektiğini ve bunları yaparken aynı zamanda devlet sırrı kavramından da yararlanabileceğini açıkça öne sürmüştür. Devlet aklının dayandığı devlet sırları, devlet yapısının ve özelliklerinin korunmasıyla beraber, devlet kurucu iradeyi belirleyen gücün oluşturduğu egemenliğin de her türlü koşulda muhafaza edilmesini sağlayacak girişimleri kapsamaktadır.

Bu konuları önümüzdeki günlerde daha fazla yazacağım. Dün kaldığımız yerden devam edersek ; malum Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na kendisine ‘FETÖ’nün siyasi ayağının bir numarası dediği gerekçesiyle dava açması siyasetteki FETÖ davalarının da açılması anlamındadır. Ve Pandora’nın kutusu açılmıştır. CHP yönetimi şimdi FETÖ’nün uzun zamandır ‘neden açılmıyor’ denilen siyasi ayağa ilişkin bilgi, belge ve dökümanları bu dava dosyasına ‘savunma ‘ adı altında kayda geçirecektir. En azından amaç ve hazırlıklar bu yöndedir. Bu nedenle olsa gerek ki, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da en üst perdeden CHP’yi hedef almaktadır. Dün İstanbul Başakşehir'deki Akif İnan Anadolu İmam Hatip Lisesi ve yapımı tamamlanan 80 okul ve 59 okul spor salonunun açılış törenine katılan Erdoğan, Pekşen’in paylaşımı gerekçesiyle çok sert eleştirilerde bulundu. "Geçtiğimiz günlerde, üstelik de milletvekili sıfatı taşıyan bir tanesi, bizim uluslararası yatırımcıları ülkemize davet etmemize, 'Türkiye'de kimsenin can ve mal güvenliği yok' diye mesajla cevap vermiş. İşte bu tam bir kötü örnektir” diyen Erdoğan bununla da kalmadı ve Pekşen’e mankurt dedi. Ve mankurtun da tanımını yaptı:


"Mankurt' beyni iğdiş edildiği için kendi toplumunu, halkını ve ailesini düşman gören, onlara saldıran kişi demek. İşte bunlar mankurttur. Her terörist bir mankurttur. Ülkesinin ve milletinin aleyhine çalışanlar da birer mankurttur.

Ardından CHP Trabzon Milletvekili Avukat Haluk Pekşen AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ile ilgili basın açıklaması yaptı. Öyle bir açıklama ki, zehir zemberek. Bu açıklama , ‘ CHP’de neler oluyor? CHP ne yapıyor?’ dedirtecek türden. O nedenle bir bölümünü aynen aktarıyorum:

‘FETÖ borsası kurarak, FETÖ ile hiçbir ilgisi olmayan insanların malına mülküne el koymana izin vermeyeceğim. Sayın Cumhurbaşkanı sana yakışan senin üslubunla değil, bu ülkenin aziz yurttaşlarına yakışan, Anadolu insanının nezaket, erdem ve görgü kuralları çerçevesinde yalnızca gerçeklerle cevap vereceğim. Ya Cumhurun Başkanı olacaksın ya da siyaseten bunların hepsini önüne koyacağız.

Bu millet senin baskı ve zulmünden bıkmıştır. Bu millet artık yeter demektedir.Bu millet senin kölen ya da istediğin zaman azarlayacağın kapı kulların değildir.

Sen konuştukça Kuddisi Okkır’ın, Kaşif Kozinoğlu’nun, Ali Tatar’ın, Murat Özenalp, Cem Aziz Çakmak’ın ve Balyoz, Ergenekon kumpası nedeniyle hayatını kaybeden daha bir çok masum insanın kemikleri sızlıyor.

Yargı devletin yargısı, savcılar Cumhuriyet’in savcısı olacak. Adalet vicdanın adaleti, polis ve jandarma devletin olacak. Sen de anayasa ve yasalara uyacaksın.

Senin bağırıp çağırmana, meydan okumalarına, baskına boyun eğecek, papuç bırakacak korkaklık ve acziyet gösterecek birisi değilim.

Benim övünecek bir geçmişim var. Üstelik kapı gibi diplomam var. Benim geçmişimde Atatürk var, Cumhuriyet var. FETÖ terör örgütüne karşı 20 yıllık direnişim ve mücadelem var. Adalet var hukuk var. Adalet ve hukuk mücadelesi var. Türk halkının vicdanı var.

Siz, FETÖ ve ABD ile birlikte orduya kumpas kurarken, kahraman Türk askeri yalan ifadelerle, sahte deliller ve PKK yöneticisi gizli tanıkların ifadeleriyle yıllarca zindanlara atılırken, devletin en mahrem bilgilerinin saklandığı kozmik oda FETÖ’cülere açılıp bu ülkenin sırları ortalığa saçılırken ben FETÖ ile mücadele ediyordum. Hem de tam 20 yıldır.

Benim geçmişimde FETÖ yok, Oslo görüşmeleri yok, Dolmabahçe görüşmeleri yok, Habur rezaleti yok, megri megri yok. Man Adası’nda da şirketim yok.

Mankurt arıyorsan FETÖ borsasına, AKP’ye ve yarattığın esere bak!

BOP eş başkanlığı yapan kimse, FETÖ ile işbirliği yapan kimse, ‘Ne istediler de vermedik’ diyen kimse Milli Orduya ve Milli Devlete kumpas kuran kimseMilli dış politikayı bitiren kimse. Bu memleketin bütün zenginliklerini satan kimseBu ülkenin yurtdışından saman ithal etmesine neden olan kimse Mankurt odur. ‘

Tüm bunlardan sonra görünen o ki Kılıçdaroğlu’na açılan 250 bin liralık tazminat davasının ‘tazminatı’ daha da büyüyecek, şekli de değişecek. Yakında bunu daha net belgelerle göreceğiz. Eee ‘cehennem’ de o dünyada olmadığına göre… Hesaplar bu dünyada görülecek anlaşılan. Nitekim, son günlerde FETÖ’den tutuklu olan hapisteki komutanlar da Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a hitaben ilginç mektuplar yazıyorlar. ‘Bu dünyada olmazsa, öteki dünyada görüşeceğiz’ diye biten….İlginç değil mi? Yarın devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.