1. HABERLER

  2. BİLİM - TEKNOLOJİ

  3. BİLİM İNSANLARI: ''BU YÜZYILIN SONUNDA KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI OLARAK, YAZLAR DAHA SICAK GEÇECEK''
BİLİM İNSANLARI: ''BU YÜZYILIN SONUNDA KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI OLARAK, YAZLAR DAHA SICAK GEÇECEK''

BİLİM İNSANLARI: ''BU YÜZYILIN SONUNDA KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI OLARAK, YAZLAR DAHA SICAK GEÇECEK''

Bu yüzyılın sonunda küresel ısınmaya bağlı olarak, yazlar daha sıcak geçecek, şiddetli fırtınalar ve rüzgarsız geçen günlerin sayısında artış olacak. Bu durumların kuzey yarım kürede bulunan yerleşim alanlarındaki yaşama olumsuz etkileri olacak.

A+A-

Kış aylarındaki aşırı sıcaklar, yaz aylarındaki aşırı soğuklar, sıcak hava dalgaları, haftalık şiddetli yağışlar, kuraklıklar gibi ‘aşırı hava olayları' küresel ısınmanın sonuçlarından bazılarını oluşturuyor. Örneğin, 2012'de Kırım'da meydana gelen sel ve 2010'da Rusya'da etkili olan yaz sıcağı bu tür olayların en çarpıcı örnekleri olarak kabul ediliyor.

Bu tür hava olaylarının sıklığı, küresel ısınmanın ilerideki etkisiyle daha da artacak ve daha fazla alanı kapsayacak. Batı klimatologları tarafından yapılan hesaplamaların gösterdiğine göre, bu durum ölüm olaylarının birden artmasına neden olacak. Yaz aylarında fazladan artacak her bir derece, ölen insan sayısını yüzde 5 oranında artıracak.

ABD'deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden Charles Gertler ve meslektaşı Paul Gorman, küresel ısınma ve buna bağlı olarak dünyadaki atmosfer, hidrosfer ve toprak arasındaki enerji döngüsündeki değişikliğin, yaz aylarında benzer olayların görülme sıklığını nasıl etkileyeceğiyle ilgili ilk doğru tahmini hazırladı.

Uzmanlar, Lorenz döngüsü olarak bilinen atmosferdeki enerjinin dolaşımı ve potansiyel ısı enerjisinin hava kütlelerinin kinetik enerjisine dönüştürülmesiyle ilgili sürecin nasıl işlediği konusunu inceledi. Bu bağlantı ilk kez ‘kaos teorisi'nin sahibi ve ‘kelebek etkisi' teriminin mucidi ABD'li meteorolog Edward Lorenz tarafından keşfedildi ve matematiksel olarak tanımlandı.

Charles Gertler ve Paul Gorman, iklim değişikliğinin dünya nüfusu ve sanayi potansiyelinin yoğun olduğu ılıman enlemlerde benzer süreçleri nasıl etkilediğini incelemeye karar verdi. Uzmanlar, son 40 yılda orta enlemlerin atmosferinde depolanan ortalama potansiyel enerji seviyesinin, iklim uyduları ve yer izleme istasyonlarından elde edilen verileri kullanarak nasıl değiştiğini analiz etti. Sonuçta, depolanan miktarın hızlı bir şekilde düştüğü ve her on yılda yüzde 1.5 oranında azaldığı ortaya çıktı.

Bilim insanlarının yaptıkları hesaplamalara göre, bu eğilimler devam edecek ve ılıman enlemlerde ani siklon zayıflamasına, güneyden kuzeye ısı transferinde azalmaya, sağanak yağış ve fırtınalarda artışa neden olacak ve ayrıca rüzgarın hiç esmediği sıcak günlerde büyük artış görülecek.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.