Cüneyt Şaşmaz

Cüneyt Şaşmaz

Yazar

BOP YOLU CİNAYETLERİ?!

A+A-
İçinden geçmekte olduğumuz süreç "hayal politik" değil, her yanı "real politik"!

Başka milletlere sevdalananlardan ve/veya manda'cılardan değiliz.
Medeniyet raks'ı çerçevesi'nde 'Tango'cuyuz!

Tarih'te yaşayan Atatürk'lerin emanet'ine sahip çıkan Milyon'lardan 1'isiyiz.

Demem şu ki:

Devletlerin dostu yoktur, yüksek çıkarları vardır!
Nüans?!
Kafa'yı duvara vurmadan, iktidarı, muhalefeti ile kimsenin ayıkmaya da niyet'i yok!?
Nitekim...
"Post Modern 4'üncü Dünya Savaşı"nın gözde enstrümanının adı; "internet"!
2006’nın sonu itibariyle Pentagon, kürede "BİP""BOP"latan "internet"i gözetim altına almaya çalışıyordu.
Bu anlamda 2'nci Dünya Savaşı’nın gözde "aygıt"ının adı "Enigma"ydı?!
"Enigma", Latince’de "gizem", İngilizce’de "Bilmece, gizem, esrar, muamma, anlaşılmaz kimse" anlamında kullanılan bir kelime.
Yani?!
Enigma, aynı zamanda, Nazi Orduları’na karşı savaşan "Müttefikler"in en çok ele geçirmek istedikleri cihazın adıydı.
Bu gizemli cihaz, 2'nci Dünya Savaşı’nın en komplike aygıtı olarak kabul edilse de, günümüz şartları içinde söyleyecek olursak, daktiloya benzeyen bir şifre yazma ve çözme makinesinden başka bir şey değildi.
Gizli askeri yazışmalar önce bu makinede şifreleniyor, daha sonra yine bu makine aracılığı ile alıcı tarafından mesaj çözülüyordu.
İngiliz özel timleri "Enigma"ya, Nazi işgali altındaki Çekoslovakya’da yaptıkları bir baskın operasyonu sonrasında sahip olabildiler.
Savaşı da "Enigma"nın gizemine tamamıyla vakıf olduktan sonra kazanabildiler.
Hal böyleyken...
"Post Modern 4'üncü Dünya Savaşı"nın gözde aleti "internet"in yardımı ve de 2'nci Dünya Savaşı’nın gizemli aleti "Enigma"nın aracılığı ile "BOP operasyonu" sırasında işlenen cinayetlerin şifrelerini çözmeye çalışacak olursak, karşımıza şöylesi bir tablo çıkıyor:
- Tarih: 31 Ocak 1990
Prof Dr Muammer Aksoy, radikal laik-radikal dinci gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 7 Mart 1990
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, I. Körfez Harekatı öncesi izlediği yayın politikasına binaen öldürüldü.
- Tarih: 2 Ağustos 1990
Irak, Kuveyt’i işgal etti.
BOP operasyonu fiilen başlamış oldu.

- Tarih: 4 Eylül 1990
2000'e Doğru Dergisi Yazarı Turan Dursun, radikal laik-radikal dinci gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 6 Ekim 1990
Prof. Dr. Bahriye Üçok, radikal laik-radikal dinci gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 20 Eylül 1992
Özgür Gündem Gazetesi Yazarı Musa Anter, radikal Türk-radikal Kürt gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 24 Ocak 1993
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Uğur Mumcu, radikal laik-radikal dinci gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 9 Ocak 1996
Sabancı Holding Otomotiv ve Plastik Grubu Başkanı Özdemir Sabancı, radikal Türk-radikal Kürt gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 8 Temmuz 1996
Yeni Düzen Gazetesi Yazarı Kutlu Adalı"Ankara"-"Non-Ankara" gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 21 Ekim 1999
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Taner Kışlalı, radikal laik-radikal dinci gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.
- Tarih: 24 Ocak 2001
Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan, Kürtlerin gönlünü fethetmiş bir bürokrattı.
Bundan rahatsız olan BOP’çular tarafından radikal Türk-radikal Kürt gerilimini tırmandırmak için öldürüldü.

- Tarih: 25 Ağustos 2001
Alarko Grubu Eş Başkanı Üzeyir Garih, BOP operasyonu öncesinde, dinci partilerin iktidara gelmesine karşı çıktığı için öldürüldü.
- Tarih: 11 Eylül 2001
ABD’deki İkiz Kuleler ve Pentagon’a terör saldırısı yapıldı!
BOP operasyonu başladı!

Bush, "Haçlı Saldırıları"nı başlattı.
- Tarih: 18 Aralık 2002
Araştırmacı Yazar Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, MİT Müsteşarı olmayı hedefliyordu, BOP’a karşıydı, öldürüldü.
- Tarih: 6 Temmuz 2005
Şiddet karşıtı Kürt politikacı Hikmet Fidan, fikirlerinden rahatsız olunduğu için, Türkiye’ye karşı PKK’yı taşeron olarak kullanan güçler tarafından öldürüldü.
- Tarih: 7 Şubat 2006
"Tayyip Bey’in 1 milyar doları var" diye açıklama yapan Rahmi Koç’un oğulları, geçirdikleri trafik kazası (!) sonrası, İtalya’da ölümden döndüler.
- Tarih: 17 Mayıs 2006
Açıkladıkları "türban kararları" nedeniyle, tetikçi avukat Alparslan Arslan tarafından, Danıştay Üyeleri’ne gözdağı vermek amacıyla silahlı saldırıda bulunuldu.
Bu saldırı sırasında Danıştay 2’nci Daire Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin öldürüldü.

- Tarih: 19 Ocak 2007
Ermeni kökenli Türk gazeteci Hrant Dink, Diaspora’nın BOP’çular tarafından kullanılmasına karşı çıktığı, Osmanlı döneminde olduğu gibi yeniden "millet-i sadıka" olmak istediği için "Büyük Ermeni Projesi"ni hayata geçirmek isteyenler tarafından öldürüldü.
- Tarih: 26 Ocak 2021.
Soru:
Şimdi sırada kim ya da kimler var?!
"Enigma"dan süzülen bu "mesaj cinayetler" bağlamında şu tespitler yapılabilir:
1- Bu cinayetlerin hepsi de kaosa hizmet etmek için yapılmış "provokatif suikastler"dir.
Yani?!
Hiçbiri örgüt işi değildir. 
Hepsi de gizli servislerin Türkiye’deki uzantıları üzerinden, "taşeron"lar aracılığı ile işlenmiş cinayetlerdir.
2- Bu cinayetlerin hepsinin de ortak noktasında "BOP" yani "Büyük Ortadoğu Projesi" vardır.
Bu süreçte suikaste uğrayan isimlerin hiçbiri, rastgele seçilmiş isimler değillerdir.
Hepsi de kendi alanlarında öncü, içinde bulundukları cemaat ya da topluluğa sağduyu telkininde bulunan fikir ya da eylem adamıdırlar.
Yani?!
Birinci Körfez Harekatı’ndan sonra dünyada ivme kazanan "radikal" dinci ya da milliyetçi akımlara karşı duran isimlerdir!
3- Suikaste uğrayanlardan Üzeyir Garih, MHP’ye yakın bir isimdir.
Dinci bir Parti’nin iktidara gelmesi halinde, Türkiye’de radikal milliyetçi oyların tavan yapacağına, bundan da en çok İstanbul’da ikamet eden Yahudiler’in yani kendilerinin zarar göreceğine inanıyordu.
Bu düşüncesini öldürülmeden önce ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında Yahudi "Think Tank"lerde de anlattı.
Fakat "BİP operasyonu"nu hayata geçirmek isteyen güçler nezdinde, bu düşüncesi tasvip görmedi.
Ama Garih buna rağmen BOP’a, BİP’e şiddetle karşı çıktı.
Bu ısrarlı söylemine karşılık, ölümle cezalandırıldı.
4- Hikmet Fidan, bir Kürt politikacıydı.
Ömrünün üçte birini hapiste geçirmişti.
Hayatın değerini bilen bir isimdi.
Silahı çözüm olarak görmüyordu.
PKK’yı, Türk Milleti’ne karşı "taşeron" saldırı unsuru olarak kullanmak isteyen güçler (BOP) tarafından, düşünceleri nedeniyle öldürüldü.
Gaffar Okan da Türk Devleti’nin şefkatli yüzünü bölgede Kürtler’e gösterdiği için katledildi.
5- Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Turan Dursun ve Muammer Aksoy cinayetlerinin perde arkasında; "BOP İslamı" yaratma düşüncesi yatıyordu.
Kaldı ki BOP operasyonu boyunca ABD’nin "Ilımlı İslam" projesi adı altında içimizde yeşerttiği din adamlarının kime, hangi güçlere hizmet ettikleri de ortada!
Müslümanların Irak’ta, Filistin’de katledildikleri, Hz Muhammed’e, İslam’a küfredildiği bir ortamda iktidarda Fetullah Gülen ve onunla ittifak yapanlar vardı.
Her nedense artık Türkiye’de, AKP iktidarında "Cuma Namazları" çıkışında İsrail’i, ABD’yi kınayan hiçbir gösteri yapılmıyor?!
"Neden" diye hiç düşündünüz mü?!
Çünkü, öldürülen bu değerli vatanperver isimlerin hepsi de, Gülen gibi bir siyasal İslamcı "BOP Eş Başkanı" olup, Türkiye’yi "Küresel/Siyonist güçler"in hizmetine sokup, Türkiye’yi rahatça kullandırsın diye "BOP operasyonu" bağlamında öldürüldüler.
6- Bu suikastlerin hemen ardından, BOP Eş Başkanı Gülen örneğinde olduğu gibi kulaklara "derin devlet" diye bir isim fısıldandı.
Israrla, TSK töhmet altında bırakılmak istendi.
İşlenen cinayetlerin perde arkasındaki görünmeyen "gizli el" olarak hep aynı adres, yani Türk Ordusu işaret edildi.
Neden?!
Çünkü TSK’yı BOP’ta "taşeron ordu" olarak kullanmak isteyen güçler; önce sol aydınlarla Mumcu, Üçok, Dursun, Aksoy vb cinayetler üzerinden TSK’nın arasını açmayı denediler.
Ardından da "İrtica/Türban" sorunu üzerinden 28 Şubat’ta "iliştirilmiş" bir gerilim yaratmayı planlayarak, Türk Milleti ile Türk Ordusu’nun arasına duvar örmek istediler.
Bundan da amaçladıkları, TSK’nın üzerinde büyük bir stres oluşturarak, tamamıyla kendi denetimlerine geçmesiydi.
Fakat bu kirli oyun da, "milli irade" tarafından görülüp bozuldu!
7- BOP sürecinde, "uydu Kürt devleti" düşünde başarısız olan aynı güçler, Hrant Dink "provokatif suikasti" üzerinden BEP’i yani "Büyük Ermenistan Projesi"ni hayata geçirip, Türkiye’deki petrol yataklarının üzerine "uydu bir Ermeni devleti" kurmayı düşlüyorlardı.
Bu amaçla da Hrant Dink’in cenaze töreni üzerinden, Ermeni vatandaşlarımız ile Türk halkını karşı karşıya getirmeye çalıştılar ama yine başarılı olamadılar.
Bunda da gözden kaçırdıkları bir husus vardı!
O da, PKK saldırılarının en yoğun olduğu dönemde dahi, Türk Milleti tarafından bir tek Kürt vatandaşımızın burnunun kanatılmamış, incitilmemiş olduğu gerçeğidir.
Aynı zamanda Asala terör örgütünün saldırılarının en yoğun olduğu dönemde de Ermeniler’e karşı, bu topraklarda herhangi bir hasmane tavır sergilenmemiştir.
Çünkü bizler, onlar Osmanlı’yı parçalayana kadar hep kardeş gibi büyük bir sevgiyle iç içe yaşadık.
Dink cinayeti sonrasında ortaya çıkan bilgi, bulgu ve belgeler; BOP/BİP/BEP Eş Başkanı Gülen’in göstere göstere gelen suikastten, Danıştay saldırısı sırasında da kayda geçtiği üzere, yine haberli olduğunu ortaya koyuyor.
Yani?!
Bu suikastlerin hepsi de 22 devleti kapsayan "Büyük Ortadoğu Projesi"ni hayata geçirmek isteyen güçler tarafından, içimize iliştirilmiş unsurlar üzerinden yapılmıştır.
Hasılı:
Dinozorlar da büyük canlılardı, Osmanlı gibi, çağ'ın ruhu'na hitap edemedikleri için yani değişen doğa koşullarına uyum sağlayamadıkları için yok oldular.
Bu çerçeve'de, Laik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti de sonsuza kadar diri kalacak ise, niyet bu ise, çağ'ın ruhuna hitap eden "stratejik akıl" hayat memat mesele.
Ezcümle:
Tüm BOP’çuların, başta Gülen ve tayfası olmak üzere, tüm yerli ve yabancı Neo Conlar’ın ellerine kan bulaşmıştır.
Cüneyt Şaşmaz
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.