Bülent Kuşoğlu: İş adamları şu anki yönetimden korkuyor

Bülent Kuşoğlu: İş adamları şu anki yönetimden korkuyor

N Gazete İmtiyaz Sahibi Nuray Başaran'ın, CHP'li Bülent Kuşoğlu ile yaptığı özel röportajın ikinci bölümü... İşte bomba açıklamalar...

A+A-

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu'nun röportajının ikinci bölümünü de yayınlıyoruz. 

NURAY BAŞARAN - Aslında son dönemde hükümet iki tane yasa çıkardı meclisten. Paranızı getirin,  kaynağını sorgulamayacağım diye.

 

BÜLENT KUŞOĞLU - Nerden buldun demeyelim , nerden olursa olsun para getirin, döviz getirin , servet unsurlarını getirin.  Vergisiz,  sıfır vergi ile kabul edeceğim diye bir yasa. Bu yasayı altıncı defa çıkardı ama bu zamana kadar önemli bir meblağ gelmedi .  Sebep yatırımcı ve  servet sahiplerinin koruyor olmasıdır.  Şu anda size ya da okuyucularınıza bir soru sorayım:

1 milyar dolarınız olsa , Türkiye’de hepsini tutar mısınız? En azından yarısını bir yurt dışına götüreyim bir güvencem olsun? 

Der misiniz, demez misiniz?.

Bence dersiniz.

PARA TÜRKİYE’DE KENDİSİNİ GÜVENDE GÖRMÜYOR

NURAY BAŞARAN -  Neden?

 

BÜLENT KUŞOĞLU: Türkiye’de her an, ‘ bilmem neci olduğunuz ‘ gerekçesiyle servetinize el konulabilir.  Böyle bir durum var , onun için.  Türkiye’de para kendisini güvencede görmüyor.  Maalesef böyle bir durum söz konusu.  Onun için,  yurt dışına daha fazla yatırım yapılıyor.  Onun için servetler yurt dışına kaçırılıyor.  Maalesef durum bu.  Halbuki yurt dışındaki servetleri , Türklere ait servetleri yurt dışından getirebilsek,  IMF ye bile muhtaç olmadan bu ekonomi burhanını aşabiliriz.

NURAY BAŞARAN -  Bu normalleşme,  sizce sadece hukukta ve demokratikleşmede atılacak birkaç adımla mümkün mü? Sizce o birkaç adım nedir ?

BÜLENT KUŞOĞLU - Yok sadece bu hukukla ilgili değil tabi.  Demokratikleşme daha geniş bir kavram .  Onu da kullanmam lazım.  Onun haricinde mesela , ekonomik reformlar var.  Mesela Kamu İhale Reformu.  Kamu ihale Kanunu 190’ın üzerinde değişmiş.  Yani 2002 yılında çıkan bir kanun.  Bu hükümet döneminde,  bu iktidar döneminde 190 küsur kez değiştirilmiş.  Normal bir durum mudur bu?  Değil. 70 maddelik bir yasanın , 190 küsur kez değiştirilmiş olmasına ne diyeceğiz?

ŞU ANDA YAPILAN HAKSIZLIKLAR, YOLSUZLUKLAR, USULSÜZLÜKLER ,ASLINDA KANUNA UYGUN HALE GETİRİLMİŞ VAZİYETTE.

NURAY BAŞARAN - Mesela neleri daha çok değişmiş?  O yasada neler var ki ?

BÜLENT KUŞOĞLU - Varlık Fonu diye bir şey kuruluyor .  Kendisine göre yapı oluşturuluyor.   Ya da yeni yapılar oluşturuyor,  şirketler kuruyor,  hepsini kamu ihale kurumuna,  yani kamu kurumu oluşturuyor ama kamu kurumları kamu ihale kanununa muaf oluyor.  Bunları getiriyor.  Ayrıca bizde 3 türlü kamu ihale kanununda ihale usulü var.  Bunlardan en önemlisi pazarlık usulü;  21B maddesidir.  Çok acil ve ivedi durumlarda,  doğrudan bir yandan da temin yapabiliyor.  Kamu ihaleleri son yıllarda sürekli olarak,  her şeyin acil ivedi olması gerekçesiyle 21b maddesine sokularak,  istediği kişiden yada şirketten mal hizmet temini yoluna gidiyorlar.  Sürekli olarak buna yönelik değişiklikler yapıldı.

Ve şu anda o kadar çok değiştirildi ki geçenlerde bir akademisyen tarafından bir tespit yapıldı:  Artık ihale kanunu ya da kanun boşluklarından istifade edilerek yolsuzluk yapılmıyor doğrudan kanun değiştirilerek,  kanuni bir şekilde yolsuzluk yapılıyor.

Şu anda yapılan haksızlıklar yolsuzluklar usulsüzlükler aslında kanuna uygun hale getirilmiş vaziyette.

NURAY BAŞARAN - Hızlandırma noktasında doğrudan temin yapılıyordu . Ben öyle biliyorum,  bunun felsefesi bu olması lazım.  Bu hızlandırmayı da geçti mi diyorsunuz?

BÜLENT KUŞOĞLU -  Doğrudan temin daha düşük meblağlar için söz konusu ama aslında çok büyük rakamları ve ihaleleri de buna soktular.  Neredeyse o vaziyete gelmiş durumda. Yani 21B ile istediğiniz şekilde mal ve hizmet alımı sözleşmesi yapabiliyorsunuz.

NURAY BAŞARAN -  Bu herhâlde bir tanesi diye düşünüyorum, değil mi?

BÜLENT KUŞOĞLU - Tabii çok önemli bir tanesi ve bu dönemde kara yolları ve ulaştırma ihalelerinin hiçbirisi,  hiç birisi,  önemli meblağların hiçbirisi , başladığı rakamla bitmiyor.

NURAY BAŞARAN - Bu ne demek biraz açabilir miyiz?

BÜLENT KUŞOĞLU - Yani 100 milyonluk bir ihale yapılıyorsa 150, 200, 500 gibi rakamlara bitiyor.

NURAY BAŞARAN -  Bu öngörememekten mi kaynaklanıyor yoksa..?

BÜLENT KUŞOĞLU -  Bu kötü niyetten kaynaklanıyor.  O ihaleye başlayınca,  ilave şeyler de ekleniyor sonradan.  Halbuki onların ayrıca ihale edilmesi gerekir ya da en baştan tüm ihaleye gireceklere söylenmesi gerekir. Böyle anormal şeyler getiriyorlar.

NURAY BAŞARAN -  Diyelim ki CHP iktidar oldu .  Siz de göreve başladınız. Başta iş adamlarına olmak üzere ilk olarak 5 maddede ne çıkmalı?  O dışardaki  200 milyar Dolar Türkiye’ye gelsin.

 

BÜLENT KUŞOĞLU -  Şöyle , sadece kanunları tekrar düzeltmekle olmuyor . Tabii ki işin mevzuat yönü var.  Kamu, mali mevzuat , kamu - mali diye bir yapı söz konusu.  Bu yapı bozulmuş durumda.  Normalde Sayıştay denetimine kadar, meclis denetimine kadar gitmesi gereken,  hesap verilebilir şeffaf bir mekanizma oluşması gerekiyor.  Kamuda bu yok şu anda.  Bir kere bunun tümüyle olması gerekiyor .  İkili bir mimarinin olmaması gerekiyor.  Yani Varlık Fonu’nunda olduğu garip bir kamu mali yapısı ve çift hazine olmaması gerekir…

NURAY BAŞARAN -  Çift hazineden kastınız nedir?

 

BÜLENT KUŞOĞLU -  Yani varlık fonu ayrı bir hazine gibi çalışıyor şu anda.  Ayrı bir fon yada fonlar oluşturabiliyor biliyorsunuz iktidar.  Ve onlar,  hiçbir şekilde ne özel hukuka , ne kamu hukukuna tabii değil.  Yani farklı bir yapı oluşmuş vaziyette. İkinci bir hazine varmış gibi.  İkinci bir yatırımcı kurum varmış gibi.  Devletin dışında,  kinci bir güç oluşmuş vaziyette .  Bütün bunları bir kere yok ederiz .  Şeffaf,  hesap verebilir bir kamu mali yapısı oluştururuz.  Onun haricinde ,  yargı güvencesinin gelmesi lazım.  Yani hiçbir zaman yürütme erkinin , yargıyı etkileyememesi lazım.  Bunun görülmesi , bunun anlaşılması lazım.   Bunlar net olarak görüldüğünde , belli bir zaman,  belli bir süre içerisinde yapı normalleştiğinde,  demokratikleştiğinde,  güçler ayrılığı ilkesinin normal olarak uygulanabilir hale geldiği yapı içerisinde , tabii ki yatırımcı kendi ülkesinde yatırım yapmayı tercih edecektir.

 

TÜRKİYE’NİN 11 MİLYON İŞSİZİ VAR

Türkiye çünkü çok avantajlı bir ülke yatırım açısından.  Ama bugün bu avantajı kullanamıyor maalesef Türkiye. Türkiye , Arap ülkelerine de,  İslam ülkelerine de Asya ülkelerine de , Türk Cumhuriyetlerine de çok rahat yatırım yapabilecek,  mal ihraç edebilecek.  Oralar için üretim yapabilecek bir ülke iken , maalesef bunu yapamıyor.  Avrupa’yla daha iyi rekabet şartlarında ticaret yapması mümkün onu da kullanamıyor.  Türkiye’nin  dolayısıyla ekonomik gelişmesi sağlanamıyor şu anda.  Türkiye’nin 11 milyona yakın işsizi var.  Bu çok anormal bir rakam.  Tarihte böyle bir rakam söz konusu olmadı hiç .  Bunun yarısı kadar bile bir işsizimiz olmadı bizim.  Anormal bir rakam bu.

NURAY BAŞARAN -  Pandemi de bunu etkilemiş, tetiklemiş olabilir mi?

BÜLENT KUŞOĞLU -  Ekonomik yapının çok kötü olduğunu gösteriyor.  Yani yanlış bir ekonomik mimari olduğunu gösteriyor.  Özellikle iş üretmeyen,  istihdam üretmeyen,  bir yapı olduğunu gösteriyor.  Tarımdan başlayarak özellikle yüksek teknoloji gerektiren alanlarla ilgili olarak,  devletin yatırımcı olması gerekiyor.  Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak eğitim, tarım, sağlık ve yüksek teknoloji alanlarında devletin yatırım yapmasını öngörüyoruz.

NURAY BAŞARAN -  Aslında CHP’yi yerel seçimlerde Türk halkı yüzde 60 belediyeyi teslim ederek,  yarı yarıya yönetime ortak etti.  Nasıl buluyorsunuz 11 Büyükşehir Belediye başkanının çalışmalarını ve yüzde 60 yerel yönetimde kendinizi başaralı buluyor musunuz?  Makul bir süre de geçti seçimin üzerinden.

CHP’Lİ BELEDİYELERDEN HALK MEMNUN

 

BÜLENT KUŞOĞLU -  Belediyecilik sadece para demek değil ama para çok önemli. Bu dönem belediyelerin en sıkıntıda olduğu dönem.  Belediyeler istihdam açısından da,  en sorunlu dönemlerini yaşıyorlar.  Yani oradaki kadroları verimli kadrolarla değiştiremiyorsunuz. Yatırım yapmanız,  finans imkanları olmadığı için çok zor.  Tüm bunlara rağmen aşağı yukarı tüm CHP’li belediyeler başaralı oldu diyebiliriz. Gayet iyi gidiyor. Yani halkın bir memnuniyetsizliği söz konusu değil.

 

NURAY BAŞARAN - Sanırım İzmir Belediyesi de İstanbul’dan sonra alacağı kredi için hazine garantisi istedi Sayın Cumhurbaşkanımızdan. Belediyelerin tek başlarına kredibiliteleri var ama borçlanamıyorlar tabi onay almadan.  Orada tıkanma var mı ? Yoksa yavaş yavaş Sayın Cumhurbaşkanıyla diyalog kurarak bu çözülebiliyor mu?

 

BÜLENT KUŞOĞLU -  Yani her dönemde hazine garantisi mali idareler için söz konusu oldu.  En az hazine garantisinin olduğu dönem bu dönem aslında.  Ama yine de çok fizıbıl projelerle ilgili olarak özel gidip Ekrem Bey’in , Vahap Bey’in veya Tunç Bey’in görüşmeleriyle , Mansur Bey’in görüşmeleriyle bazı konular aşılmaya çalışılıyor. Çözülenler var , çözülme yolunda olanlar var.

 

NURAY BAŞARAN -  Ak Parti’de yerel yönetimlerde gösterdiği başarıyla kendini iktidara taşımıştı. Özellikle Tayyip Bey özelinden bakarsak, İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki başarısı onu iktidara taşıdı.

CHP’Lİ BELEDİYELER BAŞARISIZ OLSUN DİYE GAYRET VAR

BÜLENT KUŞOĞLU -  Ama hiçbir zaman Tayyip Bey’in belediyesi veya o dönemdeki Refah Parti belediyeleri üvey evlat muamelesine tabii tutulmadı . Desteklendi.  Şu anda CHP’li belediyeler başarısız olunsun diye gayret  gösteriliyor ve kamu desteği yok.

 

NURAY BAŞARAN -  Tayyip Bey ‘CE-HA-PE Belediyeciliği’ diyor.

 

YARIN: CHP ATATÜRK ÇİZGİSİNDEN UZAKLAŞIYOR MU? TERÖR VE SİYASET AYRIMI NASIL OLMALI?

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.