Alp Kırıkkanat yazdı: Rus Donanma Faaliyetlerindeki Artış

Alp Kırıkkanat yazdı: Rus Donanma Faaliyetlerindeki Artış

Alp Kırıkkanat yazdı: Rus Donanma Faaliyetlerindeki Artış

Son birkaç makalemde, ABD’nin Suriye’nin kuzeyindeki politik tavırlarını açıklamaya çalışırken, kendisinin dünyanın diğer bölgelerinde karşı karşıya kaldığı risklerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştim. Çünkü bu risklerin yarattığı durumlar, bulunduğumuz bölgede kimi zaman denge işlevini görebilecek nitelikte gözüküyor. ABD Orta Doğu’da dengeye gelmekten uzak gözükse de Rusya’yla arasındaki rekabet; Orta Doğu’nun dışındaki diğer bölgelerde de sürüyor. Taraflar, dünyanın birçok yerinde nüfuz mücadelesi içerisinde bulunmaktadırlar. Bu kapsamda her iki ülkenin, özellikle donanma güçlerini siyasi ve ekonomik rekabetin anahtarı olarak sahaya sürmek istedikleri görülmektedir. ABD, politikası gereği deniz gücü konsepti dahilinde donanma gücünü her daim bu şekilde kullanmaktaydı. Ancak Rusya, son dönemde bu gücünü bariz bir şekilde açıktan kullanmaya başladı. Tabi ki bu kullanım şekli birçok uzmanın ganbot (gunboat) diplomasisi olarak adlandırdığı mahiyette tezahür etmektedir. Yani, uluslararası uzlaşmazlıkların çözümünde ve/veya karada meydana gelen olayları değiştirebilmek adına, istenen tavır ve tutumların gerçekleşmesine yardımcı olmak için deniz alanlarında donanma gücünün caydırıcılığının kullanılması yolu tercih edilmektedir. Bir bakıma denizde askeri güç gösterisiyle siyasi dengenin sağlanabilmesi hedeflenmektedir.

Bu kapsamda, Rus donanmasının artan faaliyetleri, ABD ve Batı ülkeleri için can sıkıcı bir hale gelmeye başlamıştır. Aslına bakılırsa bu faaliyetler, 2016 yılının sonlarından bu yana bir artış eğilimi göstermekteydi. Bu yılın ekim ayı başında ise artık en üst seviyede bir görüntü aldı ve ABD ve Batı için bir endişe kaynağı haline geldi. Bizler doğal olarak ABD ve Rusya’nın yakın çevremizdeki faaliyetlerine odaklanırken, aslında bu ülkelerin denizlerde büyük çapta köşe kapmaca yaşadıkları bir safhaya kilitlendiklerini göremiyoruz. Peki, neler oluyor?

Rusya, dünyanın birçok değişik yerlerinde donanma tatbikatları icra ediyor. Örneğin, bu yılın nisan-mayıs döneminde Kuzey kıyılarında dikkat çekici yoğunlukta bir tatbikatlar serisi icra etmiştir. Bu tatbikatlarda Kuzey Filosuna bağlı unsurların, Kinzhal ve Kalibr füze denemeleri ile diğer güdümlü mermi test faaliyetleri dikkat çekmiştir. Kalibr seyir füzesinin su altından ilk atış denemeleri yapılmıştır. Ağustos ayında ise bir kısım denizaltı unsurlarınca Barents Denizi'nde, Sineva ve Bulava isimli kıtalararası balistik füzelerin test atışları yapılmıştır. Eylül ayı sonunda Kuzey Filosu tarafından, Baltık Denizi’nde büyük çaplı bir deniz tatbikatı icra edilmiştir. Eş zamanlı olarak, bazı açık kaynaklarda, Pasifik Filosuna bağlı bir kısım unsurların Vladivostok’tan hareketle Asya-Pasifik Bölgesi’ne açık deniz tatbikatı ve liman ziyaretleri kapsamında intikale geçtikleri belirtilmiştir. Diğer yandan yine aynı tarihlerde Rusların, Çin ve İran’la birlikte Umman Körfezi’nde ve Hint Okyanusu kuzeyinde bir tatbikat planladıkları açıklanmıştır. Ekim ayında ise Rusya’nın kuzey kıyılarındaki bir tatbikatta Pasifik filosuna bağlı bir denizaltı tarafından biri başarısızlıkla sonuçlanan iki adet R-29R isimli balistik füze denemesi yapılmıştır. Doğu Akdeniz’de ise Amiral Makarov isimli fırkateyn Kalibr test atışları gerçekleştirmiştir. Ekim ayı sonunda bir Rus denizaltısı Beyaz Deniz’den, 3500 mil ötedeki Kamçatka Yarımadasına Bulava balistik füzesini başarıyla fırlatmıştır. Karadeniz’de ise eş zamanlı sayılabilecek bir periyotta, Karadeniz Filosuna bağlı Kilo sınıfı bir denizaltı tarafından Kalibr füzesi test atışı icra edilmiştir. Elbette bu bilgiler mutlak bir teyit gerektiriyor olsa da resmi bir açıklama olmadığı sürece, netice itibarıyla farklı açık haber kaynaklarını dikkate alarak bir değerlendirme yapmak zorundayız.

Rusların sağlı sollu donanma faaliyetleri sürerken asıl sürpriz bilgi, Norveç İstihbaratından (NIS-Norwegian Intelligence) geldi. Açık kaynaklara göre NIS, ekim ayı sonu itibarıyla 8 adedi nükleer takatli olmak üzere Rus Kuzey Filosuna bağlı tahminen 10 adet Rus denizaltısının seri şekilde harekete geçtiğini bildirdi.

Tahmini 10 adet denizaltı gemisinden 6’sıyla ilgili olarak:

2 adedinin Bear Adası batısında Grönland denizinde, diğer 2 adedinin ise Bear Adası doğusunda Barents Denizinde konuşlandıkları belirtilmektedir. Sierra II sınıfı olduğu belirlenen diğer son ikisinin, Pskov (K336) ve Nizhny Novgorod (K141) isimli denizaltılar olduğu ve Norveç açıklarında konuşlandıkları bildirilmektedir.

Diğer 4 adet denizaltıyla ilgili olarak durum net olmamakla birlikte:

Bir kısım İngiliz kaynakları, bu gemilerin Atlantik Okyanusu’na giriş yapmış olabileceklerini bildiriyorlar. Bu 4 adet denizaltının, GIUK Kanalı (GIUK Gap, Greenland-Iceland-United Kingdom/Grönland, İzlanda ve Birleşik Krallık) olarak tarif edilen ve kanalı oluşturan hatta bulunan ülkelerin adıyla anılan bölgeden geçerek Atlantik Okyanusu’na girmiş olabilecekleri yönünde tahminler yapılıyor. Tabi, tespiti yapılan diğer 6 adet unsurun bu kanaldan geçip daha aşağı bölgelere gitmeyeceğinin de bir garantisi yok.

Şekil-1: GIUK Kanalı, Grönland, İzlanda ve Birleşik Krallık hattını gösteren harita

Kaynak: Google Görsel

NIS’a göre bu 10 adet denizaltı, 2 ay kadar sürecek bir tatbikat kapsamında denize açılmışlardır. Norveç açık kaynakları Rusların bu hareketleriyle, ABD’nin doğu sahillerini baskı altında tutmak, Batının kendilerini tespit kabiliyetini ölçmek ve öz güvenlerini göstermek amacını taşıdıklarını iddia ediyorlar. Diğer bazı kaynaklar, Rus gemilerinin NATO’nun tespiti olmaksızın Atlantik’e giriş denemeleri yaptıklarını ifade etmektedirler.

İngiliz açık kaynakları, Rusların bu büyük çaplı denizaltı hareketliliğini ABD’ye, Batı’ya ve NATO’ya kafa tutma olarak yorumlamakla birlikte, bazı kaynaklar işi, yeni yapılan ve kabul-teslim/eğitim süreci devam eden uçak gemisi HMS Queen Elizabeth’in (R08) hedef alındığına kadar götürmektedirler. Rus gemilerinin bu uçak gemisiyle ne kadar ilgileneceği bilinmez ama HMS Queen Elizabeth (R08) ve kendisine bağlı harekât yapacak refakat gücünün 2021’den önce hazır olması da mümkün gözükmemektedir. Bu kapsamda İngiliz Donanması halen hazır durumda değildir.

ABD açık kaynaklarında ise, bir şaşkınlık gözlenmektedir. Kimi uzmanlar, Rusların yeni denizaltı doktrininin anlaşılmasını ve eski soğuk savaş taktiklerine hemen geri dönülmemesi gerektiğini vurgulamaktadırlar. Ancak bu şekildeki tertiplenmelerde, Kuzey ve merkezi Avrupa’nın büyük tehdit altında olduğu da ifade edilmektedir. Bu nedenle olsa gerek, Rus denizaltılarının yeniden mercek altına alınmaya başlandığı görülüyor.

NATO kaynaklarından ise bu konuya ait şimdilik açık bir bilgi geçmemektedir. Birçok parametrenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gereken böyle bir konuya ihtiyatlı yaklaşıyor olabilirler.

sadasd.JPG

Harita-1: Rus Denizaltılarının tahmini yerlerini gösteren harita

Kaynak: https://www.dailymail.co.uk/news/article-7634271/Russian-nuclear-submarines-secret-mission-North-Atlantic-prove-Moscow-strike-US.html

Diğer yandan, GIUK Kanalı konusunun geçmiş yıllarda özellikle 2016-2018 döneminde Batı basınında gündeme geldiğini hatırlamakta fayda var. O dönem özellikle, bu kanalı aşarak güneye inen Rus denizaltılarının Atlantik’teki su altı internet kablolarına ne tür zararlar vereceği yönünde tartışmalar yaşanmıştır. Bu yılın başlarında, normalin üzerinde artış istidadı gösteren Rus Donanma unsurlarının faaliyetleri kapsamında; özellikle Rus denizaltılarının GIUK Kanalını kullanmalarına dair bazı NATO bildirimleri de açık kaynaklara yansımıştır. Örneğin, NATO Savunma ve Güvenlik Komitesi’ne bağlı Transatlantik Savunma ve Güvenlik İş Birliği Alt-Komitesi’nin 23 Nisan 2019 tarihli ve 077 DSCTC 19 E sayılı ‘‘Kuzey Atlantik’te Gelişen Güvenlik’’ başlıklı açık kaynaklara yansıyan raporunda; GIUK Kanalının devam eden önemi vurgulanarak, soğuk savaş yıllarında keşif, gözetleme ve istihbarat temin eden karada ve su altında bulunan tespit sistemlerinin birçoğunun, son 20 yılda müttefik ülkelerce geri çekildiği ya da hizmet dışına çıkarıldığı belirtilmektedir. Sistemsizliğin oluşturduğu açık, Norveç kıyılarına kadar uzanınca, GIUK olarak adlandırılan kanal; Norveç’i de kapsayacak şekilde GIUK-N olarak tanımlanmaya başlanmıştır. Bu kapsamda Norveç İstihbaratının, bu meseleyi ilk elden ele alıp konuyu açık gündeme taşıması, belki de Batı kamuoyunun dikkatini çekmek istemesinden kaynaklanabilir.

Burada ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum. İngilizce tanımında geçen ‘‘Gap’’ kelimesinin, bu sistemsel açık nedeniyle kullanılmış olabileceğini düşünüyorum. O nedenledir ki geçişlerin yapıldığı hattı tanımlayabilmek için ‘‘Kanal’’ kelimesinin daha uygun olabileceğini değerlendirdim.

Diğer yandan bu ani denizaltı geçişlerinin, Rusların bir karşı aldatmacası olabileceği de dikkate alınmalıdır. Geçide doğru gidiliyormuş gibi bir mizansen yaratılıp, aslında karşı tarafın reaksiyon ölçümlerine dayalı bir istihbarat isteğinin karşılanması da amaç edinilmiş olabilir.

Bütün bu gelişmeler bir anda ortaya çıkmış değildir. 2016 yılının sonlarında Kuzey Filosuna bağlı Amiral Kuznetsov (063) uçak gemisinin ve beraberindeki su üstü gemilerinin, Suriye açıklarında icra ettiği harekatla birlikte yeni bir sürecin başladığı görülmekteydi. Suriye’deki terör hedeflerine yönelik olarak, ilk defa bir hava harekâtı kapsamında kullanılan Kuznetsov’un Murmansk’a dönüşü sonrasında, Rus Savunma Bakanlığı Suriye açıklarındaki deniz harekâtını masaya yatırmıştı. Bakanlık, geçmiş dönemlerden bu yana kullanımda olan çok maksatlı fırkateynlerin yeni silah sistemleri ile donatılmasının donanma harp gücünü yüzde 30 oranında arttırdığını, 2016-2020 Kuzey Filosu Faaliyet Planı çerçevesinde filodaki personel istihdamının yüzde 95’lere ulaştığını ve Amiral Kuznetzov uçak gemisinin Suriye kıyılarında hava harekât yeteneklerini kazandığını açıklamıştır. Bununla birlikte, Kuzey Kutbu’ndaki üs bölgelerinde su üstü ve su altı unsurlarının daimî konuşlanacak şekilde hazırlıklarının devam ettiği vurgulanmıştır. Bu konunun detaylarını, Ekim 2017’de bir dergide yayımladığım ve sonrasında da kendi internet sitemde sunduğum ‘‘Rus Donanması’’ başlıklı yazımda (*) bulabilirsiniz.

O tarihlerde Rus tersanelerinin durumu ve bir kısım işletim hatalarının, onun konvansiyonel ve nükleer gücünü kullanmasına mâni bir durum yaratmadığını ifade etmiştim. Son 2 yılda görülen yoğun donanma faaliyetleri dikkate alındığında; 2016-2020 Kuzey Filosu Faaliyet Planı kapsamında özellikle Kuzey Kutbu’ndaki üs bölgelerinde su üstü ve su altı unsurlarının daimî olarak konuşlanmasına yönelik uygulamaların birçoğunun nihayete erişmiş olduğu gözükmektedir. Daimî konuşlanma, tip ya da görev organizasyonu açısından harekât, personel, eğitim, materyal, lojistik ve bakım-onarım gibi hayati hususların bir sistem dahilinde organizasyonunu gerektirir. Nitekim Rusya’nın kuzey kıyılarında bulunan, Murmansk, Franz Josef Land, Novaya Zemlya, Severnaya Zemlya ve Yeni Sibirya adaları ile daha doğuda bulunan Wrangel adasına yönelik Rus askeri konuşlanması ve buradaki lojistik faaliyetlerin ayrıntılarını da bu yılın eylül ayında NGazete’de ve kendi internet sitemde yayımlanan ‘‘Rusya’nın Arktik Faaliyetleri ve Yansımaları’’ başlıklı makalemde (**) bulabilirsiniz.

          

            Harita-2:  Kuzey Kutbu Rusya Kıyıları

Kaynak: Google Görsel

Netice itibarıyla, soğuk savaştan bu yana ilk defa bu denli yoğunlukta görülen Rus Donanma faaliyetlerini, bir bütün olarak ele aldığımızda; Rus unsurlarıyla ilgili olarak geçen yıla kadar Batı’da yapılan değerlendirmelerde, ki bir kısmı doğru olsa da bu unsurların harekata hazırlık seviyelerinin tespiti konusunda eksik kalındığı anlaşılmaktadır. Örneğin, Akula, Sierra II, Victor III ve Oscar sınıfı gibi saldırı denizaltılarından oluşan toplam 62 adet Rus denizaltısının materyal ömürlerinin sonuna gelindiği ve Rus tersanelerinin durumu, kalifiye iş gücü, tedarik zinciri ve bütçe sorunlarının yeni gemi programlarını etkilediği düşünülüyordu. Hatta bazı Kilo sınıflarının, bütçe sorununu çözmek üzere satıldığı belirtiliyordu. Ancak şimdi, eğer doğruysa, bunlardan tahmini 10 adedinin bir anda harekete geçip; Grönland’in kuzeyinden, muhtemelen ABD’nin Florida açıklarına kadar olan sahalarda konuşlanarak tertiplenebilme ihtimalinin olduğu anlaşılmaktadır. Üstelik 4 adedinin Atlantik’te nerede olduğu şimdilik bilinmemektedir. Diğer yandan, kuzeydeki bulundukları bölge konusunda tahmin yapılan 6 adet denizaltıdan sadece 2’sinin ismen teşhisi yapıldığına göre, diğerlerinin kimlikleri konusunda da kesin bir bilginin bulunmadığı anlaşılıyor. Bütün bunlar, özellikle son 7 aydır Kuzey Kutbu, Baltık ve Pasifik bölgesindeki yoğun olarak icra edilen deniz tatbikatları ve balistik füze denemeleri sonrasında oluyor. Kuzey ve Pasifik Filolarının son yıllardaki faaliyet yoğunluğunun yanı sıra, Rus Karadeniz Filosunun da Suriye’deki Rus askeri varlığına platform ve lojistik desteği olarak süren katkısının hız kesmeden devam ettiğini unutmayalım. Diğer yandan Yasen ve Borei sınıfı denizaltıların geliştirilmesi çabaları devam ederken, Buyan-M sınıfı gibi yeni korvetlerin ve Kinzhal tipi yeni süpersonik füzelerin denemeleri de devam etmektedir.

Sonuç olarak, özellikle 2016-2018 yılları arasındaki açık kaynaklardan takip edilen gelişmelerde; geleceğe yönelik önemli ip uçlarının görülebileceğini düşünüyorum. Batılı kaynakların Rus donanma faaliyetlerine olan şaşkınlığı, tüm olumsuz değerlendirmelere rağmen, tatbikatlardaki yoğunluk ve sonrasındaki sinirleri geren son denizaltı hareketleriyle ilgilidir. Ruslar, bu tür denizaltı uygulamalarını geçmişte de birçok kez denemişlerdir. Ancak bu son örnekte, farklı yerlerdeki birçok büyük tatbikatın ve füze denemelerinin ardından, tahmini 10 adet denizaltının tatbikat amacıyla da olsa kuzeyden bir anda harekete geçmeleri; özellikle son 7 aydır yoğunluğu artan gambot diplomasisinin en son halkasını oluşturan farklı bir durum yaratmıştır. Batı ülkeleri bu durumu, kendilerine açıktan bir meydan okumak olarak görmektedirler. Son kertede Ruslar, artan askeri varlıklarını Kuzey Kutbu, Pasifik ve Orta Doğu’dan sonra bu defa Batı’nın Atlantik Okyanusu’ndaki kıyılarına yakın yerlerde sessiz ve görünmeyecek bir şekilde hissettirmeye başlamışlardır. O takdirde, Kuzey Filosu Faaliyet Planının, varsa, 2020 yılı sonrası versiyonu çok daha dikkatli takip edilip değerlendirilmek zorundadır. Belli ki Rusların bu gayretleri, önümüzdeki dönemde Batı’yı daha fazla sıkıntıya sokabilecek bir nitelik ve bir kısım sonuçlar yaratabilir.

Bir karşı aldatma yok ise Ruslar, denizaltı harbi eğitimlerinde yeni bir taarruzi yaklaşımı deniyor olabilirler. İngiliz donanmasının birçok yönden hazır olmaması, Atlantik bölgesinde ABD donanmasının üzerine bir iş yükü bindirecektir. Ancak, hala yerleri tespit edilememiş 4 adet Rus denizaltısının tespiti ve diğer 6’sının izlenmesi; özellikle ABD donanması açısından bir prestij sorunu haline gelecektir. Diğer yandan, Rus denizaltılarının performansları da bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bulundukları tahmini derinlik, sessizlik, elektromanyetik ve akustik yansımaları ile otomasyon güvenirlilikleri gibi hususlarda ne derece etkili oldukları konusunda bir sonuç ortaya çıkabilir. Bu durum Ruslara, gemilerini fantezi filolar olarak gösteren bir kısım iddialı Batılı yorumlara da cevap verme fırsatını sunmaktadır.

Modernize ve yeni inşa faaliyetlerine rağmen Rus gemilerinin materyal yönünden birçok eksik tarafı belirtilse de bütün bunlara karşılık, ABD donanmasının da çok iyi durumda olduğu söylenemez. 6 adet uçak gemisi, uzun süreli onarım ve eğitim gibi nedenlerden dolayı görev haricindedirler. Zumwalt sınıfı gemilerin tesliminde gecikmeler yaşanmaktadır. Mali durum nedeniyle, 355 adet gemi hedeflerine ulaşabilecek durumda gözükmemektedirler. Hurdaya ayrılma zamanı gelmiş bir kısım gemiler birçok bölgedeki harekât baskısı nedeniyle, görev dışına ayrılamamaktadırlar. Rusya ve Çin’le olan rekabet ABD donanmasını yormaktadır.

Rusların farklı bölgelerde yarattığı bütün bu riskler yakın coğrafyamızı ne yönde etkileyebilir? ABD, dünyanın diğer bölgeleriyle birlikte, Orta Doğu’da da dengeli adımlar atmak zorunluluğunu hissedebilir. Ancak, ABD’nin dengeleri koruma zorunluluğu, bu bölgede ülkemizin çıkarlarını olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Nitekim, ülkemizin Barış Pınarı Harekâtı öncesinde, harekâtı tasvip etmediğini ancak engel de çıkarmayacağını açıklaması bu kapsamda olumlu olarak değerlendirilse de sonrasında oluşan durum hala puslu bir ortamı yansıtmaktadır. Aynı durum, Rusya’nın bu bölgedeki hareketleri için de geçerlidir. Orta Doğu’da ya da bir başka yerde aralarında bir anlaşma olmadığı sürece, bileşik kaplar teorisinde olduğu gibi; ABD’nin Suriye’de Rusya’yı zorlayabilecek herhangi bir ısrarı, farklı sarnıçlardan birinin taşmasına sebebiyet verebilir. Nitekim Rusya’nın ganbot diplomasisiyle, Atlantik’i potansiyel sarnıçlardan biri haline getirdiğini ve buna benzer değişik alanlardaki nüfuz mücadelelerinde, gerekirse, taşırma yöntemini zorlayabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle, Atlantik’te Rus denizaltıları cirit atarken, her tarafta Rus deniz tatbikatları icra edilirken ve hatta bir kara tatbikatı bahanesiyle Sırbistan’a S-400’ler konuşlandırılırken; görünüşte müttefiki olan ülkemiz aleyhinde ABD Temsilciler Meclisinin aldığı bir dizi kararın, jeopolitik riskler ve gerçekler karşısında kadük kalabileceği ve sonrasında Senatoda onay gördüğü takdirde ise büyük bir stratejik hata olacağı ayan beyan ortadadır.

(*)  https://www.alpkirikkanat.com/makale-detay/4/rus-donanmasi

(**) https://www.ngazete.com/rusyanin-arktik-faaliyetleri-ve-yansimalari-961yy.htm

 

Kaynaklar:

Boniface, Pascal, Prof.Dr., ‘‘Herkes İçin Jeopolitik’’, sayfa 18, Erdem Yayıncılık, İstanbul, 2018, https://erdemyayinlari.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/Jeopolitik-kitab%C4%B1ndan-bir-b%C3%B6l%C3%BCm.pdf (03 Kasım 2019)

Alan Ernek, G.Aygül, Yrd.Doç., ‘‘Propaganda Aracı Olarak Ganbot Diplomasisi’’ isimli makale, sayfa 9, https://www.academia.edu/23225319/PROPAGANDA_ARACI_OLARAK_GANBOT_D%C4%B0PLOMAS%C4%B0 (03 Kasım 2019)

Kırıkkanat, Alp, (E) Dz.Alb., ‘‘Rusya’nın Arktik Faaliyetleri ve Yansımaları’’ isimli makale, https://www.alpkirikkanat.com/makale-detay/51/rusya-nin-arktik-faaliyetleri-ve-yansimalari

(03 Kasım 2019)

https://navalnews.net/russia-to-send-a-fleet-to-asia-pacific/ (03 Kasım 2019)

https://www.7deniz.net/haber-rus-ordusu-baltik-denizi-nde-genis-capli-tatbikat-baslatti-31325.html

(03 Kasım 2019)

https://economictimes.indiatimes.com/news/defence/russian-nuclear-submarine-aborts-ballistic-missile-test/articleshow/71689876.cms?from=mdr (03 Kasım 2019)

https://www.virahaber.com/knyaz-vladimir-denizaltisi-balistik-fuze-atisi-yapti-55209h.htm

(03 Kasım 2109)

https://tr.sputniknews.com/rusya/201910141040389954-rusyanin-amiral-makarov-gemisi-kalibr-fuzeleri-ile-dogu-akdenizde-atis-yapti/ (03 Kasım 2019)

https://www.marinedealnews.com/rus-denizalti-karadenizde-fuze-atisi-yapti/ (03 Kasım 2019)

https://www.thedrive.com/the-war-zone/30728/russia-sends-ten-subs-into-north-atlantic-in-drill-unprecedented-in-size-since-cold-war (03 Kasım 2019)

https://thebarentsobserver.com/en/security/2019/10/russian-northern-fleet-massive-submarine-show

(03 Kasım 2019)

https://www.telegraph.co.uk/news/2019/10/30/russian-submarines-power-north-atlantic-biggest-manoeuvre-since/ (03 Kasım 2019)

https://www.dailymail.co.uk/news/article-7634271/Russian-nuclear-submarines-secret-mission-North-Atlantic-prove-Moscow-strike-US.html (03 Kasım 2019)

https://www.plymouthherald.co.uk/news/local-news/royal-navy-ready-russia-sends-3486506

(03 Kasım 2019)

https://ukdefencejournal.org.uk/first-british-f-35-jets-land-on-hms-queen-elizabeth/ (03 Kasım 2019)

https://nationalinterest.org/blog/buzz/us-navy-beware-russian-submarines-surge-atlantic-92336

(03 Kasım 2019)

https://www.defenseone.com/ideas/2016/03/russian-subs-are-reheating-cold-war-chokepoint/126428/

(03 Kasım 2019)

https://www.nytimes.com/2016/04/21/world/europe/russia-bolsters-submarine-fleet-and-tensions-with-us-rise.html (03 Kasım 2019)

https://amerikabulteni.com/2018/01/06/rusyanin-denizalti-internet-kablolarini-kesmesi-kuresel-interneti-cokertir-mi/ (03 Kasım 2019)

https://www.savetheroyalnavy.org/understanding-and-responding-to-the-russian-naval-threat/

(03 Kasım 2109)

https://www.nato-pa.int/download-file?filename=sites/default/files/2019-04/077%20DSCTC%2019%20E%20-%20NORTH%20ATLANTIC%20SECURITY.pdf (04 Kasım 2019)

https://navalnews.net/russias-new-buyan-m-class-missile-corvette-to-begin-sea-trials/ (04 Kasım 2019)

https://thinktech.stm.com.tr/uploads/raporlar/pdf/2510201894636968_stm_denizaltilar_ve_gelecegin_su_alti_harp_konsepti.pdf (04 Kasım 2019)

https://www.dw.com/tr/rusya-s%C4%B1rbistana-s-400-g%C3%B6nderdi/a-50973904 (04 Kasım 2019)

https://breakingdefense.com/2019/10/all-6-east-coast-carriers-are-at-the-dock-hill-presses-for-oversight/?utm_ (05 Kasım 2019)

https://thediplomat.com/2019/05/us-government-report-outlines-problems-with-navys-zumwalt-class-destroyers/ (05 Kasım 2019)

Kaynak: Rus Donanma Faaliyetlerindeki Artış - Alp Kırıkkanat

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler