Alp Tufan

Alp Tufan

Yazar

Amerika'nın Büyük Senaryosu

A+A-

Bugünlerde geldiğimiz noktada hükümeti hedef alan bir AMERİKA ve BATI ile karşı karşıya olduğumuz düşünülsede,aslında hedef alınan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN üniter bütünlüğü.
Bunun böyle olucağını geçen yazımda söylediğim gibi,1973 yılından beri biliyorduk.
Türkiyenin MİLLİ davası olan KIBRIS meselesi ile daha yolun başında ABD hasmane tutumu 1964 yılında AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ başkanı JONSON’un rahmetli BAŞBAKANIMIZ İSMET İNÖNÜ beye yazdığı mektupla ortaya çıkmıştı.
O tarihten bugüne kadar gelen süreçte ABD ülkemizde şunu yaptı.Ülke içinde ABD sempatizanı ve sevicisi yaratan büyük bir güçlü stratejik konumda bulunacak siyasette,bürokraside ve özel sektörde network yaratıp ve bunla ülkeyi içerden çökerticek bir sistemi TÜRKİYE içinde kurması idi.
Amerika tamda bunu yaptı. Kısa bir örnek vericem ülkemizin bir sayfiye kasabasında tanıştığım KIBRIS TÜRK ALAYINDA görevli barış harekatında çok ciddi savaşmış bir astsubayımızla o günlerin sıcak anılarını konuşurken olay siyasete döndü ve o astsubay bana şunu söyledi ABD bizimle neden savaşsın o bizim müttefikimiz,onların işi hükümet ile,bırak hükümeti indirsinler başımızdan.
Bir muharebe görmüş askerin bile bunu söylemesi beni çok üzdü,bu kadarmı konuyu algılayamıyoruz diye üzüldüm.
Devlet istihbarat hizmetlerinde çalışmış insanlarımız bilir.ABD devletinin kurum içinde en ilgili olduğu masa SOVYET,RUS masasıdır.
Bu masa onlar için ülkemizde olmazsa olmazdır,onun için bu masada çalışan personelle çok samimi ilişkiler kurulur ve ABD’nin en çok bilgi alışverişi yaptığı masadır.
Onun içinde bu masadakiler ABD devletinin ülke içinde kimi desteklediği kimi iktidar yapacağını çok iyi bilirler.
2011 yada 2012 yıllarıydı birgün ülke tv’de sayın TURGAY GÜLER’in konuğu tarih profösörü sayın Mehmet Çelik,gazeteci geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Ahmet Kekeç bey vardı programın bir yerinde şöyle dedi sayın TURGAY GÜLER hiç unutmayacağım bunu yıllar evvel bir AMERİKALI’dan duymuştum,çok gülmüştüm.
Amerikanın burdaki sıkıntısı bilgi almak için üst ve orta düzeydeki yetkililerle değil,onlardan istediği bilgiyi hemen alıyor.
Sıkıntı alttaki yetkililer,onlar sahadan aldıkları bilgiyi üst yetkililer hemen ABD yetkililerine verdikleri için önemli kozmik bilgileri saklıyorlar.
1998 yılında sayın ŞENKAL ATASAGUN mit müsteşar yeni atandığında ilk istanbul bölge başkanlığı ziyaretinde SOVYET RUS masasına gelip çalışan arkadaşlarla sohbet ediyor,arkadaşlara ilk göz ağrım bu masadır,meslek hayatımın en güzel dönemini bu masada yaşadım diye arkadaşlarla sohbet ediyor.
Artık bugüne geldiğimizde içimizde dört buçuk milyon suriyeli,kapımızda yüz bin kişilik YPG KÜRT ordusu komuta kontrolü ABD ordusunda olan,yunanistanın çeşitli askeri bölgelerinde üstlenmiş,sınırımızda ALEXSANDRAPOLİS(dedeağaç) şehrinde yığınak yapmış bir ABD devleti var son yirmi dört saatte casusluktan TÜRK konsolosu tutuklayan yunanistan devleti var.
Amerika bizi bu noktaya içimizde yarattığı ihanet canavarı ile bu duruma getirdi.
Özellikle 2005 yılında suriye’de savaş çıkartma startını veren ABD,ülkemizdeki BARONLARI ile konuyu dizay etti 2011 yılında suriyede savaş çıktıktan sonra istenilen nihayi hedef türkiyenin sınırlarının zayıflatılması sınır bölgelerinin yumuşatılması ve oluşturulan kürt ordusunun sınırada muharebeye hazır tutulması.
Ayrıca istenilen bir hadisede,büyük suriyeli göçü ile muharebe esnasında ülkeyi içten vurmanın önünü açmak.
Bugünlerde gazeteci sayın FATİH ALTAYLI beyefendiyi fikirlerinden dolayı tehdit eden FATİH kadınlar pazarından bazı suriyeli mülteci dernekleri göz önüne alırsak geldiğimiz nokta daha iyi anlaşılır.
Sayın ALTAYLI’ya tavsiyem bazı devlet büyüklerimizin maddi ve manevi çıkarlar için vatan evlatlarını harcaması, işte ülkede durumu bu noktaya getiriyor.
2006 yıllarında fatihte bu noktaları hep SAĞIR ODA dizisi göstermişti,yabancı batılı ve siyonist istihbarat örgütlerinin nasıl el kaide,hizubullah gibi terörist örgütlerin kılığında yaşadıklarını.
Sağır Oda dizisinde geçen GALİP başkanda ,sayın ATASAGUN ile aynı masada gençliklerinde beraber çalışmışlardır.
Gelelim son yıllarda ABD bizim hava savunmamızı güçlendirmemiz için aldığımız S-400 RUS teknolojisi ile üretilen yüksek irtifa füze sistemlerimize devamlı karşı çıkmasına.
S-200,S-300,S-400 ve yeni geliştirilen S-500 füze sistemleri SOVYET teknolojisinin RUSYA FEDERASYONU ile devam eden yüksek seviyeli hava savunma füze sistemleridir.
Bunlara ek yeni NATO kodu SA-3 GAO olan S-125 orta menzilli füze sistemleri ukrayna devletinden tedarik edilerek bizim yeni geliştirdiğimiz MİLLİ HİSAR sistemleri ile yeni bir hava savunma konsepti oluşturulacak kademeli olarak.
Ama RUSYA federasyonu ile yine hızlı alımlar veya ortak üretim çalışmaları ile S-400,S-500 hava savunma füzelerini tedarik etmeliyiz.
Bunun sebebi ne olabilir? ABD ve müttefiklerinin yapacağı bir saldırının en büyük unsuru havadan uçaklar ve balistik füzeler ve seyir füzeleri ile saldırı.
ABD bu üstünlüğü olan saldırı gücü ile ilk anda hedef ülkeyi her türlü yok ediyor.
Bunun için S sistemi SOVYET RUS füzeleri çok gelişmiş kendini kanıtlamış hava savunma sistemleri.
1994 yılında bir önemli RUS yetkili bizim radarlarımız F-117 veB-2 hayalet uçaklarını yakalıyor dediğinde bende bunu HAVACI arkadaşlara anlattığımda bana gülmüşlerdi.
1999 yılında yugoslavya iç savaşında ABD hava kuvvetlerinin F-117 savaş uçağını SIRPLAR SA-2 hava savunma füzesi ile düşürdüler üstündede bir çok resim vererek poz verdiler.
SA-2 gudeline NATO kodlu SA-75 divina füzesinin üretim tarihinin 1957 olduğunu düşünürsek SOVYET,RUS füzelerinin gücünü daha iyi anlarsınız.
Geçtiğimiz günlerde RUSYA DEVLET BAŞKANI VİLADİMİR V.PUTİN beyefendinin yıl sonu geleneksel basına verdiği röpörtajda sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beye verdiği destek ve güven açıklamaları ayını zamanda hep zor günlerimizde bize destek olan RUSYA FEDERASYONUNUN ,TÜRKİYE CUMHURİYETİNE verdiği destektir.
1975 yılındaki ABD ambargo döneminide biz iyi biliriz,dostlarımızıda biliriz.
İyi bir hafta sonu dilerim,
ALP TUFAN.


19.12.2020


AMERİKANIN BÜYÜK SENARYOSU.
Bugünlerde geldiğimiz noktada hükümeti hedef alan bir AMERİKA ve BATI ile karşı karşıya olduğumuz düşünülsede,aslında hedef alınan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN üniter bütünlüğü.
Bunun böyle olucağını geçen yazımda söylediğim gibi,1973 yılından beri biliyorduk.
Türkiyenin MİLLİ davası olan KIBRIS meselesi ile daha yolun başında ABD hasmane tutumu 1964 yılında AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ başkanı JONSON’un rahmetli BAŞBAKANIMIZ İSMET İNÖNÜ beye yazdığı mektupla ortaya çıkmıştı.
O tarihten bugüne kadar gelen süreçte ABD ülkemizde şunu yaptı.Ülke içinde ABD sempatizanı ve sevicisi yaratan büyük bir güçlü stratejik konumda bulunacak siyasette,bürokraside ve özel sektörde network yaratıp ve bunla ülkeyi içerden çökerticek bir sistemi TÜRKİYE içinde kurması idi.
Amerika tamda bunu yaptı. Kısa bir örnek vericem ülkemizin bir sayfiye kasabasında tanıştığım KIBRIS TÜRK ALAYINDA görevli barış harekatında çok ciddi savaşmış bir astsubayımızla o günlerin sıcak anılarını konuşurken olay siyasete döndü ve o astsubay bana şunu söyledi ABD bizimle neden savaşsın o bizim müttefikimiz,onların işi hükümet ile,bırak hükümeti indirsinler başımızdan.
Bir muharebe görmüş askerin bile bunu söylemesi beni çok üzdü,bu kadarmı konuyu algılayamıyoruz diye üzüldüm.
Devlet istihbarat hizmetlerinde çalışmış insanlarımız bilir.ABD devletinin kurum içinde en ilgili olduğu masa SOVYET,RUS masasıdır.
Bu masa onlar için ülkemizde olmazsa olmazdır,onun için bu masada çalışan personelle çok samimi ilişkiler kurulur ve ABD’nin en çok bilgi alışverişi yaptığı masadır.
Onun içinde bu masadakiler ABD devletinin ülke içinde kimi desteklediği kimi iktidar yapacağını çok iyi bilirler.
2011 yada 2012 yıllarıydı birgün ülke tv’de sayın TURGAY GÜLER’in konuğu tarih profösörü sayın Mehmet Çelik,gazeteci geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Ahmet Kekeç bey vardı programın bir yerinde şöyle dedi sayın TURGAY GÜLER hiç unutmayacağım bunu yıllar evvel bir AMERİKALI’dan duymuştum,çok gülmüştüm.
Amerikanın burdaki sıkıntısı bilgi almak için üst ve orta düzeydeki yetkililerle değil,onlardan istediği bilgiyi hemen alıyor.
Sıkıntı alttaki yetkililer,onlar sahadan aldıkları bilgiyi üst yetkililer hemen ABD yetkililerine verdikleri için önemli kozmik bilgileri saklıyorlar.
1998 yılında sayın ŞENKAL ATASAGUN mit müsteşar yeni atandığında ilk istanbul bölge başkanlığı ziyaretinde SOVYET RUS masasına gelip çalışan arkadaşlarla sohbet ediyor,arkadaşlara ilk göz ağrım bu masadır,meslek hayatımın en güzel dönemini bu masada yaşadım diye arkadaşlarla sohbet ediyor.
Artık bugüne geldiğimizde içimizde dört buçuk milyon suriyeli,kapımızda yüz bin kişilik YPG KÜRT ordusu komuta kontrolü ABD ordusunda olan,yunanistanın çeşitli askeri bölgelerinde üstlenmiş,sınırımızda ALEXSANDRAPOLİS(dedeağaç) şehrinde yığınak yapmış bir ABD devleti var son yirmi dört saatte casusluktan TÜRK konsolosu tutuklayan yunanistan devleti var.
Amerika bizi bu noktaya içimizde yarattığı ihanet canavarı ile bu duruma getirdi.
Özellikle 2005 yılında suriye’de savaş çıkartma startını veren ABD,ülkemizdeki BARONLARI ile konuyu dizay etti 2011 yılında suriyede savaş çıktıktan sonra istenilen nihayi hedef türkiyenin sınırlarının zayıflatılması sınır bölgelerinin yumuşatılması ve oluşturulan kürt ordusunun sınırada muharebeye hazır tutulması.
Ayrıca istenilen bir hadisede,büyük suriyeli göçü ile muharebe esnasında ülkeyi içten vurmanın önünü açmak.
Bugünlerde gazeteci sayın FATİH ALTAYLI beyefendiyi fikirlerinden dolayı tehdit eden FATİH kadınlar pazarından bazı suriyeli mülteci dernekleri göz önüne alırsak geldiğimiz nokta daha iyi anlaşılır.
Sayın ALTAYLI’ya tavsiyem bazı devlet büyüklerimizin maddi ve manevi çıkarlar için vatan evlatlarını harcaması, işte ülkede durumu bu noktaya getiriyor.
2006 yıllarında fatihte bu noktaları hep SAĞIR ODA dizisi göstermişti,yabancı batılı ve siyonist istihbarat örgütlerinin nasıl el kaide,hizubullah gibi terörist örgütlerin kılığında yaşadıklarını.
Sağır Oda dizisinde geçen GALİP başkanda ,sayın ATASAGUN ile aynı masada gençliklerinde beraber çalışmışlardır.
Gelelim son yıllarda ABD bizim hava savunmamızı güçlendirmemiz için aldığımız S-400 RUS teknolojisi ile üretilen yüksek irtifa füze sistemlerimize devamlı karşı çıkmasına.
S-200,S-300,S-400 ve yeni geliştirilen S-500 füze sistemleri SOVYET teknolojisinin RUSYA FEDERASYONU ile devam eden yüksek seviyeli hava savunma füze sistemleridir.
Bunlara ek yeni NATO kodu SA-3 GAO olan S-125 orta menzilli füze sistemleri ukrayna devletinden tedarik edilerek bizim yeni geliştirdiğimiz MİLLİ HİSAR sistemleri ile yeni bir hava savunma konsepti oluşturulacak kademeli olarak.
Ama RUSYA federasyonu ile yine hızlı alımlar veya ortak üretim çalışmaları ile S-400,S-500 hava savunma füzelerini tedarik etmeliyiz.
Bunun sebebi ne olabilir? ABD ve müttefiklerinin yapacağı bir saldırının en büyük unsuru havadan uçaklar ve balistik füzeler ve seyir füzeleri ile saldırı.
ABD bu üstünlüğü olan saldırı gücü ile ilk anda hedef ülkeyi her türlü yok ediyor.
Bunun için S sistemi SOVYET RUS füzeleri çok gelişmiş kendini kanıtlamış hava savunma sistemleri.
1994 yılında bir önemli RUS yetkili bizim radarlarımız F-117 veB-2 hayalet uçaklarını yakalıyor dediğinde bende bunu HAVACI arkadaşlara anlattığımda bana gülmüşlerdi.
1999 yılında yugoslavya iç savaşında ABD hava kuvvetlerinin F-117 savaş uçağını SIRPLAR SA-2 hava savunma füzesi ile düşürdüler üstündede bir çok resim vererek poz verdiler.
SA-2 gudeline NATO kodlu SA-75 divina füzesinin üretim tarihinin 1957 olduğunu düşünürsek SOVYET,RUS füzelerinin gücünü daha iyi anlarsınız.
Geçtiğimiz günlerde RUSYA DEVLET BAŞKANI VİLADİMİR V.PUTİN beyefendinin yıl sonu geleneksel basına verdiği röpörtajda sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beye verdiği destek ve güven açıklamaları ayını zamanda hep zor günlerimizde bize destek olan RUSYA FEDERASYONUNUN ,TÜRKİYE CUMHURİYETİNE verdiği destektir.
1975 yılındaki ABD ambargo döneminide biz iyi biliriz,dostlarımızıda biliriz.
İyi bir hafta sonu dilerim,
ALP TUFAN.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.